Bir Varmış Bir Yokmuş

Bir Varmış Bir Yokmuş
Bir Varmış Bir Yokmuş

Bir varmış bir yokmuş” diye başlardı bütün masallar..

Mutlaka bir saraya çıkardı yollar, ya da bir peri kızının yüreğinde ki aşkla devam ederdi. Kimi zaman zalim padişaha karşı gelen Keloğlan, kimi zaman bir devin avuçlarında kuşa dönüşen fakir bir babanın kızı. Kimi zaman bir tilki konuşur, kimi zaman uyanık bir horoz bütün hayvanları ardından koştururdu.

Ve daha neler neler dinledik nenelerimizden, geceler boyu sürerdi benim dinlediğim masallar, arkası yarınlar bittiğinde, nenemin masalları ile hayallere dalardık.

O günlere yeniden, sevgili Feza Tiryaki’nin Türk Masalları adlı kitabıyla döndüm.

Yeniden okudum Keloğlan’ı, yeniden hatırladım çocukluğumun heyecan veren masallarını.

reklam

Sayısız çocuk öyküleriyle, denetimsiz sözde eğitim kitapları ile kirlenmişken ortalık tam da çocuklarımıza, torunlarımıza okumamız, okutmamız gereken masallar “Elma Attım Pınara”

Türkçemize gösterdiği özen, çocuklarda olumlu düşünceler yaratacak örnekler ve ders çıkaracakları muhteşem sonuçlarla dolu öyküler
” Elma Attım Pınara”

Kötülük yapanın cezasız kalmadığı, evlenenlerin yaşları, kültürümüzün, geleneklerimizin korunduğu, çocuğa sevgi, yaşlıya hürmet içeren öyküler
“Elma Attım Pınara”

Kitabı okumaya başladığımda bir kere daha çocukluğuma nenemin anlattığı hikâyelere gittim.
Nasıl bir güzellikle harmanlanmış, nasıl güzel mesajlar ve dileklerle süslenmiş öyküler,
“Elma Attım Pınara”

Dayanışma içinde olalım diyorsak;

Eğitimden, sakıncalı kitaplardan, Türkçemizin doğru kullanılmadığından, kültürümüzü, geleneklerimizi çocuklarımızın bilmeden büyüdüklerinden şikayet ediyorsak,
Onlara sayıları çok az olan değerli aydınlarımızın kitaplarını, yazılarını ulaştırmak onları bu kitaplarla buluşturmak hepimizin birinci görevi olmalıdır.

Ben yıllardır, Banu Avar, Metin Aydoğan, Cihan Dura hocalarımızın kitaplarını özellikle gençlere ulaştırmayı kendime görev edindim.

Şimdi doğru öykülerle, örnek masallarla çocuklarımıza torunlarımıza ulaşacağız.

Bir varmış bir yokmuş derken, sonunu mutlaka gökten üç elma düşürerek tamamlayacağız.

Biri kitabın yazarına, biri masalı anlatana, biri de o masalları dinleyen çocuklara.

Kabukları ise o masalın kötü hükümdarlarına.

Ebru Oğuzhan Yeter

Haber, Gündem, Siyaset, Tarih, Atatürk, Sağlık, Yaşam, Sanat, Teknoloji, Köşe Yazıları okumak için bizi seçmiş bulunuyorsunuz. O zaman tekrar hoşgeldiniz :)) Haber Galerisi Yönetimi