Kalıcı Mutluluk Formulü

Kalıcı Mutluluk Formulü
Kalıcı Mutluluk Formulü

Günümüzde yeme – içme kadar önemli olan ve ihtiyaç duyulan şey mutlu hissetmek. Mutluluk kavramını nasıl algılıyoruz? Hangi unsurlar bizleri mutlu edebilmek için yeterli? Dış etkiler mi mutluluğumuzu belirliyor yoksa iç dünyamızın, beynimizin etkisiyle mi mutlu hissediyoruz?

Mutluluğa erişmek için önce hayal kurmakla başlarız. Hayalini kurduğumuz şeyler gerçekleştiğinde bir süre daha mutlu olarak hayata devam ederiz. Peki bu mutluluk neden bir süre sonra sıradanlaşır? Yapılan deneylerle mutluluğun, hedefine ulaşması sonucu değil, o hedefe ulaşmak için kurulan hayallerde gizli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Mutluluğu farklı bir açıdan ele alacak olursak, yapılan bir deneyde elimizde olandan daha iyi bir şey elde ettiğimizde salgılanan mutluluk hormonunun çok fazla olduğu tespit edilmiş. Ancak tekrar eski düzene döndüğümüzde beynimizin verdiği tepkileri öğrenince, beynimi “mızıkçı” olarak adlandırmaya başladım.

Mutlu hissettiğimizde salgılanan dopamin ile ilgili maymunlar üzerinde şöyle bir deney yapılmış.

Dopamin, beynimizin sağlıklı çalışmasında önemli rol oynayan mutluluk hormonu.

Deneyde maymunlar, verilen görevi yerine getirmek ve sonunda ıspanak ile ödüllendirilmek üzere eğitiliyor. Görevlerini yerine getiren maymunlar ıspanak yerine meyve suyu ile ödüllendiriliyor. Maymunlar için meyve suyu, ıspanağa göre çok daha büyük bir ödül. Ödül karşısında, normal şartlarda salgılanan dopaminin daha fazla salgılandığı görülüyor. Ancak ödül olarak verilmeye devam edilen meyve suyu bir süre sonra sıradanlaşıyor, cepte görülmeye başlanıyor. Buna bağlı olarak, yüksek seviyede salgılanan dopamininin zamanla azaldığı görülüyor. Asıl sorun bundan sonra başlıyor. Deney sonunda maymunlar tekrar ıspanakla ödüllendiriliyor. Maymunlar meyve suyu yerine ıspanağı görünce çok sinirleniyor ve ıspanakları sağa sola atmaya başlıyorlar. Meyve suyu ortada yokken ıspanak ile gayet sakin olan maymunlar bırakın dopaminin azalmasını bu sefer daha agresif tavırlar sergiliyor.

Deneyin sonucunu tabii ki insanlara yoracağım 🙂

Önümüzdeki meyve suyu alınıp, elimize ıspanak tutuşturulduğunda verdiğimiz tepkilerdir asıl bizi biz yapan. Yine aynı sakinlikte kalabiliyor muyuz? Yine eskisi gibi şükredip mutlu olabiliyor muyuz? Yoksa sinirlenip elimizdeki ıspanağı bir köşeye mi atıyoruz?
Uzmanlar, mutluluk seviyemizin yüksek olması, daha pozitif olabilmek için beynimizi 21 günde eğitebileceğimizi savunuyor. Art arda 21 gün boyunca, günde sadece iki dakika minnettar olduğunuz şeyleri yazın diyorlar. Yazmak.. Gerçekten herşeye iyi geliyor..

Bugün çok keyifli uyandım
Yağmuru izleyip, sesini duyabiliyorum
Rahatlıkla nefes alıp yemek yiyebiliyor, su içebiliyorum
Sohbet edebileceğim arkadaşlarım var
Sağlıklıyım

Sahip olduğunuz en küçük şeyleri bile yazarak beynimizde kalıcı mutluluk inşaa edebileceğimiz söyleniyor.

İşler yolunda gitmediğinde beynimizde oluşturduğumuz bu kalıcı ve sağlam yol bizlere çok yardımcı olacak gibi görünüyor.

Ceren Büyükyarın

1989'da İskenderun'da doğdu. 2008 yılında Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden mezun oldu. Hemen ardından Anadolu Üniversitesi işletme fakültesine geçiş yaptı. İş hayatıyla birlikte okudu, mezun oldu. 2010 yılında Türk Telekom firmasında iş hayatına başladı. Görevini hala sürdürmektedir.