Hırs 18.Bölüm

Hırs 29 Bölüm

Hırs 18.Bölüm

– Bu manzara evde en çok sevdiğim yer, oturup ormana, dağ manzarasına bakmak beni mutlu ediyor, yaşantım burada geçmediği için sanırım, bunun tadını çıkarmaya çalışıyorum, sonra burada kitap okumak, eğer akşam işim yoksa burada yemek yemek iyi hissettiren bir şey… eğer teklifimi kabul edersen bunu seninle yapmayı çok isterim İsabel…

-…

O sırada çalan telefon konuşmayı böldü. İçeri Alfred girdi.

– Kusura bakmayın efendim… Bay Patrick sizi arıyor.

– Teşekkür ederim Alfred, izninle İsabel hemen geliyorum.

– Rica ederim Vento.

Vento odadan ayrılınca İsabel kitapları incelemeye başladı, çoğunlukla okuduğu kitaplardı. Vento ilgisini çekmeye başlamıştı.

Vento’nun odaya girip yanına gelene kadar fark etmedi.

– Arayan Patrick’di… Babanla Bordeaux’da karşılaşmışlar, birlikte oturup uzun uzun sohbet etmişler, hatta baban, sizin mahzen için yüklü bir şarap siparişi vermiş.

Hırs 18.Bölüm

-…

– Patrick, babanın beni sorduğunu söyledi, ben de, lütfen kızma bana İsabel, seninle evlenmek üzere olduğumuzu söyledim.

Zaten baban da bu konudan bahsetmiş, biraz benim hakkımda konuşmuşlar ve baban sanırım doğru kararı verdim demiş. Ayrılırken Veronica’yı arayacağını söylemiş.

– Öyle mi? Babam da birkaç güne kadar eve gelir.

Ben eve gitsem iyi olur, nazik davetin için teşekkür ederim.

– Ben teşekkür ederim İsabel, Alfred seni evinize kadar bırakacak, tekrar görüşmek üzere…

İsabel kapıya doğru yöneldiğinde Vento O’nu kolundan tutup kendine doğru çekti, kalbi hızla çarpmaya başlamıştı, Vento iyice yaklaşıp saçlarını kokladı , fısıldayarak;

– Çok güzel kokuyorsun ve bu beni etkiliyor, dedi.

Kolunu bırakıp, yüzünü avuçlarının arasına alıp dudağından öptü.

– Seni seviyorum, karım olmayı kabul edersen beni dünyanın en mutlu insanı yaparsı n.

-…

İşaret parmağını İsabel’in dudağının üzerine yaklaştırdı.

– Şimdi bir şey söyleme aşkım…

-…

Kapıyı açıp, Alfred’e hazırlanmasını söyledi, yine elele kapıya doğru ilerlediler, İsabel’in beline sarılıp,

– En kısa zamanda yeniden görüşmek dileğiyle, dedi.

Bu öpücük İsabel’in başını döndürmüştü, beklemediği bir şeydi, afallamıştı. Hoşuna gitmişti, Vento’nun teninin kokusu. Yol boyunca dudağında hissettiği sıcaklık geçmemişti. Gülümsüyordu.

Eve döndüğünde annesi verandada oturuyordu. Yanına gidip sarıldı.

– Anne babam aradı mı?

– Aradı ama pek rahat konuşamadık, sesi derinden geliyordu, pek anlaşılmazdı, sadece Vento için olumlu düşünüyorum dedi onu bile birkaç defa tekrar ettirdim. Bir iki güne kadar gelir o zaman daha güzel konuşuruz.

– Evet çok haklısın anne, ben de öyle düşündüm.

– Akşam yemeği hazır, hadi kızım…

– Hazırlanıp geliyorum anneciğim.

Devam edecek…

 

Yazının tamamını okumak için yazar Aydan Erdoğan’ın profiline bakabilirsiniz. https://www.habergalerisi.com/author/pontos35/

 

Aydan Erdoğan