Atatürk’ün Hayatı 2

Atatürk'ün Hayatı

Atatürk’ün Hayatı 2 – 1911’de İtalyanların Osmanlı Devleti’ne savaş ilânı ile Trablus-garp Savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal, bu bölgede gönüllü görev almak üzere İstanbul’dan ayrıldı. Trablusgarp’a gelişini takiben bir süre Tobruk ve Derne bölgelerinde gönüllü yerel kuvvetlerin başında bulundu. Bu sıralarda rütbesi binbaşılığa yükseltildi.

1912 yılı Ekiminde Balkan Savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal, Derne’den hareket ederek İstanbul’a geldi. 25 Kasım 1912’de Gelibolu’da bulunan Çanakkale Boğazı Kuva-yi Mürettebe Komutanlığı Harekât Şubesi Müdürlüğü’ne atandı. Bu atama üzerine Gelibolu’ya geldi.

Atatürk’ün Hayatı 2

Selanik düşmüş, Bulgar ordusu ilerleyerek Çatalca’ya kadar gelmişti.

Bu elim vaziyet kendisini çok üzdü. Bu cephede bir süre sonra Bolayır Kolordusu Kurmay Başkanlığı’na getirildi. Bu görevde iken Dimetoka* ve Edirne’nin Bulgarlar’dan geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. Mustafa Kemal, Balkan Savaşı’nın sona erişinden kısa süre sonra, 27 Ekim 1913’de Sofya Ataşemiliterliği’ne atandı. 11 Ocak 1914 tarihinden itibaren Bükreş, Belgrat ve Çetine Ataşemiliterliklerini yürütme görevi de kendisine verildi. Mustafa Kemal, Sofya Ataşemiliterliği sırasında yarbaylığa yükseltildi. 1915 yılı Ocak sonlarına kadar Sofya’da kaldı.

Mustafa Kemal daha Sofya’da iken, 1 Ağustos 1914’te Almanya’nın Rusya’ya savaş ilânı ile I. Dünya Savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal, gelişen siyasal ve askerî olayları büyük bir dikkatle izlemekte; bir taraftan da görüş ve düşüncelerini Harbiye Nezareti’ne bildirmekte idi.

Atatürk’ün Hayatı 2

Ona göre zorunlu hale gelmedikçe Osmanlı Devleti bu büyük savaşın dışında kalmalıydı. Ancak olayların hızla gelişmesi, 29 Ekim 1914’te Osmanlı Devleti’ni de ister istemez İttifak Devletleri yanında savaşa girmek zorunluğunda bıraktı. Mustafa Kemal, bu gelişmeler üzerine Başkomutanlık’tan kendisine etkin bir hizmet istedi ise de bir süre bu isteği yerine getirilmedi.

Atatürk’ün Hayatı 2

Nihayet ısrarı üzerine onu, 20 Ocak 1915 tarihinde, Tekirdağ’da oluşturulacak 19. Tümen Komutanlığı’na atadılar. Mustafa Kemal, bu atama üzerine Sofya’dan ayrılarak İstanbul’a döndü; derhal yeni görev yerine hareket ederek tümenini kurdu.

Bu tümen kısa süre sonra görülen lüzum üzerine, 25 Şubat 1915’te Tekirdağ’dan Maydos (Eceabat)’a nakledildi. Mustafa Kemal burada, 19. Tümen’e ilâveten 9. Tümen’in 2 Piyade Alayı ve bazı topçu birlikleri de emrine verilmek üzere Maydos Bölgesi Komutanı olarak görev yaptı.

 

Atatürk'ün hayatı

Mustafa Kemal Çanakkale’de Atatürk’ün Hayatı 2

İngiliz ve Fransız donanması, 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı’nı geçmeye girişti ise de kıyı topçusunun başarılı savunması karşısında sonuç alamayarak ağır kayıplar verdi. Donanması ile Çanakkale Boğazı’nı geçemeyen düşman, bu defa Gelibolu Yarımadası’nı çıkarma ile zorlamaya karar verdi. Olaylar bu şekilde gelişirken, Genelkurmay Başkanlığı 24 Mart 1915 tarihinde Gelibolu’da 5. Ordu kurulmasına karar vermiş, komutanlığına da Mareşal Liman vonSanders’i atamıştı. Mareşal Liman vonSanders, muhtemel düşman saldırısına karşı kuvvetlerini üç gruba ayırarak plânını yapmış; Mustafa Kemal’in komuta ettiği kuvvetleri ordu yedeğine almıştı. Mustafa Kemal bu plân gereğince, 18 Nisan 1915 günü tümeniyle Bigalı’ya geçti.

