Kısa Bir Mola

Kısa Bir Mola
Kısa Bir Mola

Kısa Bir Mola

Bütün kış harıl harıl çalışmışız. Fiziksel ve zihinsel olarak bi hayli yorulmuşuz. Nisan ayı gelmiş, dallarda tomurcuklar yeşermeye başlamış, güneş yüzünü göstermiş. Yavaş yavaş tatil planları yapıp kısa süreliğine es veriyoruz hayat telaşına. Bavulumuzu hazırlıyoruz keyifle. Çıkıyoruz yola. Yolda birçok yerde duruyoruz. Sakin sakin gidiyoruz telaşımız yok. Yiyoruz, içiyoruz, arabada güzel müzikler, sohbetler eşliğinde seyahat ediyoruz. Varıyoruz gideceğimiz yere.

Sabah erken saatte kalkıp denizin, ağaçların, tertemiz havanın kokusunu içimize çekiyoruz.
Kahvaltı için sıcacık ekmek, simit alıyoruz. Sevdiklerimiz yanımızda huzurlu şekilde kahvaltımızı yapıp uzun uzun sohbet ediyoruz neşe içinde. Sonra plaja gitmek üzere hazırlık yapıyoruz. Plaj havlusu, güneş koruyucu, saç spreyi ve tarak olmazsa olmazlarım. Parmak arası terliklerimizi giyip gidiyoruz plaja. Kızgın kumlardan, serin sulara atlıyoruz. Deniz suyu o kadar şifalı ki.. Ruhumuzu onarıp, bütün stresimizi, yorgunluğumuzu bırakıyoruz dalgalara. Sonra uzanıyoruz şezlonga, güneşe teslim oluyoruz. Kemiklerimize kadar hissediyoruz sıcaklığını, şifasını. Tabi mutlaka soğuk bir içecek de yanımızda olmalı.

Akşam oluyor, sevdiklerimizle el ele, kol kola yürüyoruz sahil boyu.

Denizin iyot kokusunu çekiyoruz derin derin ciğerlerimize. Ara ara durup hediyelik eşyalara bakıyoruz. Tatil anısı olsun diye güzel bir hediye alıyoruz evimize. Ne hastalık var ne virüs. Sadece tatlı kalabalık var etrafımızda. Her yer cıvıl cıvıl. Geç saatlere kadar dışarıda herkes. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Anın tadını çıkarıyor.

Evimize gelip eşi dostu davet edip güzel bir ziyafet çekiyoruz. Şarkılar söylüyor, oyunlar oynuyoruz. Ocağın üstünde eksik olmayan çayımız sürekli kaynıyor kısık ateşte. Tertemiz havanın, keyfin etkisiyle kaç bardak çay içmişiz sayamıyoruz bile.

Günün yorgunluğu bizi ele geçiriyor mis gibi uyku çekiyoruz.

Kısa bir mola

Günler günleri kovalıyor, her biri birbirinden güzel şekilde geçip gidiyor. Tatilimizi olması gerektiği şekilde tamamlıyoruz. Dönüş yolculuğu başlıyor yine aynı keyif ve huzurla. Hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz..

Hemen hemen hepimizin yaşadığı bu anların kıymetini bu günlerde daha da iyi anladık. Hepsi aslında birer lüks. Bunları öğrendik. Bu kötü günler geride kaldığında, özgürce çıkıp dolaştığımızda, dokunduğumuz, gördüğümüz ne varsa gerçek anlamda hissederek yaşayalım.

2020 yılı bütün sıkıntılarıyla birlikle geçip gitsin ama yaşadığımız kötü günleri hiç unutmayalım ki mutluluğu fark edebilelim..

Sağlıklı, huzurlu, mutlu bir hayat yaşamanızı dilerim.

Ceren Büyükyarın

1989'da İskenderun'da doğdu. 2008 yılında Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden mezun oldu. Hemen ardından Anadolu Üniversitesi işletme fakültesine geçiş yaptı. İş hayatıyla birlikte okudu, mezun oldu. 2010 yılında Türk Telekom firmasında iş hayatına başladı. Görevini hala sürdürmektedir.