Kör Sağır Dilsiz Adalet

Kör Sağır Dilsiz Adalet
kor-sagir-dilsiz-adalet

Kör Sağır Dilsiz Adalet

Adalet neden kör, sağır ve dilsiz olur. Çünkü işlevsiz hale gelmiştir, miadı dolmuştur ne bileyim adalet
bile kendi kendini arar eleştirir sorgulanır hale gelmiştir de ondan.

Bunu bir ülkenin hak hukuk adaleti için nereden mi anlıyoruz. Cevabı biraz basit gibi görünse de hazin bir durum. Geçen Ayşe Tuba Arslan cinayetiyle ilgili bu ülkenin adalet bakanı sayın Abdülhamit Gül bile adaletten şikayet etmişti, sitemi dile getirmiş yapılan yanlışı vicdanı sızlatan bu duruma kayıtsız kalamamıştı varın gerisini siz düşünün.

Adaletin tecelli ettiği bir ülkede yaşamıyoruz maalesef ama adaletin birileri için tescil ettirildiği dahası
emrine verildiği bir ülkede yaşıyoruz işte bu gerçek.

Hukuk sistemimiz adalet mekanizmamız neden ağır aksak yürüyor.

İllaki kafasına vurunca ve kulağından tutunca mı yola gelecek. Ya da nasıl desem hak hukuk adalet masumiyet karinesi gibi terimler hakikatler, can mal güvenliği hayati öneme sahip değerler hatırlatılınca mı aklı başına geliyor Adalet, adaleti temsil ettiğini sananlar.

reklam

Bir ülkenin temeli adalet üzerine bina edilir, inşa edilir. Hz Ömer ne demişti: “ Adalet mülkün temelidir.” Bu sözü
adaletin dağıtıldığı mahkeme salonlarının duvarlarında asılı durması boşuna değildir.

Keşke bu sözü hakim savcıların arkasında duracak şekilde mahkeme salonlarına değil de beyinlerine, zihinlerine ve
vicdanlarına kazılmayı önce öğretilseydi.

Son olaylara bakın adalet mekanizmasının ne kadar tıkırında işlendiğinin kanıtı.

Eskişehir’de boşandı eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Ayşe Tuba Arslan’ın daha önce adli makamlara 20 ‘den fazla dilekçeyle başvuruyla korunma talebinde bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Ve adaleti dağıtanlar 20 den fazla dilekçe veren Ayşe Tuba Arslan için hiçbir işlem yapmıyor önlem ve tedbiri göz ardı ediyorlar. Cinayetin işlenebileceği ve bu yüzden önlem ve koruma gereği duymuyor eşinin tüm tehditlerine rağmen.

Diğer bir kadın cinayeti ise gencecik yaşta seri katil denecek bir psikopatın açık ceza evinden firar etmesiyle hayatına son verdiği Ceren Özdemir’di.

Akıllara durgunluk veren hukuk sisteminin tuhaflıkları söz konusu bu cinayetin islenmesine sebep olan
adamın durumu ile alakalı.

Nereden tutsan elinde kalıyor adalet kurumunun işleyişi, hataları karar verme ve uygulamaları. İşin özü son yıllarda Türkiye’de o kadar kadın cinayeti, tecavüz vakaları, çocuk kaçırma ve istismarı olayları ile hayvanlara şiddet ve benzeri hadiselerin çokça yaşandığı bir dönemde hukuk ve adalet sistemi tartışılmaya devam ediyor.

Ne doğru dürüst bir düzenleme, yasa ve kanun çıkartılıyor ne de caydırıcı cezalar var. Neden yasa boşlukları var, gerekli düzenleme ve yerinde uygulamalar yok.

Toplumsal travmalara, psikolojik ruhsal bunalımlara neden olan bu olaylara karşı bu kişilere karşı bir yasa maddeleri eklenmiyor anayasaya.

Sorgulanması ve eleştirilmesi gereken acil bir konu ama ne yazık ki üç gün sonra unutuluyor olanlar ve gerekli beklenen yasa düzenlemesi kanun teklifleri başka bahara kalıyor yine.

Kazım Özatak

Gazeteci - Yazar // Tarihçi - Sosyolog