Işığını Keşfet

Işığını Keşfet
Işığını Keşfet

Işığını Keşfet,

İnsan yaşamında elbet bir destek ister. Bir kişinin sesini duymaya, ya da bir kişiyle konuşmaya hayatını birleştirmeye ihtiyaç duyar. Aşk güzeldir fakat doğru kişiyse. Sevmek insanın doğası, elbet âşık olacağız ama bazen umulduğu gibi olmaz.

Her güzel başlangıç, mutlu son ile bitmez. Derler ya ayrılıkta sevdadandır.  Kim tarafından yâda hangi sebepten ötürü fark etmeden eğer ilişki olması gerektiği gibi gitmiyorsa, nasıl güzel başlandı ise o şekilde de bitmeli.

Seversin, denersin, olmadı mı?

Eyvallah der gidersin. Evet, âşık olduğunuz zaman duygularınız ile birlikte yaşantınızda değişir. Hayatınızın merkezine alırsınız. Odak noktanız olur. Yemeniz, içmeniz, gezmeniz hatta alışkanlıklarınızda değişir.

Ama bazen olmuyorsa olmuyordur. Pek zorlamanın bir anlamı olmuyor maalesef.

Ne kadar çok duyuyoruz değil mi?

Eski eşi yâda sevgilisi öldürdü, yaktı, darp etti… Ne acı!  Oysa sevmek bu değil. İnsan olan gidişiyle de karakterini ifade etmeli. Koptuğu yerden yeniden düğüm atıp yola devam etmeli. Her şeyden önce saygı olmalı.

Yalnızlığın kötü bir şey olmadığını aslında kişinin en çokta kendisine ihtiyaç duyduğunu bilmeli. Sinemaya yalnız gitmek, tek başına sahilde dolaşmak, gibi bu aktiviteleri tek başına yapmaktan korkan insanlar tanıdım.

İşin aslı önce kendinize değer vermek gerekir.

Kendisine saygı duymayan, değer vermeyen yâda yalnız kaldığında mutlu olamayan, yanında kim olursa olsun mutlu olmayı beceremez.

Önce kendiniz. Kimi kalabalık yüzler arasında sessiz çığlık gibi. Öyle mutsuz, öyle hiç bir şey hak etmediğini düşünüyor ki… Sanki hayatına aldığı kişi onu göğe çıkardı, gidince de söndü yere çakıldı.

Bu kişinin kendisine yaptığı eziyetten başka bir şey değil. Elbet yaşanan duygulardan vazgeçmek kolay değildir. Önce sen kendine gel, senin için doğru olan sana zaten gelir.

Mesele, mutlu olmak için sebep aramak değil, var olduğun durumda mutluluğu bulmaktır. Yaralı kalbini sev! Her acı bir deneyim, her gözyaşı gelen tebessümün habercisidir.

Lotus çiçeği gibi, bataklığın içinde kendi yaprakların ile temiz kal. Karanlıkta kapansa da yaprakların, güneşin doğacağını bilerek, aç yapraklarını güneşe ve çevir yüzünü aydınlığa.

Lotus çiçeği Dünyanın en kirli yerlerinde yetişmesine rağmen, evrendeki en temiz çiçektir. Bataklıkta büyür, gelişir ama asla kirlenmez. Çünkü lotus çiçeğinin yaprakları onu temizler.

Bir inanışa göre ruhun arınmasını kendini temizlemesini ifade etmektedir.

O kadar güçlü bir çiçek ki büyümesi için toprağa bile ihtiyacı yoktur. Güzel insan! Ruhunu temizle…

Başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden, kendi bahçeni yarat…

Ve kendi ruhunu kendin süsle. Ve göreceksin ki dayanıklısın.

Ve kuvvetlisin.

Ve değerlisin.

Ve öğrenirsin.

Ve öğretirsin.

Ve her hoşça kal ile öğrenirsin.

Veronica A.Shoffstall.

20.11.2020

Büşra ÇELİK

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz