Minnettar Olmak Lazım

Minnettar Olmak Lazım
Minnettar Olmak Lazım

Yaşamınıza baktığınızda, anların tadını çıkarabiliyor musunuz? Yaşamınızın her sürecini ne kadar takdir edebiliyorsunuz? Minnettar olmak lazım diye düşünüyor ama gerçekten minnettar olabiliyor musunuz?

Bu da nereden çıktı demeyin! Hatta bu kadar sorun var hayatın neresine minnettar olacağız cümlesini hiç kurmayın. Yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız gelip geçici süreçler. Belki de kötü bir andan geçiyorsunuz veya hayatınızın tepetaklak olduğunu düşünüyorsunuz ve şu anda bir bocalama dönemindesiniz. Ama bir de olaylar farklı bir perspektiften bakmayı deneseniz ne olur? Şems-i Tebrizi’nin bir sözü var bilir misiniz? Bırak hayat sana rağmen değil, seninle aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden iyi olmayacağını? Şems-i Tebrizi hangi yıllarda yaşamış? Günümüzde bile bu sözün doğru olması ve bize hitap etmesi manidar değil mi? Demek ki herkes hangi yüzyılda veya yılda olsun aynı şeyleri yaşayabiliyor.

Minnettar Olmak Lazım

Bu duyguları sadece siz yaşamıyorsunuz. Hayatın olağan akışında her şey adeta güllük gülistanlık mı gidecek? Ya da kötü bir şey yaşıyorsanız bu dönem hiç bitmeyecek, acınız var ise hiç azalmayacak mı? Minnettar olmak lazım. Bu yaşam bize bahşedilmişse elbette ki sınandığımız, bezgin hissettiğimiz zamanlar olacak. Aslında biraz durup olaylara geriden bakabilsek, bu bezgin durum ve dönemleri bizim kendi beynimiz oluşturuyor fark edebiliriz. Bu sıkıntılı dönemlerin ne kadar süreceğine aslında biz kendimiz karar vermiyor muyuz? Her şey bir nebze olsa da bize bağlı. Ya savaşır ya da mağlubiyeti kabul eder ve bir köşeye geçip hiçbir şey yapmadan, çaba göstermeden kendi kendine sıkıntılı dönemlerimiz geçsin diye bekleriz? Bu bekleme sürecinde de hem kendi hayatımızı hem de sevdiğimiz insanların hayatlarında olma şansımızı yitiririz. Düşünsenize bu kötü ruh haliniz nedeniyle sizi seven kaç kişiyi belki de tüm hayatınızdan uzaklaştırdınız?

Kötü şeylerde bile olumlu noktalar aramak lazım. Zihninizde basit değişiklikler yaparak olumlu şeylerin farkına daha rahat varabilirsiniz. Sevinçleri fark etmek, sizi sevenlerin sevgisini daha fazla hissetmek ve buna odaklanmak hayatınızın iyi yanlarını da fark etmenizi sağlayacaktır. Hayatınızdaki insanlar ile olumlu etkileşimler kurun, sıkıntılı bir dönem yaşıyorsanız dahi kendinizi insanlara ve dünyaya kapatmayın. Çıkış noktalarınızı eğer olumsuz düşünce yapısından kurtulamazsanız nasıl bulacaksınız? Belki de o çıkış noktası tam gözünüzün önünde duruyor ama o kadar negatifsiniz ki göremiyorsunuz bile!

Kendiniz Sevmelisiniz

Kendinizi sever ve içinizdeki gücü keşfedebilirseniz hayata minnettar olma duygunuzun artığını göreceksiniz. Kendinizi suçlamayı, devamlı “Şöyle yapsaydım, bu olmayacaktı” deyip geriye bakmayı bırakın! Şu anda ne yapılabilir ona odaklanın. Kendinize kızmayı ve suçlamayı bırakmadığınız sürece hayata isyanınız da bitmez. Bu isyan bitmediği sürece de mutlu olamazsınız. Kendinizi sevmelisiniz. Acımasız bir eleştirmen değil şefkatli olmalısınız.

Mola Zamanları Verin

En son ne zaman sevdiklerinize zaman ayırdınız? Ya da sevdiğiniz bir şeyi yaptınız? Sevdiğiniz kişiye onu ne kadar çok sevdiğinizi ne zaman söylediniz? Hayatınızda mola zamanları verin. Sevdiğinizi insanlara hissettirin. Basit de olsa yapmaktan hoşlandığınız bir şeyler var ise bu hoşlandığınız şeyleri yapabilmek için zaman yaratmayı çalışın. Kendinize bu şekilde vereceğiniz küçük ödüller daha büyüklerini elde edebilmek için size ışık olacaktır. Etrafınıza bakın ve olumlu olayları öne almaya çalışın. Kendinize bir amaç edinin. Öylesine zaman içinde savrulmayın.

Teşekkür Etmeyi Unutmayın

Takdir etmek, teşekkür etmek her zaman derin, olumlu ve anlamlı bağlantılar kurmanızı sağlar. Karşınızdaki kişiye ve yaptığına önem verdiğinizi ve minnettar olduğunuzu hissettirir. Nasılsa parasını verdim, satın aldım diye düşünmeyin ve teşekkür edin.

Hayatınız olumlu bir sürece girdiğinde de çevrenizdeki insanlara teşekkür etmeyi unutmamalısınız. Çevrenizdeki kişileri hatırlamak ve takdir etmek size kendinizi de hatırlatır, daha da önemlisi kendinizi de takdir etmeyi hatırlarsınız.

Sonuç olarak; hayatınızın bir değeri var. Anlara odaklanmalısınız. Her ne yaşanıyorsa iyi de olsa kötü de olsa hayatınıza minnettar olmak lazım. Gerçek anlamda çaba gösterdiğinizde ve hayatı bırakmadığınızda yarın sabah veya bir sonraki günün sabahı, muhakkak size çabanızın karşılığını verecektir.

Olumlu duygularla kalabilmeniz dileğiyle….

Özlem Çelik