Nietzsche ve Üstün İnsan

Nietzsche ve Üstün İnsan
Nietzsche ve Üstün İnsan

Nietzsche ve Üstün İnsan

Ankara Kurtuluş Lisesi, şimdiki adıyla Ankara Kurtuluş Anadolu Lisesi, öğrencisi olduğum yıllarda dönemin en güzide liselerinden biriydi… Lise değil, üniversite gibiydi sanki… Fen hocamız Şükrü Kapusuz sosyalistti… ODTÜ’de okutulan kitaplardan sorular çözer, bizi ücretsiz olarak üniversiteye hazırlardı… Tahmin edeceğiniz gibi o zamanlar ülkemizde soru çalma gibi bir kavram henüz yoktu… Hak eden kazanırdı… Üzerimde çok fazla emeği olan hocamı saygıyla anıyorum…

Bir de Sosyoloji hocamız vardı… Aykan Hanım… Fen bölümü öğrencisi olmama rağmen bana sosyolojiyi, felsefeyi sevdiren hocamdı… Ondan öğrendiğim en önemli kavram bana felsefeyi sevdirmişti: “Felsefe sorar, bilim cevap verir…”

Bilim ve felsefe o denli iç içe disiplinler ki, felsefeci iseniz soru soruyorsunuz, bilim insanı iseniz bu sorulara yanıt arıyorsunuz…

Sonuçta, bilime inanmış bir insan olarak felsefenin ne tür sorular sorduğunu merak etmeye başladım… Diğer birçok filozofun yanında Nietzsche’yi de işte o yıllarda tanıdım…

*

İtirazlarımı en sona bırakarak, önce Nietzsche’nin yaşamına kısaca bir göz atalım…

Nietzsche, 1844’te Almanya’nın doğusunda sakin bir bölgede doğdu. Okul yıllarında son derece başarılıydı… Antik Yunan konusundaki üstün başarısından ötürü, 20’li yaşlarındayken Basel üniversitesinde ‘profesör’ olmaya hak kazandı. Ama kariyeri istediği gibi gitmiyordu. Akademisyen arkadaşlarıyla görüş ayrılıklarına düştü ve işinden ayrıldı… İsviçre Alpleri’ndeki Sils Maria’ya yerleşip yapıtları üzerinde çalıştı… Bazı eserleri: ‘Trajedinin Doğuşu’, ‘İnsanca Pek İnsanca’, ‘Şen Bilim’, ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’, ‘İyinin ve Kötünün Ötesinde’, ‘Ahlakın Soykütüğü’.

Bu süreçte hayli sorun yaşadı… Ailesiyle arası açıktı… Sevdiği kadından ret cevabı almıştı… Kitapları satmıyordu… Ve henüz 44 yaşındayken zihinsel çöküş yaşamaya başladı… Öyle ki, bir sokakta sahibinden dayak yiyen bir at görünce, koşarak ata sarıldı ve “Seni anlıyorum” diye bağırdı… Ve tam oracıkta yere yığıldı kaldı… Bir daha da düzelmedi ve on bir yıl sonra, daha 55 yaşındayken, 25 Ağustos 1900 tarihinde hayata gözlerini yumdu…

*

Nietzsche’nin yaşadığı dönem itibarıyla en önemli filozoflarından olduğu su götürmez bir gerçektir… Gerçeğin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü köktenci sorgulaması onun cesur bir felsefeci olduğunun kanıtıdır…

Ancak unutulmamalıdır ki şeytan ayrıntıda gizlidir… “Böyle Buyurdu Zerdüşt” adlı yapıtında belirttiği “Kadının yanına mı gidiyorsun; kırbacını unutma!” söylemi, onun inatla savunduğu “üstün insan” kavramının ötesinde “üstün erkek” kavramını bilinçaltına yerleştirdiğinin bir göstergesi değil midir?

Dünyayı kana bulayan, Alman ırkını “üstün ırk” gören faşist Adolf Hitler’in başucu kitapları arasında başköşeyi neden Nietzsche’nin kitapları yer alıyordu dersiniz?

Evet, başta filozof soru sorar ve bilim insanı bu sorulara yanıt arar dedik… Ama her bilim insanı her filozofun sorusunu yanıtlayacak diye bir kural da yok!

Hele hele o filozof insanları kategorize ederek “Zayıfsan güce tapacaksın, güçlüysen zayıfı ezeceksin” iması içeren önermelerde bulunuyorsa…

 

Sevgiyle kalın, bilimle kalın…

 

Ertuğrul Filizay

Twitter: @ErtugrulFilizay