Sömürgeci Sisteme Karşı Bağımsız Tarım

Sömürgeci Sisteme Karşı Bağımsız Tarım

Sömürgeci Sisteme Karşı Bağımsız Tarım

Küçük üreticiler, aile çiftçileri dünyanın her yerinde tüketilen gıdanın yarısından çoğunun üretilmesine destek vermektedir.

Bu üreticiler, doğru tarım politikalarıyla desteklendiğinde, daha çok ve daha sağlıklı tarım yapmaları, güvenli üretim gerçekleştirmeleri mümkün olacaktır.

Her köyde görev yapacak Ziraat Mühendisleri, teknikerler köylülerin bildikleri geleneksel tarımı daha da geliştirip, girdilerinin azalmasını sağladıktan sonra tüketicilerin sofralarına, zehirsiz gıdanın ulaşmasını sağlayacaktır.

Kendine yetebilen, yerli, güçlü ve zehirsiz bir yerel tarım sistemi mutlaka oluşturulmalıdır.

Bunun için de başta tüketici talepleri olmak üzere, yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir.

Mevcut köylerimizde üretim yaparak hayatta kalma mücadelesi veren çiftçilerimizin ürettikleri yerel ürünler, bir çok endüstriyel ve ithal edilen ürünle kıyaslanamayacak kadar değerlidir ve lezzetlidir.

Sömürgeci Sisteme Karşı Bağımsız Tarım

Bu ürünleri zor şartlarda üreten, üretmeye çalışan üreticilerimiz az değil, bunlara sahip çıkmak zorundayız.

Destek vermek, Kooperatiflerle güçlendirmek, ekonomik zorluklarını kolaylaştırmak hepimizin geleceği için önemlidir.

Hem kendi ihtiyacını karşılayan, hem de yerel pazarlara gelerek ürettiklerini satmaya çalışan küçük üreticiler çok önemlidir.

Onların ellerinde ki tohumlar, kirlenmeyen toprakları, tarımda ki tecrübeleri, kültürleri çocuklarına ve geleceğe bırakacakları en değerli hazinedir.

Onlara sahip çıkmak ise başta, tüketicinin, Yerel Yönetimlerin ve ilgili Bakanlığın görevidir.

İthal edilen, endüstriyel ambalajlı ürünler yerine, yöresel olarak o bölgeye ait ürünlerin, tatların, yemeklerin her türlü mahsulün tüketilmesi için çeşitli etkinliklerle, tanıtımlarla farkındalık ve alışkanlıklar yaratılması gerekmektedir.

İthal ve marka değeri olan ürünler yerine, yerel üreticilerin desteklenerek kendi markalarını yarattıkları ürünlere sahip çıkılmalı onlara fırsat verilmelidir.

Bunun için de Okullar, Oteller, Restaurant vb. yerlere büyük sorumluluk düşmektedir.

Her mahallede mantar gibi türeyen zincir marketler yerine, her mahalleye yerel ürün satış noktaları konulmalıdır.

Her vatandaşın, kendi bölgesinin ürünlerini bilerek, tadarak, öğrenerek, paylaşarak, tanıması ve sahip çıkması sağlanmalıdır.

Çok para kazanmak amacından önce, zehirsiz beslenmek ve beslemek amacıyla üreticilere eğitimler verilmelidir.

Bunları başarabilirsek, ithal ürünlere, ambalajlı gıdalara bağımlılığı azaltabiliriz.

Sömürgeci sisteme karşı koyabilmenin en güzel yolu Tarımda Bağımsız olmaktır.

Yolumuz, uzun, zorlu ancak başarmak imkansız değil. Bu inançla yola çıktık, tüm bu çalışmaları gönüllük esası ve örgütlü olmanın gücüne inanarak birlikte başaracağız.

Ebru Oğuzhan Yeter

 

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.