Bu ailedeki herkes ’yangın savar’

Kocaeli’de yaklaşık 20 yıldır gönüllü itfaiyecilik yapan 63 yaşındaki Mehmet Sadık Kabaca ve ailesinin hikayesi, dinleyenleri hem hüzünlendiriyor hem de gururlandırıyor. Gönüllü itfaiyeciliği, vefat eden oğlundan miras gören Kabaca, küçük iş makineleri sattığı dükkanında her gün itfaiye giysisi, telsizi ve yanı başında bulunan itfaiye aracı ile birçok olaya müdahale ediyor. Kabaca’nın kızı, oğlu, damadı, torunu ve gelini de gönüllü itfaiyecilik yapıyor.

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası Mehmet Sadık Kabaca (63), yaklaşık 20 yıldır gönüllü itfaiyecilik yapıyor. Bu sevda yolculuğuna ilk olarak oğlu Mustafa ile çıkan Kabaca, yıllar içinde birçok olaya müdahale etti. 2013 yılında oğlunu kaybeden Mehmet Sadık Kabaca, çevredekilerin ’Yalnız kaldın, bu işi yürütemezsin. Bırak bu işi, aracı da teslim et’ söylemlerine aldırmadan gönüllü itfaiyeciliği bırakmadı. Oğlunun hatırasını yaşatmak için bu sevdaya daha da ağırlık veren Kabaca, gönüllü itfaiyeciliği, çok sevdiğini oğlundan bir miras olarak gördü. 3 çocuk babası Mehmet Sadık Kabaca, küçük iş makineleri sattığı dükkanında her gün itfaiye giysisi, telsizi ve yanı başında bulunan itfaiye aracı ile birçok yangına, trafik kazasına müdahale ediyor.

İlk müdahale gönüllü ekipten

Kabaca’nın kızı Medine Üstün, damadı Kadri Üstün, torunu Ahmet Hakkı Kara, oğlu Yakup Kabaca, gelini Behice Kabaca da gönüllü itfaiyecilik yapıyor. Bu alanda kendini geliştiren Kadri Üstün ise gönüllü olarak başladığı yolculuğuna, 6 aydır itfaiye eri olarak devam ediyor. İstasyondaki mesaisinin ardından evine dönen Üstün, Merhum Mustafa Kabaca Mollafenari Gönüllü İtfaiye Müfrezesinde de nöbet tutuyor. Öte yandan, aileye yakın dostları İlker Layık ve Kerem Akbay’da yardımcı oluyor. Gönüllü aile, bölgedeki yangın ve trafik kazası gibi olaylarda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kendisine tahsis edilen itfaiye aracıyla ilk müdahalede bulunuyor.

“7 yıldır gönüllü itfaiyeciyim”

6 aydır itfaiye eri olarak görev yaptığını söyleyen Kabaca’nın damadı Kadri Üstün (47), “Bu meslek sevdası kayınbabam sayesinde başladı. Kayınbiraderim 29 yaşında vefat etti. Aslında bizi gönüllü itfaiyeciliğe kayınbiraderim Mustafa başlattı. O vefat ettikten sonra babam hepimize devam ettirtti. Bizde onun peşinden devam ediyoruz. 7 senedir bu işi yapıyorum” dedi.

“Eğitim aldık”

Kabaca’nın kızı Medine Üstün (35), babasının uzun yıllardır gönüllü itfaiyeci olduğunu belirterek, “Biz de kendisine ufak tefek yangınlarda destek veriyorduk. Ama sonradan eğitim aldık, 7 yıldır profesyonel olarak ekiplere yardım etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Ağabeyi vefat ettikten sonra itfaiyeci oldu

Ağabeyi Mustafa Kabaca’nın vefat etmeden önce aktif şekilde gönüllü itfaiyeci olduğunu, çok sayıda olaya müdahale ettiğini kaydeden Üstün, “Ağabeyim vefat ettikten sonra babam bu mesleği sürdürmeye devam etti. Bizde eğitimlerimizi aldık ve onlara yardım etmeye başladık. Örneğin bazı olaylarda merkezden gelen araçlar buraya biraz geciktiğinden dolayı ihtiyaç oluştu. Bizde ailecek destek veriyoruz. Oğlum, eşim, babam hepimiz destek veriyoruz. Biz 7 kişiyiz, hepimiz eğitim aldık” ifadelerini kullandı.

Vakalara kendi aracı ile gidiyor

Bazı vakalara kendi aracı ile giden Medine Üstün, “Genelde vakalar evimdeyken denk geldiği için itfaiyeye yetişemiyorum ekipmanları giyip aracıma atlıyorum. Yangın nerdeyse o yangına dahil oluyorum” dedi.

“17 Ağustos 1999 depreminden sonra gönüllü teşkilatı kuruldu”

Yaklaşık 20 yıldır gönüllü itfaiyecilik yapan Mehmet Sadık Kabaca ise “Köyümüzde yangınlar meydana geliyordu. İtfaiye ekiplerinin de merkezden gelmesi zor oluyordu. Bizde, ‘teşkilat kuralım’ dedik. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de 17 Ağustos 1999 depreminden sonra gönüllü teşkilatını kurdu. Biz de müracaat ettik, sonrasında eğitim aldık. İtfaiye temel eğitimi aldıktan sonra araç tahsis edildi. O şekilde çalışmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Bayrak düştüğü yerden kalkar”

Kabaca, gönüllü itfaiyeciliğe vefat oğlu Mustafa ile başladığını belirterek, “Oğlum Mustafa genç yaşta rahmetli oldu. O rahmetli olduktan sonra bana, ‘Yalnız kaldın, bu işi yürütemezsin. Bırak bu işi, aracı teslim et’ dediler. Biz de, ‘Bayrak düştüğü yerden kalkar’ dedik. Herkese, ‘Oğlumun bıraktığı yerden devam edeceğim’ dedim ve de devam ediyoruz. Onun hatırasını olarak bu mesleği sürdürüyorum” dedi.

“Gece, gündüz telsizim hep açık”

Kazalara, yangınlara gönüllü olarak koşturduğunu anlatan Kabaca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Büyükşehir Belediyesi de çok çalışmamıza istinaden 2016 yılında bize sıfır araç tahsis etti. Onunla kazalara, yangınlara, kurtarma olaylarına devamlı gidiyoruz. Bazen günde 3,4 vaka peş peşe oluyor. Bazen de 2 gün vaka olmadığı oluyor. Damadım, kızım oğlum, gelinim, torunum aktif olarak çalışıyoruz. Bir de gönüllü ekibim var. Yanımda çalışan işçiler de eğitim aldı. Onlar da yardımcı oluyor. Mesai saati gözetmiyoruz. Gece, gündüz telsizim hep açık. Telsizle ulaşamazlarsa telefonla ulaşıyorlar. Bölgeye hakimiz, orman yollarını, fabrika isimlerini biliyoruz. Kısa sürede olay yerine intikal ediyoruz. Olay büyükse takviye ekipler geliyor büyük değilse takviye ekipleri geri çıkarıyoruz. Gebze’nin bütün köylerine bakıyoruz. İstanbul bölgesinde de gerektiği zaman Tuzla’ya gidiyoruz. Darıca ve Dilovası’na da takviye gidiyoruz. Biz ortalama 70 kilometre alanda hizmet veriyoruz.”