İngiliz birlikleri, Fransız kuvvetleri ve ANZAK Kolordusu’yla beraber 25 Nisan 1915 sabahı Arıburnu, Seddülbahir ve Kumkale kıyılarından çıkarma hareketine başladı. Kumkale kıyılarından yapılan düşman çıkarması gelişemedi; Seddülbahir’e yapılan çıkarma kıyı topçusunun yoğun ateşi ve kuvvetlerimizin karşı saldırısıyla durduruldu.

Arıburnu kıyılarından çıkarma yapan İngiliz birlikleri ve ANZAK kolordusu ise karşısında Mustafa Kemal’i buldu. Mustafa Kemal, Arıburnu kıyılarından çıkarmanın başladığını görür görmez, kuvvetleri hızla Bigalı’dan Conkbayırı’na yöneltmişti.

Arıburnu’ndan Conkbayırı’na ilerleyen İngiliz kuvvetleri, o gün, Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen kuvvetlerinin saldırısıyla geri çekilmeye mecbur edildi.

Conkbayırı saldırısında Türk askeri görülmemiş bir inanç ve cesaretle savaşıyor, tarihin en büyük kahramanlık sahneleri sergileniyordu. Dâhi komutan, kumandanlara verdiği emre şu cümleleri de ilâve etmişti:

“Ben, size saldır emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum!

Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir!”(4)

25 Nisan 1915 günü başlayan çıkarma, kuvvetlerimiz tarafından kıyıya kadar itilmesine rağmen düşman, 26 ve 27 Nisan 1915 günleri de çıkarma harekâtına devam etti. İlerlemek isteyen İngilizlerle yer yer şiddetli çarpışmalar oldu; ancak düşmanın her saldırısı, Türk askerinin kahramanca savunması karşısında başarısız kaldı.

Mustafa Kemal, Çanakkale Cephesi’ndeki bu üstün başarıları üzerine 1 Haziran 1915’te albaylığa yükseltildi. Düşman, Çanakkale’de başarı sağlayamamasına, ilerleme gösterememesine rağmen, yine de yeni bir çıkarma yapmada kararlıydı.

Düşünülen çıkarmanın gerçekleşebilmesi için, her şeyden önce ilk direnç hatlarını oluşturan Arıburnu, Seddülbahir ve Kumkale’deki Türk kuvvetlerinin yerlerinden sökülmesi gerekiyordu.

İngilizler bu amaçla 6 Ağustos 1915 günü Arıburnu’ndan, 7 Ağustos 1915 günü de Anafartalar koyundan desteklenmiş kuvvetlerle yeniden topçu ateşiyle saldırıya geçtiler.

Bu kuvvetlerle Mustafa Kemal komutasındaki 19. Tümen kuvvetleri arasında gündüz ve gece şiddetli çarpışmalar oldu. Düşman saldırısının geniş bir cepheye yayılma eğilimi göstermesiyle durum kritikleşti.

Bunun üzerine 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman vonSanders’in emri ile komuta değişikliği yapılarak, “Anafartalar Grubu Komutanlığı”na 8 Ağustos 1915 gecesi Albay Mustafa Kemal getirildi. O gece yarısı komutayı ele alan Mustafa Kemal, beklemeksizin 9 Ağustos 1915 sabahı yaptığı saldırı ile ilerleyen İngiliz kuvvetlerini tekrar çıkarma yaptıkları kıyılara itti.

Aynı günün akşamı Conkbayırı bölgesine geçerek buradaki kuvvetleri de 10 Ağustos 1915 sabahı saldırıya geçirdi; baskın şeklinde geliştirilen bu saldırı ve süngü savaşları sonucu düşman dört saat içinde Conkbayırı’ndan tamamen atıldı. Böylece Anafartalar bölgesine tam anlamıyla Türkler hâkim olmuştu.

Mustafa Kemal, 25 Nisan 1915 saldırısında olduğu gibi 9 ve 10 Ağustos saldırılarında da bizzat ateş hattında bulunmuş, ateş hattından emirler vermiş, bu davranışı beraber savaştığı subay ve erler için ifadesi imkânsız cesaret kaynağı olmuştu.

Conkbayırı’nda kalbini hedef alan bir şarapnel parçasının göğüs cebindeki saate çarpıp geri dönmesi sonucu kesin bir ölümden kurtuldu. Bu savaşlar sırasında gösterdiği kahramanlık, kararlılık ve yüksek komuta yeteneği, kendisine memleket içinde ve dışında büyük ün sağladı. Artık o,

“Anafartalar Kahramanı” olarak anılıyordu.

