Kuraklık

Kuraklık
Kuraklık

Yıllar önce izlediğim bir televizyon dizisinde, adam eşine, doğum gününde, güzel bir paket içerisinde, bir bardak su hediye ediyordu. Kadın ise, bu hediye karşısında anlam veremediğim şekilde seviniyordu. ‘Kuraklık çanları çalıyor’ demek istiyorlardı aslında. O zaman izlerken ‘yok canım o kadar da olmaz herhalde’ diye yorum yaptığımı hatırlıyorum..

Günümüzde ise kuraklığın her geçen gün arttığı yönünde haberler izliyor ve dinliyoruz. Karamsarlığa kapılmamaya çalışsam da susuzluk karşısında nasıl yaşanır diye düşünürken buluyorum kendimi zaman zaman.

Dünyamız, her geçen gün kirleniyor ve çok ağır şekilde faturasını bizlere kesiyor.

Eskiden, yılbaşlarında, lapa lapa kar yağarken şimdi yağmur damlası bekler olduk. İklim değişti mevsimler değişti. Su kaynaklarımız çok azaldı. İlk vurgun tarım sektörüne olurken, evimizin musluğuna kadar devam edecektir. Yiyecek bulmakta zorlandığınızı, bir sabah uyandığınızda, yüzünüzü yıkayacak suyun olmadığını, içme suyunu ise yudum yudum günlere böldüğünüzü düşünün. Böyle bir hayata ne kadar devam edebiliriz? Bu hepimizin sonu olur.

Herkes kendi yaşantısına göre birtakım tedbirler alabilir;

Meyve ve sebzelerimizi suyu akıtarak değil de bir kabın içerisinde sirke ile birlikte yıkayalım. Banyoda sıcak suyun gelmesini beklerken, akan suyu bir kaba dolduralım. Dolan temiz suyu ise ev temizliğinde kullanabilirsiniz. Yumurtayı haşladığınız suyu çiçeklerin saksılarına dökelim. Hem çiçeklere de kalsiyum kaynağı olacaktır. Reklamlarda sık sık gösterilen şekilde, el yıkama, diş fırçalama sırasında mutlaka musluğu kapatalım. Bu gibi küçük hamleler ile büyük katkı sağlayabiliriz.

Bunlar küçük adımlar gibi görünse de hepimizin dikkat etmesi durumunda, el birliğiyle kuraklığın üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum.

Kuraklık

Faturasını ben ödüyorum nasılsa diyerek, suyu istediğimiz gibi harcayamayız. Boş yere akıtamayız. Su kaynakları hepimizin. Bu kaynağa hepimizin ihtiyacı var. Bencilce tüketemeyiz. Lütfen boş yere sularımızı akıtmayalım. Yarın kuraklık gerçeğiyle yüzleştiğimizde herkesin vicdanı rahat olsun. Elimden geleni yaptım diyebilelim. Zaten bir çok badireler atlattık üzerine bir de kuraklık eklemeyelim..

Ceren Büyükyarın

1989'da İskenderun'da doğdu. 2008 yılında Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden mezun oldu. Hemen ardından Anadolu Üniversitesi işletme fakültesine geçiş yaptı. İş hayatıyla birlikte okudu, mezun oldu. 2010 yılında Türk Telekom firmasında iş hayatına başladı. Görevini hala sürdürmektedir.