Bu yazım anne ve babalara

Bu yazım anne ve babalara

Bu yazım anne ve babalara…

Eşler arasında, evlilik sonrası, büyük çoğunlukla çocuk sahibi olma hayalleri kurulur. Genellikle, anne olmak ya da baba olmak için hazır mıyım? Bu büyük sorumluluğu kaldırabilecek miyim? gibi sorularla pek derine inilmez. “Dünyaya gelen bir şekilde büyüyor” düşüncesiyle, tamamen yüzeysel olarak adım atılır.

Çocuk dünyaya geldiğinde, gereksinimleri ne kadar karşılanıyor?

Gereksinim deyince akla ilk olarak yeme – içme ve giyim geliyor değil mi? Çocuğun duygusal ihtiyacı ne boyutta karşılanıyor? Değer vermek, çocuğunun boy seviyesine inip, gözlerine bakarak onu dinlemek, onunla sohbet etmek, merakla, sürekli sorular sorduğunda sabırla yanıt vermek, küçücük bir şey başardığında bile onu takdir etmek ve daha iyisini yapmasını sağlamak için yüreklendirmek, başını okşayıp onu çok sevdiğini söylemek gibi… Bunların hangisi ya da hangileri tam anlamıyla yapılıyor, ben pek emin değilim.

Hemen hemen her çocuk anne ve babasına aşık olarak doğar. Onlara yüz üzerinden yüz puan verir. Bu puan zamanla ya azalır ya da yıldızlarla süslenir. Bu tamamen çocuk ile ebeveyn ilişkisine bağlıdır.

Değer görmeyen çocuklar çeşitli travmalar ile büyür.

Bu durum birçok olumsuz sonuç doğurur. Duygu ve düşüncelerini ifade edememe, aşağılanma korkusu, başarısız sosyal ilişkiler, şiddete eğilimli olma, sorunlarla baş edememe gibi.

Sevgi ve şefkat eksikliği ile büyüyen çocuklar, yetişkin birey olduklarında, genellikle özgüven sorunu yaşarlar. Toplumda yok olmamak ve kendini bulmak için birçok psikolojik destek alırlar. Kişisel gelişim kitaplarıyla farkındalığını artırmaya çalışırlar. Aynı zamanda erken olgunlaşırlar. Belki de sevgisiz büyümenin tek avantajı budur. Erken olgunlaşmak. En büyük dezavantajı ise sevgiyi başka insanlarda aramak..

Hata yapmak sadece çocuklara özgü müdür?

Elbette ki anne-babalar da çocuklarına karşı, iyi niyetle de olsa, hata yapabilirler. Peki yapılan hata karşısında çocuklarına nasıl yaklaşmalılar? Bence en kötü yaklaşım şekli, ebeveynin, kendini ifade edip özür dilemek yerine, pahalı hediye alarak gönlünü almaya çalışmasıdır. Bu durumu bir kız çocuğu için ele alırsak, çocuğun bilinçaltına şu kodlanır; ‘İlerde evleneceğin adam sana şiddet uygulayabilir, hakaret edebilir ya da seni aldatabilir. Eğer bunları yaptıktan sonra, güzel bir hediye ile senden özür dilemeye çalışıyorsa, onu affedebilirsin’.

Sonuç ne kadar vahim değil mi?

Ebeveynlerin, çocuklarıyla arasında çıkan anlaşmazlıkların çoğu, çocuklarıyla bir yetişkin gibi konuşmamalarından kaynaklanır.

Çocuklarınızın, yaşama karşı duyarsız olmamaları için, duygularını önemseyin. Onlara çok iyi bir karı – koca ilişkisi gösterin. Theodore Hesburgh’un da dediği gibi, “Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük iyilik, onların annelerini sevmektir”. Herşeyin temeli sevgiye dayanıyor. Sevginizi esirgemeyin. Onlara sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi öğretin. En önemlisi de onlar da anne – baba olduklarında, sizleri rol model alabileceği ebeveynler olun. Neticede çocuklarınızın hamurunda sizin mayanız vardır.

Ceren Büyükyarın

 

İyi Günde Kötü Günde isimli yazımı kaçıranlar okumak için TIKLAYIN

2 YORUMLAR

  1. Ebeveyn ilişkisini bu denli net ifade ettiğiniz için teşekkür ederim. ☺️ Çok keyif aldım yazıdan ve sonrasında çocuğumu kocaman öptüm??? emeğinize sağlık ???

Comments are closed.