Atatürk İlke ve Devrimleri

Atatürk İlke ve Devrimleri
Atatürk İlke ve Devrimleri

Metin Aydoğan hocamızın son kitabı İNÖNÜ’ yü üzülerek okudum. İNÖNÜ dönemini, önceki kitaplarında farklı konular içerisinde okumuş olmakla birlikte, tek başına bu kitap içerisinde tümünü bir arada görüp değerlendirmek, geçmişi ne kadar bilip bilmediğimiz konusunda okuyucuyu daha çok düşündürüyor.

Bu kitabı okurken, kişilere takılı kalmadım, geçmişte yaşananlarla, bugün geldiğimiz durumu analiz etmeye, bir vatandaş olarak kendime dersler çıkarmaya çalıştım.

”TÜRK DEVRİMİ” kitabı ile ulaştığım, diğer kitapları okurken, ara ara paylaşımlar yaparak tekrar ederken, hep ”neden okumakta geç kaldım” diye düşünmüşümdür.

Bu yüzden özellikle gençlerin bu kitapları okumalarını kendime görev edindim.

1938 ‘den sonra devrimleri korumak, yaşatmak, ileri götürmek, geliştirmek yerine, karşı devrim sürecini hızla başlatanların, bugün içeride ve dışarıda yaşadığımız tüm sorunların sorumluları olduğunu görüyoruz.

Şunu fark ettim ki, 1938 den itibaren karşı devrim sürecini yönetenler, Batı hayranları, ABD yanlıları, Kemalizm düşmanları ve işbirlikçilere rağmen, Tük Ulusu ne Kemalizm’den ne de Atatürk’ten vazgeçmemiş, her doğan çocuk atasının sevgisiyle büyümüştür.

Atatürk İlke ve Devrimleri

Ben de, çocukluğumda hep Atatürk’e duyulan sevgi ve saygıyla büyüdüm. Çevremde İnönü ile ilgili ‘’ülkeyi savaşa sokmadı, millet bu savaşı kaldıramazdı’’ diye duyulan minnet dışında hafızamda kalan başka bir şey hatırlamıyorum.

Bu kitapta, üzülerek görüyorum ki, başta eğitim sisteminin dışa bağlanması, Atatürk’ün çok önem verdiği, liselerde okutulan tarih kitabının kaldırılarak, tam karşıt savlarla dolu kitapların okutulması ihanettir. Atatürk’ün komşularımızla ve diğer ülkelerle olan ilişkilerimizde ki, öngörülerinin göz ardı edilmesi ihanettir.

Milli Şef’in yetkilerini, tam bağımsızlık olan Kemalizm’den yana kullanmayıp Batı’ya bağlanmak için kullanması ihanettir.

1938’den itibaren, tamamen Batı yanlısı bir program izlenmesi ve uygulanması bir ihanettir.

Bu süreçte Atatürk Devrimlerinden ve İlkelerinden geri dönülerek, dışa bağlanmak ihanettir.

Atatürk’ün tüm hassasiyetine ve uyarılarına rağmen yapılan dış anlaşmalar ihanettir. Köy Enstitüleri kurucularının görevden uzaklaştırılmaları, Atatürk’ün devrim yoldaşlarının tek tek tasfiye edilmeleri ihanettir.

Atatürk’ün kurmuş olduğu partiye bıraktığı Devrimler, İlkeler ve Eğitim Birliği’nin temellerinin sarsılması, yıkılması ihanettir.

Karşı Devrimle, ülkeyi bölme çabaları hala işbirlikçilerle varlığını sürdürüyor.

Bu kadar ihanete, işbirlikçiye ve vatan hainine rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk Ulusunun dimdik ayakta durması bir mucizedir.

Bu güç, Türk Ulusu’nun atasına, vatanına olan sonsuz bağlılığıdır. Bu sevgi, Atatürk’ün ülkemize canı pahasına verdiği emeklerin karşılığıdır.

Geçmişten dersler alarak içimizde ki hainleri iyi bellemek, gelecek nesillere gerçek devrimlerimizi anlatmak zorundayız.

Hepimiz suçluyuz, hepimiz sorumluyuz.

Bu gerici istemi yürütenler, sisteme alet olanlar, ilkesiz olanlar, işbirlikçi olanlar, tarihi görmezden gelenler şunu unutmasın ki Çare ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİDİR….

Ebru Oğuzhan Yeter

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.