Aylarca süren çıkarma ve savaşlar sonucu ilerleme sağlayamayan İngilizler, 1915 yılı Aralık sonunda yandaşlarıyla beraber Çanakkale’den çekildiler. Düşmanların Çanakkale Boğazı’nı geçememesi, İstanbul’un işgalini önlemiş; İngilizlerin, Marmara ve Karadeniz üzerinden müttefikleri Rusya ile bağlantı kurma hayallerini söndürmüştü.

Bütün bu olaylar, bir anlamda I. Dünya Savaşı’nın akışını da etkiliyor, dünya tarihinin yönünü değiştiriyordu. Bu savaşlarda İngilizler insan, araç ve gereç yönünden Türklerden şüphesiz ki çok fazla idi; ancak onların unuttukları nokta, Türk askerinin atadan gelen kahramanlığı ve bu kahramanlığı yönlendiren Mustafa Kemal faktörü idi.

Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşları’nın eski şiddetini kaybettiği 1915 yılının son aylarında, yapacağımız son bir saldırıyla düşmanı tutunduğu kıyılardan da sökerek onu tam mağlûp duruma düşürmek görüşünde idi. Ancak bu teklifi, 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman vonSanders tarafından, düşmanın da kıyıdan yapacağı topçu ateşinin ağır kayıplar verdirebileceği endişesiyle benimsenmedi.

Artık bu cephede yapacak bir şey kalmamıştı.

Mustafa Kemal, 9 Aralık 1915’te “Anafartalar Grubu Komutanlığı”nı, Fevzi (Çakmak) Paşa’ya bırakıp izinli olarak Çanakkale’den ayrıldı; İstanbul’a döndü. Mustafa Kemal, 16 Ocak 1916’da karargâhı Edirne’de bulunan 16. Kolordu Komutanlığı’na atandı ve bu atama üzerine Edirne’ye geldi.

Kısa süre sonra bu Kolordu Karargâhı’nın -Başkomutanlık Vekâleti’nce- Diyarbakır’a kaydırılma ve Doğu Cephesi’nde aynı isimle yeni bir kolordu kurulması kararı üzerine, Mustafa Kemal bu kolorduya komutan olarak atandı.

27 Mart 1916’da Diyarbakır’a gelerek komutayı ele aldı. 1 Nisan 1916’da rütbesi generalliğe yükseltildi. Diyarbakır’a gelişini takiben kısa bir hazırlıktan sonra 2 Ağustos 1916 sabahı emrindeki kuvvetleri Bitlis ve Muş yönünde saldırıya geçirdi; Ruslarla iki tümenimiz arasında saldırı ve karşı saldırı şeklinde şiddetli çarpışmalar oldu.

Nihayet 7 Ağustos 1916 günü Muş, 8 Ağustos 1916 günü de Bitlis, kuvvetlerimiz tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. (Muş, ne yazık ki 25 Ağustos 1916’da tekrar Rusların eline düşmüştü. Mustafa Kemal Paşa, 2. Ordu Komutanlığı sırasında, 30 Nisan 1917’de Muş’u ikinci defa Rus işgalinden kurtardı.)

Doğu Cephesi’nde 16. Kolordu Komutanı olarak görev yapan Mustafa Kemal Paşa, 12 Aralık 1916’da -Ahmet İzzet Paşa’nın izinli olarak bir süre İstanbul’a gitmesi üzerine- vekâleten 2. Ordu Komutanlığı’na atandı.

Karargâhı Diyarbakır’da olan bu ordunun Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey’di. Mustafa Kemal Paşa’nın, İnönü ile yakından tanışması, emir-komuta zinciri içinde çalışması bu tarihlere rastladı.

Atatürk'ün Hayatı

 

Mustafa Kemal Paşa, 17 Şubat 1917’de Hicaz Kuvve-i Seferiyesi Komutanlığı’na atanması üzerine Şam’a giderek Sina Cephesi’ni denetlediyse de kısa bir süre sonra bu komutanlığın kaldırılması üzerine -Ahmet İzzet Paşa’nın yerine- 2. Ordu Komutan Vekilliği’ne atandı.

Tekrar Diyarbakır’a dönen Mustafa Kemal Paşa, 16 Mart 1917’de asaleten 2. Ordu Komutanlığı’na getirildi. Fakat bu görevde de çok kalmayarak 5 Temmuz 1917 tarihinde, Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı’na bağlı olarak Halep’te kurulması kararlaştırılan 7. Ordu Komutanlığı’na getirildi.

Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı’nı Mareşal Falkenhayn yürütmekte idi.

