Final Bölüm 3: Büyük Korku

Final Bölüm 3: Büyük Korku

Final yazı dizimin ikinci bölümü olan (Yüzleşme Zamanı Geldi) kaçırmış olanlar bu link üzerinden hemen okuyabilirler: https://habergalerisi.com/2020/12/22/final-bolum-2-yuzlesme-zamani-geldi/ Üçüncü bölümün mesajı ise ”Büyük Korku” ve Final Bölüm 3: Büyük Korku ismi ile okuyacaksınız.

Final Bölüm 3: Büyük Korku

“Sevgili dostlarım, bugün buraya çağrıldığımda, önce gelmek istemedim. Çünkü bu yaratığın yüzünü dahi görmek istemiyordum. Şu an burada yatan ucube yüzünden benim ve binlerce insanın geçimini sağladığı tiyatrom kapatıldı. Yıllarca insanlar işsiz kaldı, ben elimden geldiğince onlara yardım ettim.

Başka ülkelere gitmek zorunda kaldılar. Tanrının en büyük zulmü, bu kadar yıl onun maceralarını izlemekle geçti. Her gün esrarengiz haberler alıyorduk kendisinden, bu haberleri sözde ketum memurları bize iletiyordu, bizlere gözdağı vermek için…

Bütün dünya sarayından dar geliyor olmalı ki hep başka başka ülkelerden karşımıza çıkıyordu. Bu kadar savurganlık sadece bizim değil denizde ki balıkların bile başını döndürüyordu. Sonra bir bakıyorduk çok ünlü bir kumandan olmuş cepheden cepheye koşuyor, üstünde üniforma uzakları işaret ediyor, saçma sapan emirler yağdırıyordu.

Yanında kendisi gibi giyinmiş memurları, masanın üzerinde ki haritalara bakıp bir yerleri işaret etmesini ciddiyetle izliyordu. Bu komedinin bugün bittiğini şu halinden anlıyorum. Sen aslında hep zavallıydın Norman.”

reklam

 

Ahhh çok utanıyorum. Bunları yaparken beni destekleyen dostlarım nerde? Onlarda gelsin, hiç olmazsa özür dilesinler.

 

“Sonra mükemmel bir demagog olan kendileri geçmişinde çektiği ızdırabı kuru ekmekle süsleyerek halkı etkilemeye çalışıyordu. Burada ki rolü bitince zalim bir kral oluyor, mükellef sofralarda tıka basa yiyordu. Halka da tahta kemirin, at cesedi yiyin diyordu.”

Final Bölüm 3: Büyük Korku

Final Bölüm 3: Büyük Korku
Final Bölüm 3: Büyük Korku

Seni de astırsaydım keşke lanet olası domuz… Rezil ettin beni. Bunların hiç birini yapmadım ben… Aslında yaptım, ama bu kadar kötü görünmüyordu bana o zamanlar. Ne kadar güçlü olduğumu binlerce kez söylediler bu lafı o kadar çok duydum ki gerçekten çok güçlüydüm. Tüm dünyanın kralı benim, duyuyor musunuz ben kralım, kral… Bunu o koca kafalarınıza sokun ben dünyanın tek kralıyım.

Lanet olsun, kıpırdayamıyorum.

Üstümde ki şu ağırlık yok mu sanki taşların altındayım, ateşler içindeyim. Tekrar tekrar yanıyorum söylendiği gibi cehennemdeyim sanki…

 

“ Söyleyeceklerim bu kadar, sonunu kendi hazırladı ve bunu da başardı. Tanrı affetmesin.”

 

Saygısız herif… Sanki ondan af diledim. Bekleyin ayağa kalkacağım, hepinizi asacağım.

Bu gelen kim? Tanıdığım biri değil. Bana bakıyor, kes artık dik dik bakmayı.

 

“ Beni tanımadığını biliyorum. O zamanlar çok küçüktüm. Aradan tam yirmi yıl geçti. Babamı, hukuksuzlukla, burada yargılayıp astırdın. Ben senin çirkin yüzünü hiç unutmadım. Benim adım Viktor… Senin olmadığın bir yerde on sekiz yıldır, senden nefret eden insanlarla yaşıyoruz. Ve sana inat ülkemizden ayrılmadan. Şimdi bunu yüzüne söylemenin, senin bu aciz haline bakmanın verdiği mutluluk haz… İnan bunu ben bile hayal edemezdim.”

 

Ne diyor bu adam? Benim olmadığım yer, bu ülkede neresi?

 

“ Sevgili dostlarım, sizlerin de bildiği gibi, yeraltı ülkesinde gelecek ile ilgili çok güzel bilimsel araştırmalar yaptık. Orada hepimiz için bir ülke yarattık. Baker ve Spencer burada, bizler Alfred sayesinde yeraltında ülkemiz için her şeyi hazırladık. Kısaca bahsetmek gerekirse hazırladığımız ilaçlar dünya üzerinde ki tüm bulaşıcı hastalıklardan bizi koruyacak. Ayrıca dostum Doktor Suzy, bize gönderdiğiniz tohumları çoğalttı. Tarımda ve bilimde oldukça iyi durumdayız.”

 

Alçaklar, hainler, bana karşı neler yapmışlar. Ya benim işe yaramaz, salak yardımcılarım ne yapmış? Armut mu toplamışlar?

 

“ Eğitim ile ilgili çalışmalarımızdan da bahsetmek istiyorum. Burada boylu boyunca yatan ucube yüzünden gelecek nesillere okutulması, öğretilmesi yasak olan, çoğunlukla kurtarabildiğimiz kitaplarla on sekiz yıl çocuklara her konuda eğitim verdik. Bundan sonra yukarda kalan çocuklar için çalışacağız. Zulüm bitti dostlarım. Tekrar hoş buldum.”

 

Aptal herif, boş boş konuşuyor. Sanırsın dünyayı dar ettim onlara, gitseydiniz benim ülkemden, zorla mı tuttum? Amma abarttılar. Bütün dünya anladı kıymetimi, pis nankörler, şimdi yokluğumu fark edenler fellik fellik arıyor olmalılar. Beni burada tutarak çok büyük bir suç işliyorlar. Bundan sonrasını izlemek istemiyorum.

 

“ Mekanizmayı çalıştıralım.”

“ Derhal efendim.”

 

Neler oluyor, dönüyoruz mu yoksa başım mı dönüyor? Kim bu kafes içindekiler? Aman Tanrım bunlar benim insanlarım, kullarım, yalakalarım, soytarılarım…

Eyvahlar olsun, Tanrım!

Aydan Erdoğan

Korku ve kader yüzyıllardır birlikte, o yüzden yazdığım hikayelerin tarihi yok. 

1 Yorum

  1. Çokkkkkkk güzel yazı akıcı sonu bağlayıcı anlaşılır bir dil kullanmışsınız .
    Bravoooooo tebrik ediyorum sizi.
    Umarım kitap olarak çıkarırsanız çok sevinirim inanın çok güzel.
    Devamını bekliyoruz teşekkür ederim paylaştığınız için

Comments are closed.