Yine Bir Eylül Masalı Hikayesi

Yine Bir Eylül Masalı Hikayesi
Yine Bir Eylül Masalı Hikayesi

Yine Bir Eylül Masalı Hikayesi

Çocukluğumun büyük bir bölümü mavi ve yeşilin nakış gibi işlendiği küçük bir kasabada büyükannemin o eşsiz hikayelerini dinleyerek geçti…
O kadar güzel anlatırdı ki… kendimi o hikayelerin için de bulur sevgililer kavuşsun diye kahramanlar yaratırdım…
Ama nedense hiç mutlu sonla bitiremezdim hikayeleri…
Hep bir şeyler eksik kalırdı… Belki de sevgiler…
Ve şimdi o hikayenin için de buldum kendimi…
Eksik hissettiğim sol yanım..
Benden hiç gitmeyeceğine inandığım sevdammış gibi nasıl olduğunu anlayamadan O girdi hayatıma…

“Aşk” akla benzer derdi büyükannem… Herkes en büyük aklı kendinin sanırmış… Ve en büyük aşkı kendinin yaşadığını düşünürmüş…

Yine Bir Eylül Masalı Hikayesi

Beni en iyi büyükannem tanırdı.. Yüzüme baktığı an ne haldeyim hemen anlardı… Kim yine üzdü guzumu yanları yere gelesiceler derdi…
Mutlu olduğum zamanlar yine yerinde duramuyon gözlerinin yeşilinde güneşler açıvermiş derdi..

Ahh büyükannem şimdi yanımda olsan dizine uzansam sen saçlarımı okşayıp gül kokulu guzum deyip yine sevsen beni.. Ve ben sana onu anlatsam… Hikayemin kahramanını buldum desem…
Bir Eylül hikayesi olup Zümrüdüanka gibi kaf dağını aşarcasına…. Her satırda bir yol, her satırda bir aşk olup onun memleketine göç edercesine seviyorum desem…

reklam

Kalem yazmaya başlayınca gönül seyyah-ı yola çıkar… Şiir olup bir ırmak gibi denize kavuşurcasına, aşka dair ne varsa heybesinde biriktirirmiş…
Bende heybemde seni aşkını özlemi hasreti ve ömrüme ruhuma can katan o kokunu biriktiriyorum.

Bir hayalimiz vardı… Bir evimiz olacaktı… Her gece aşkımızla daha çok parlayan o Ay ışığının altında terastaki hamağa uzanıp gökyüzüne bakıp yıldızları şahit kılacaktık aşkımıza…
Sonra şarkımızı açıp saatlerce dans edecektik o yağan Eylül yağmurunun altında…..

Bazen rüyalarıma giriyor yanağıma bir buse konduruyordu… Gözleri.. Evet o aşkla bakan gözleri ölseydim gömülecek yerim hazırdı yani…
Çok seviyorum bee..
Bu hikayeyi okuyan insanlar cümlelerimin hüzünlü olduğunu düşünebilirler… Oysaki ben küçük bir kız çocuğu kadar saf ve çıkarsız seviyor, sevdiğime dair hayaller kurup mutlu olabiliyordum… Zaten sevmeden hayal etmeden nasıl yazılabilirdi ki bu Eylül hikâyesi….

Anlamadan usunda tutunmaz düşler.. Düşlerin yoksa sende yoksun...