Kadınlar Çiçektir

Kadınlar Çiçektir
Kadınlar Çiçektir

Kadınlar Çiçektir

Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü.

Keşke dünyaca kadına şiddet için mücadele edilmek zorunda kalınmasaydı. İnsan olmayı becerememişler tarafından, kadınlara yönelik akla gelmeyen türlü türlü cinayet, işkence, baskı yöntemleri uygulanıyor. Ne yazık ki hala bu tarz haberleri duyuyor ve görüyoruz. Bu şiddetin önüne ne zaman geçilir bilemiyorum ama sorunun temelinin çocukluğa dayandığını düşünüyorum.

Gelin baştan başlayalım.

Erkek dünyaya geldiğinde, özellikle bizim toplumumuzda, yetiştirilme tarzı ne kadar doğru?

Erkek çocuklarına, erkek olmanın büyük ayrıcalık ve avantaj olduğu anlayışıyla muamele edilerek genellikle iltimas geçilir. Kız çocukları ne kadar sıkı takibe alınırsa, erkek çocukları da bir o kadar rahat, serbest bırakılır. Bana göre, yapılan çifte standardı gören erkek çocuğunun bilinçaltına, “kadının söz hakkı yok” ifadesi kodlanır. Kendini kadınlar üzerinde söz sahibi olarak görüp, haddini aşan tavırlar sergileyebilir. Henüz kimliğini dahi bulamışken, böylesine büyük bir egoyla büyüyen erkekler, büyünce kendinde herşeyi hak görebilir. Kadınlara karşı nasıl davranması gerektiği yanlış veya eksik öğretildiği için maalesef kaçınılmaz son yaşanabilir.

Şu cümleler size de tanıdık geliyor mu?

“Bu oğlan büyüyünce çok canlar yakacak”

“Bu kızlardan hangisini sana alayım?”

“Erkek çocuğudur. Yesin gözü kalmasın”

“Erkek değil mi sever de döver de”

Erkek çocuğundan mahrem yerinin “göster bakalım” şeklinde bir ifadeyle geleceğin sapığı, tacizcisi yetiştirilmesi.. Mahremiyetin sadece kız çocukları için dayatılması.. Halbuki bu gizlilik herkes için geçerli olmalı.

Kadın şiddete ya da tecavüze uğradığında, “o saatte, o kıyafetle orada ne işi varmış” denilerek erkeklere destek verilmesi. Yapılan tacizin, tecavüzün normal karşılanması..

Özellikle doğu bölgesinde, erkeğin, neslini devam ettiren üstün bir varlık görülmesi gibi..

Kadınların gücünü tartışmaya gerek bile duymuyorum. Kadının, çalışmasa bile ev ekonomisiyle verdiği maddi, zorluklar karşısında gösterdiği manevi desteği göz ardı edilmemeli. Günümüzde kadınlar da iş hayatına atılmış durumda. Büyük özveri ve fedakarlıkla hem iş kadınlığı, hem ev hanımlığı hem de annelik yapıyor.

Kadınlar Çiçektir

Annelik deneyimini yaşamadım ama gördüğüm ve anladığım kadarıyla;

Kadınları hor görmeyen, merhametli erkek çocukları yetiştirelim.

Yemek pişirilirken yardım etmesine, öğrenmesine, sofradan kalkarken tabağını bulaşık makinasına koymasına izin verelim. “bırak ben yapayım, hiç eline yakışmıyor” demeyelim. İlerde eşinden her şeyi yapmasını bekleyen, tek başına kaldığında hiçbir şey yapamayan aciz insanlar olmasın.

Kız çocuğumuza yasaklandığımız her şeyi erkek çocuklarımıza da yasaklayalım. Kız – erkek arasında ayrım yapmayalım.

Çocuklarımıza aşırılığı değil, normal ve dengeli bir yaşam tarzını benimsetelim.

“Erkekler ağlamaz” yanılgısından vazgeçelim. Bu anlayışın benimsenerek taş kalpli erkeklerin her geçen gün çoğalmasına dur diyelim. Hepimiz insanız ve hepimizin duyguları var. Ağlamak çok insani ve bizler için gerekli.

Yaşamında kadınlara nazik davranması gerektiğini her fırsatta öğretelim.

Kadınların çiçekten hiçbir farkı yok. Sadece ilgi gösterip değer verdiğinizde, sizlere rengarenk yapraklarını açar, yüzünüzü güldürür, bahçeniz olur. Kötü davranıp, hor görürseniz geriye sadece dikenleri kalır. Hiç kimse eline diken batsın istemez değil mi?

Kadınları sevin, onları keşfedin, değer verin. O zaman dünya çok daha güzel ve anlamlı olur.

Ceren Büyükyarın

1989'da İskenderun'da doğdu. 2008 yılında Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden mezun oldu. Hemen ardından Anadolu Üniversitesi işletme fakültesine geçiş yaptı. İş hayatıyla birlikte okudu, mezun oldu. 2010 yılında Türk Telekom firmasında iş hayatına başladı. Görevini hala sürdürmektedir.