Ne Yediğimizi Biliyor muyuz?

Ne Yediğimizi Biliyor muyuz?

Ne Yediğimizi Biliyor muyuz?

İçtiğimiz çayda boya maddesi var, Peynir hileli, dondurma hileli, Bal hileli GDO insan sağlığını tehdit ediyor. NBŞ zehir saçıyor, Ekmek katkı maddeleriyle dolu, Zeytin ayakkabı boyası ile işleniyor, Hayvan yemleri tehlike saçıyor.

Tarım zehirleri öldürüyor, En temel gıdalarımız bu durumda ve Ülkeyi yönetenler bunları düzeltmek yerine, bunlar hakkında konuşulmasına yazılmasına ceza getirmek için hazırlanıyor.

Dünyayı zehirleyen küresel şirketlere çeşitli davalar açıldığı haberlerini okuyoruz. Ülkemizden de Bayer firması aleyhine tazminat davaları açılmış, bu tazminat bedelleri kaybolan toprakları, yok olan endemik yapıyı, hastalıklarla mücadele ederek ölen insanları geri getirir mi.

Bu firmalara dava açılıp milyonlarca lira ödemeye mahkum edilmesi, tarım alanları yok olduktan sonra kimi sonsuza kadar doyurur ki.

reklam

Tarım ve Orman Bakanlığı masa başında yasa çıkaracağına, saha da tarım uzmanları ile üreticiye destek olmalıdır.

“Çay neden hileli” diye uzmanlar araştırma yapsın. Hayvanlarımız hormonsuz beslensin diye çalışmalar yapılsın, veterinerler yetkilendirilsin.

NBŞ yasaklansın, kendi şekerimizi yeniden üretebilmemiz için düzenlemeler yapsın. Hazır gıda tüketimi denetim altına alınsın.

Dış ülkelerden geri dönen tarım ürünleri iç piyasada halka satılmasın imha edilsin, kamuoyu bilgilendirilsin. Yerli ve güvenli gıda üretimi yapılması için yerli projeler geliştirilsin.

Ne Yediğimizi Biliyor muyuz?

Başta halk ekmek olmak üzere, halkımızın en önemli gıdası olan ekmek üretiminde sıkı denetimler yapılsın. Zeytin ülkesi olan memleketimizin bir tek zeytin ağacının kesilmesine bile fırsat verilmesin.

Yanan zeytinlikler fazlasıyla ekilip koruma altına alınsın. Zeytin ve zeytinyağının, uzmanlar yardımıyla sağlıklı ve bilinçli bir şekilde üretimi ve denetimi yapılsın.

Bir çok gıdanın ham maddesi olan buğday çeşitlerimiz korunsun, hayvan yemlerimiz de ülkemizde üretilsin, Hayvancılık desteklensin, hayvanlara hormon, gdo’lu yem, ve bilinçsiz tedavi uygulamaları denetlensin. Sağlıklı süt ve süt ürünleri üretimine destek verilsin. Çay üretimi bakanlık kontrölünde olsun merdiven altı üretime fırsat verilmesin.

Bebek mamaları, gıda takviyeleri yerel ürünlerden üretilsin. Yerel üretici desteklensin yerel tohum satış yasağı kaldırılsın yerel tohum bankaları çoğalsın ve kontrolü tamamen yerli olsun yabancı ortaklar olmasın.

Tüketiciler olarak yediğimiz, içtiğimiz her şeyi sorgulamak zorundayız. Ekilecek topraklarımızı, mezun olan ziraat mühendislerimizi, eğitim vermek üzere bekleyen ziraat fakültelerimizi hayata geçirmek için neler yapıldığını sorgulamak zorundayız.

Ya hep birlikte var oluruz, ya da bölüne bölüne yok oluruz…

Ebru Oğuzhan Yeter

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.