Kusursuzluk

Kusursuzluk
Kusursuzluk

Bir iksir olsaydı ve bizi kusursuz gösterecek olsaydı hepimiz isterdik sanırım. İnsanoğlu her zaman hep daha fazlasını istemeye programlı.

Kim istemez ki mükemmel olmayı? Genelde mükemmeliyetçi bir tavır içerisindeyiz. Tabii bunun için de gösterilen çabanın kat be kat fazlasını yapmamız gerekiyor.

Genelde her zaman daha fazlasını yapmak için ya da daha fazlası olsun diye çabalarız.

Mükemmellik kavramı gerçekten var mı yoksa bizim ütopyamız mı? Her ne olursa olsun ne yapılırsa yapılsın ufak da olsa bir hata ya da kusur payı kalır. Kimse dört dörtlük olamaz, diye biliyoruz. Yine de kusursuzluk için çabalamaktan geri durmayız. Mükemmel olmasak da mükemmele yakın olmak için uğraşırız.

Mükemmelliği gören oldu mu bilinmez, dört yapraklı yoncayı göremediğimiz gibi. Yine de bir gün yakalayabiliriz, diye üstün çabalar gösteririz.

Aslında biraz da neyi ne kadar yaptığımızdadır işin sırrı. Bir de üst sınırı bir belirlersek belki de ulaşmışızdır mükemmele.

İyi, daha iyi, daha daha iyi diye uzatmak yerine mükemmel kavramını yerleştirmişizdir kelime haznemize.

Biliriz ki iyinin daha iyisi her zaman olacaktır ve bunun bir sonu olmayacaktır.

Fabrikadan çıkan bir ürün bile tam manasıyla kusursuz olamıyorken bunu kendimizden beklemek de bir yerde hayal dünyasında olmaktan ileri gitmiyor.

Yine de elimizden gelenin en iyisini yapmak gerektiğine inananlardanız. Çünkü başarabileceğimizin en iyisidir bizi mutlu edebilecek olan.

Kusursuz veya mükemmel kelimelerine sığınmadan ya da kendimizi buna şartlamaya gerek olmadan en iyisini yapabiliyor olsak yeterlidir.

Bir yerde size ne kadar kusursuz görünürse görünsün başkaları tarafından aynı şekilde görülmeyecektir. Her zaman bir eksiklik bulunacaktır.

O yüzden de mükemmeliyetçiliği yakalamaya çalışmaktansa kendimize yetecek kadarını veya yapılabileninin en iyisini yapmak yeterli gelecektir.

Herkesin kusursuzluk dozunu kendine göre ayarlaması daha önemlidir. Hiçbir zaman ulaşılamayacak bir derece yerine elimizden gelenin en üst derecesine ulaşmak daha uygun olur.

Bunu yapmadığımız sürece ulaştığımız hiçbir şey bizi mutlu etmeyecektir. Biraz da elimizdekine tamah için kusursuzluktansa en az kusurluya yönelmek daha iyi bir seçenek belki de.

Mavinin Fecri ve Mihrinin Hicranı Yazarı

Yazar ve Şair Betül FIRAT

@paradoks.okur.yazar

Bu nesil bizim isim köşe yazımı okumak için tıklayınız