Muhammet İkbal İslamiyet ve Türk Milleti

Muhammet İkbal İslamiyet ve Türk Milleti

Muhammet İkbal İslamiyet ve Türk Milleti

Türk Milleti’nin, İslâm dünyasının Kurban Bayramı’nı kutlarken, bundan 99 yıl önce, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında, 1921 yılının Ağustos ayına denk gelen bir Kurban Bayramında, bugün Pakistan olan, ancak o dönemde Hindistan sınırları içindeki Lahor kentinde, Mimar Sinan’ın kalfaları tarafından inşa edilen Padişahi camisinde Pakistanlı şair ve düşünür Muhammet İkbal’in duygusal bir çağlayanı andıran konuşmasını.sunmak istiyoruz.

Konuşma özetle şöyle;

‘Kardeşlerim! Kurban Bayramı için toplandığımız şu anlarda çok bedbahtız. İçimiz kan ağlıyor. Sahrayı Kebir Serhatleri’nden Tuna boylarına kadar bütün İslâm dünyasının içi kan ağlıyor. On asırdan beridir Alemdaranı İslâm olan Türkler savaşı kaybettiler. İslâm’ın güneşi kararmak üzeredir. Biliyorsunuz, Anadolu’da Yunanlılar ve onların koruyucusu olan Avrupalı emperyalist güçlerle savaşan kardeşlerimiz Türkler, Afyon ve Kütahya savaşlarını kaybetmişlerdi. Reuter ve Havas Ajanslarının bütün dünya yayınlarından Türklerin beş gündür devam eden Eskişehir savaşlarını da kaybettiklerini öğrenmiş bulunuyoruz.

Eskişehir düştü.

Şu anda Türk kuvvetleri, her yarasından kan sızarak vatanlarının son sınır taşına doğru çekiliyorlar. Durumları perişan ve ümitsizdir. Yunanlılara bütün dünyadan yardım yağıyor. Bunun karşısında Türkler, kadınları, çocukları ve ihtiyarları ile birlikte müttefiksiz ve yalnız ümitsizce savaşıyorlar. Kardeşlerim! Türkler on asır müddetle İslâm’ın şerefini yüceltmek için savaşan ve on asır müddetle İslâm’ın Avrupa’ya üstünlüğünü temsil etmiş olan büyük bir milletin çocuklarıdır. Bir zamanlar dünyanın üçte ikisini kudretle yönetmiş olan bu büyük milletin, sırf bu tarihi görevinden dolayı vücutlarını yeryüzünden büsbütün kaldırmak için Avrupalı emperyalist güçler her taraftan vatanlarına istila orduları çıkardılar. Türkler bu kuvvetleri her tarafta karşılayarak korkunçüstü korkunç bir savaş veriyorlar. Fakat bütün dünyanın kuvvet yığdığı bir savaşta bir avuç yorgun millet ne yapabilir ki? Dua edelim kardeşlerim. Allah, Ehli İslâmı Ehli Salibe karşı yüzyıllarca savunan Türk askerini muzaffer kılsın. İslâm’ın güneşi kararmasın. Yeniden doğarak arzımız üzerinde yükselsin…’

    Bu konuşma, yüz binlerce insanı heyecanlandırmıştır. Pakistan halkının kendisi açlık ve yoksulluk içinde kıvranırken, tüm dünyayı yardıma davet etmiş ve bu çağrı üzerine Türkiye’ye birkaç defada büyük maddi yardımlar gönderilmiştir.

Muhittin NALBANTOĞLU – Yeniçağ – 07. 01. 2006                                                                                                                    

Fuat Fuymaz