Su Samuru Gördün Mü

Su Samuru Gördün Mü

Su Samuru Gördün Mü

Ne zaman ki doğal olan, bizim olan varlıkları yok edersek o zaman sahip çıkmak için harekete geçiyoruz. Ya da dünyanın bir ucundan çevrecilerin, bilim insanlarının gelip el atmasıyla bizim olanın farkına varıyoruz…

Doğayı alabildiğince hor kullanıp, belli zamanlar da çöp toplayarak doğaya bir iyilik yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Nesli tükenen bitkiler, soyu tükenen hayvanlar, yok olan yaban hayat, unutulan gelenekler, kültürler, insan ilişkileri, kirlenen sularımız, zehirlenen topraklar hep en kötüsünü yaşadığımız da harekete geçiyoruz..

İyi ki doğayı düşünen, hayvanları düşünen, bilim insanlarımız, gençlerimiz, çeşitli örgütlerimiz var. Onların tek başına bir şeyler yapıp doğayı kurtarmalarını beklemek ise insanların acizliğini gösterir.

Bugün bu duyarlı insanlarla, Fethiye bölgemizin Yanıklar Köyü Akgöl bölgesinde yaşayan, daha doğrusu yaşamaya çalışan Su Samurları ile ilgili sorunları öğrendik.

Bu bölge, Su Samurlarının son yuvası olarak kabul ediliyor. Fethiye’de şehir merkezine uzanan kanalların içlerinde ki su kamışlarının onların yaşamı için önemli olduğunu öğrendik.

Yapılan lüks binalarin manzarasını bozmasın diye bu kamışlar kesilmesin. Kurbağa seslerinin yükseldiği, ördeklerin yüzdüğü kanallara çöpler atılmasın.

Çocuklarımız, kıyılardan ormanlardan çöp toplamayı değil, doğayı kirletmeden nasıl koruyacaklarını öğrensin. Su Samurlarının yaşaması için balık yemeye ihtiyaçları var, onların hakları gaspedilmesin.

Su Samurlarının varlığı o gölde, o bölgede temiz bir yaşam olduğunun göstergesidir sahip çıkılsın. Cennetten bir köşe dediğimiz Fethiye’de Akgöl bölgesi belki de son doğal nokta olarak kabul ediliyor.

Su Samurlarının, sağlıklı sularda, doğal ortamında yaşaması gerekiyor. Bunun için de hepimize önemli görevler düşüyor.

Elli yaşından sonra da olsa gördüğümüz su Samurlarını torunlarımızın da görme hakkı olduğunu unutmayalım.

Doğa anadır, hepimizi doyurmaya yeter. Biz sadece insanca paylaşmayı bilelim.. Teşekkürler FETAV.