Mustafa Kemal Paşa, 23 Ağustos 1917 günü Halep’e gelerek göreve başladı. Fakat, bir süre sonra Mareşal Falkenhayn ile aralarında askerî görüşler ve uygulanacak harekât bakımından anlaşmazlık çıktı; bu anlaşmazlık sonucu Mustafa Kemal Paşa, 6 Ekim 1917’de 7. Ordu Komutanlığı’ndan istifa etti.

Kendisine tekrar Diyarbakır’daki eski görevi teklif edildi ise de kabul etmedi ve izinli olarak İstanbul’a geldi. 7 Kasım 1917’de İstanbul’da Genel Karargâh’ta görevlendirildi. Ancak, kısa süre sonra Veliaht Vahdettin Efendi’nin maiyetinde Alman Umumî Karargâhı’nı ve Alman cephelerini ziyaret etmek üzere Almanya seyahatine katıldı.

15 Aralık 1917 – 4 Ocak 1918 arasını kapsayan bu seyahat sırasında Mustafa Kemal, Alman askerî çevrelerinde incelemeler yaparak, Alman İmparatoru II. Wilhelm ve dönemin tanınmış komutanlarıyla görüştü. Onlara -hoşlanmasalar da- I. Dünya Savaşı’nın olası sonuçları hakkındaki görüşlerini açıkça ve belirgin şekilde anlatıyordu.

Mustafa Kemal Paşa, 20 gün süren Almanya seyahatinden İstanbul’a döndükten bir süre sonra böbrek rahatsızlığı nedeniyle Viyana ve Karlsbad’a giderek tedavi gördü.

13 Mayıs 1918 – 4 Ağustos 1918 arasını kapsayan bu seyahat dönüşü, Mareşal Falkenhayn’ın yerine Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı’na getirilmiş olan Mareşal Liman vonSanders’in emrindeki 7. Ordu’ya, 7 Ağustos 1918’de tekrar komutan oldu ve 26 Ağustos 1918 günü Halep’e geldi.

Atatürk’ün Hayatı 2

Mustafa Kemal Paşa, bu cephede İngilizlere karşı başarılı savunma savaşları yaptı.

Takviyeli İngiliz kuvvetleri karşısında, O’nun üstün yönetimi ile bu bölgedeki Türk ordusu dağılmaktan kurtarılmış, büyük bir düzen içinde Halep’e kadar çekilme başarısını göstermişti.

Fakat, I. Dünya Savaşı Almanya ve yandaşları aleyhine gelişiyordu. 29 Eylül 1918’de Bulgaristan savaştan çekilmiş, 4 Ekim 1918’de Almanya, 5 Ekim 1918’de de Avusturya-Macaristan ateşkes istemişti. İstanbul’da Talât Paşa Kabinesi istifa etmiş, yeni kabineyi 14 Ekim 1918 günü Ahmet İzzet Paşa kurmuştu.

Bu gelişmeler karşısında Mustafa Kemal Paşa yetkili makamlara, askerî ve siyasî önerilerine devam etti ise de yine kabul ettiremedi. Nihayet 30 Ekim 1918 tarihinde de Osmanlı Devleti, İtilâf Devletleri ile Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalayarak I. Dünya Savaşı’ndan çekildi.

Atatürk’ün Hayatı 2

Mustafa Kemal Paşa, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imza edildiği gün, Mareşal Liman vonSanders’in yerine Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı’na atandı ise de artık yapacak bir şey kalmamıştı.

7 Kasım 1918’de bu grup komutanlığının da Padişah iradesiyle kaldırılması ve kendisinin Harbiye Nezareti emrine verilmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa, Adana’dan hareketle 13 Kasım 1918 günü İstanbul’a geldi. Artık Türkiye, ateşkes şartlarını yaşıyordu.

 

*   Osmanlı döneminde, Batı Trakya’da Edirne’ye bağlı bir kasaba (Bugün Yunanistan sınırları içindedir).

4   Ruşen Eşref ÜNAYDIN, Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat, 1930, s.31

Kaynak:

https://www.tbmm.gov.tr/kultursanat/mka_hayati.htm

https://www.ktb.gov.tr/TR-96300/ataturk39un-hayati.html

http://www.ata.tsk.tr/01_hayati/ataturkun_ailesi.html

Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Prof. Dr. Utkan KOCATÜRK. 1999 2.Basım.

Ruşen Eşref ÜNAYDIN, Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat, 1930, s.31

 

Muammer Erdem

 

Atatürk Hayatı 1.Bölüm için TIKLAYIN

Atatürkçü, Araştırmacı Tarih Yazarı