Hayata Geç Kalmadan!

Hayata Geç Kalmadan!
Hayata Geç Kalmadan!

Hayata Geç Kalmadan!

Kimi sıcak yuva, kimi tutacak dost eli, kimi ağlayacak bir omuz, kimi beklediği kişiden ses…
Hayatımızın neredeyse her anı beklemek ile geçiyor. Ertelenmiş projeler, sonraya atılmış
planlar. Belki tartıştığınız kişiden gelecek bir özür… Çaba göstermeden neticeye
kavuşamayız. Yolun başında durup, sonundaki güzellikleri hayat bize sunmaz.

Adım atacaksın, yürüyeceksin belki düşeceksin ama hedefine ulaşacaksın. Hayallerimizin,
isteklerimizin neredeyse birçoğunu erteliyoruz. Duygularımızın da öyle. Sevdiğimizi
söylemek için, kızdığımızı, kırgınlığımızı söylemek için hep karşımızdakinden bir hamle
bekliyoruz.

Oysa yaşantımızda bize sunulan bu hayatta ertelemeden, karşımızdaki kişiden bir
beklentiye girmeden yâda beklentiyi en aza indirgeyerek hislerimizi, duygularımızı yâda
hayallerimizi somutlaştırsak daha sevimli bir yaşam seçebiliriz.

İyi yâda kötü, olumlu veya olumsuz sonuç ne olursa olsun denenmiş, çabalanmış, içimizde bir ukde kalmadan, beynimizi tırmalayan sorulara cevap bulabiliriz. Bir sonraki günün garantisi yok. Her gün biraz daha gecikiyorsun.

reklam

Aramak istiyorsan şuan ara. Gitmek istiyorsan şimdi git. Bir adım at hayata. Hayallerini, işlerini, projelerini erteleme. En doğru zamanı bekliyorum diye düşünürsün belki ama bir hamle atmadan sonrasını göremeyiz.

Aklımızdaki düşünce tohumlarını filizlendirmenin zamanı geldi! Yarına bırakmadan, geç kalmadan soyutlaştığımız andan çıkıp gerçeğe dökmenin tam zamanı.

Neden erteleriz? (Hayata Geç Kalmadan!)

Emekli olunca bir karavan alacağım, Dünyayı dolaşacağım. Bu kıyafeti sonra giyerim. Biraz ağrım var ama sonra hastaneye giderim. Başka zaman buluşsak olur mu? Belki başka zamanı olmayacak. Büyüklerimin çokca kullandığı söz her şeyi özetliyor. İştahın varken ye, ayağın yere basarken gez, içinde sevginin kırıntısı dahi varsa sonuna kadar sev, sevil.

Yaşam boyunca ileriyi düşünürüz, sonrasında keşke deriz. Keşke dememek için, pişmanlık duymamak için, geç kalmamak için ertelemeyelim.

Dönüp duran bir çark
Akıp giden bir zaman
Yine, yeniden bir sabah
“Günaydın yaşamak.”
Nazım Hikmet

Büşra Çelik
21.12.2020

1996'da Ankara'da doğdu. 2016 yılında Nevşehir Üniversitesinden mezun oldu. Türk Telekom firmasında iş hayatına başladı görevini hala sürdürmektedir. Aynı zamanda Turizm sektörü ile ilgilenmektedir.