Final Bölüm 4: Savunma Hakkım

Final Bölüm 4: Savunma Hakkım

Final yazı dizimin üçüncü bölümü olan (Büyük Korku) kaçırmış olanlar bu link üzerinden hemen okuyabilirler: https://habergalerisi.com/2020/12/29/final-bolum-3-buyuk-korku/ Dördüncü bölümün mesajı ise ”Savunma Hakkım” ve Final Bölüm 4: Savunma Hakkım ismi ile okuyacaksınız.

Final Bölüm 4: Savunma Hakkım

Bu gelen kim? Tanıyor gibiyim. Franklin bu, zengin, asil Franklin… Yok, olmuştu bir ara, galiba öldü dediler. Şimdi ne işi var? Ölmemiş, bu da benden saklanmış. Keşke hepinizi assaydım. Neden bu kadar merhametliyim ki, oysa kullarım beni çok uyardılar. Seni seni seni hepinizi, hepinizden nefret ediyorum. Ne farkınız kaldı benden o zaman. Madem öyle iki çift laf edeyim izin verin. Kendimi savunayım… Aman Tanrım ben ne diyorum.

 

“ Merhaba sevgili dostlarım beni de unutmayıp buraya çağırdığınız için hepinize çok teşekkür ederim. Yaşım bayağı ilerledi o yüzden siz gençler gibi ayakta duramıyorum. Koltukta oturup sizlerle konuştuğum için beni mazur görün.”

 

“ Bay Franklin, sizin yalnızca bedeniniz biraz yaşlandı yoksa fikirleriniz hepimizden kat be kat genç.”

Final Bölüm 4: Savunma Hakkım

Final Bölüm 4: Savunma Hakkım
Final Bölüm 4: Savunma Hakkım

“ Viktor, güzel evladım, asıl sizlerin sayesinde bugünleri gördük. Ben sadece küsüp köşeme çekildiğim zamanlarda biricik yardımcım Henry’nin beni unutmayıp sizlerin yanına getirmeseydi halim nice olurdu. Küstüm çünkü tüm malım mülküm baba yadigarı olan her şeyimi aldı. Ama biricik oğlumu burada haksız yere suçlayıp idam ettiğinde…” Franklin elleriyle yüzünü kapatıp, ağlamaya başladı.

 

“ Sakin olun Bay Franklin, Davson hepimizin dostuydu.

 

Davson’da senin gibi inatçıydı. Bana hakkım olanı vermedi kaç kez haber yollattım. Ben kralım ve koskocaman bir ülkeyi yönetiyorum, ufak tefek masraflarım var, doyurmam gereken bir sürü insan var. Korumalarım var. Sonra açgözlü bir ailem var. Davetler veriyorum, çeşit çeşit yemekler sunulması gerekli. Sizler ne anlarsınız, başka başka ülkelerden gelen misafirler nasıl ağırlanır? İyi ki çevremde bunun bilincinde yardımcılarım vardı da hiçbir zaman onlara karşı mahcup olmadım.

“ Sanırım Bay Franklin için bir süre ara vermeliyiz. Zaten geç oldu. Şimdilik evlerimize dağılalım. Yarın sabah burada yeniden toplanıp, duruşmaya devam edelim.”

Bunlar beni öldürmeye çok uzun zaman önce karar vermişler. Tanrım benden sadece 500 metre ileride yerin altında ve ben savunmasızmışım. Ne kadar korkunç. Bu kafes arkasından bana nefretle bakan pislikler, size söylüyorum hepinizin Tanrı cezasını versin.

“ İğne ve serum takviyeleri yapılsın. Üstleri kapatılsın.”

“ Peki efendim.”

 

Yeter artık bitsin bu tiyatro, sinirimden kudurmak üzereyim. Öldürün beni yeter. Tek kelime etmeme izin vermeyecekseniz yaşatmayın beni… Üzerimi pis kokan paçavralarla örtüp bana ne söylemek istiyorsunuz? Hey biri geliyor. Duyuyorum ayak seslerini oh Tanrım yine canımı yakacak. Yaklaştı sanırım bir sandalye çekti gıcırtısından anlıyorum. Oturdu nefes alıp vermesinden belli sakince bakıyor olmalı, dur bezi kaldırdı. Tanrım bu O, en büyük korkum. Yosef…

Aydan Erdoğan