İklim Aktivisti Greta Thunberge Açık Mektup

İklim Aktivisti Greta Thunberge Açık Mektup

İklim Aktivisti Greta Thunberge Açık Mektup Sevgili Greta,

İklim konusunda çabalarını görüyorum ve kusura bakma da samimi bulmuyorum.

En başta bu mektubu her ne kadar sana hitaben yazıyorsam da, blogumdaki okurlarım için yazıyorum. Bu yazdıklarımı birilerinin sana ulaştıracağına pek ihtimal vermiyorum.

Senin samimiyetine inanmamam için ilk neden, dünya basının sana olan ani ilgisi. Senden önce de iklim için eylem yapan çocuklar-gençler oldu. Hatta onlar bizzat evlerini, köylerini, tarlalarını, ormanlarını, göllerini, denizlerini ve doğalarını savunuyordu.

Basının ani ilgi gösterdiği çevreciler, genelde çevrenin dost görünümlü düşmanları oluyor. Bana TEMA vakfı kurucusu Hayrettin Karaca’yı hatırlatıyorsunuz. Erezyon diye diye 90’larda yeri-göğü inletiyor, çayırlara-meralara ot ekiyor,  yamaçları taraçalandıyor, siyasilere lafını esirgemiyor, geniş alanlarda ağaçlandırma yapıyordu.

reklam

Lakin Hayrettin Karaca ve Tema, şirketlere, holdinglere hiç laf etmiyordu.

Sonuçta meraları bir avuç ot parasına yağmalayan yasayı ve ormanlara hançer vuran yasayı çıkarmayı başardı. Hayrettin Karaca bir kere Isparta’ya, üniversitemiz Süleyman Demirel’e gelmişti. Herkese laf giydirmiş, ben İstanbul’un kuzey ormanlarına ilk hançeri vuran Koç Üniversitesini sorduğumda beni azarlamıştı.

Sen de Greta, devletlere, politikacılara lafını esirgemiyor, ama şirketlere laf etmiyorsun.

Ülkemizin en büyük tekstil patronlarından birinin gerçekten doğa aşkı adına bu işe girdiğini düşünmek, ancak basının toplu propagandası ile inanılacak bir saçmalıktır. Sen de Greta, sanayileşmiş bir refah ülkesinin bireyi olarak senin bütün bunları doğa aşkına yaptığına inanmıyorum.

Lenin’in dediği gibi, son adımda devrimden yana olup, olmamanız, sadece bulunduğunuz sınıfla ilgilidir. Yani hiç gitmediği Britanya adasının gelirlerinin tamamına yakınını kendi kesesine aktaran Roma senatörü Seneca gibi yazılarınızda gerçek bir sosyalist olabilirsiniz ama o devrim anında Bolşeviklerin karşısında olacaksınızdır.

Greta, sen belki bir dolar milyoneri veya milyarderi değilsin lakin pek çok ülkenin halkı için süper bir refah seviyesindesin ve sen toprağını maden kartellerinden korumaya çalışan köylü çocuklarının tırnağı bile olamazsın.

Sana sorarım Greta, hangi ayakkabına pençe yaptın ya da iyice yırtılana kadar giydin? O elbise ve ayakkabıları, Türkiye, Mısır, Bangladeş ve benzeri ülkelerdeki üç kuruş maaşlı işçiler üretiyor. Aynı sefil atölyede en ucuz elbiseler ile en lüks markalar yan yana üretiliyor.

Ama o lüks markaları tasarımcılar tasarlıyorlar diyeceksin.

Tasarımı da gene üç kuruş maaşlı desen ressamları ile stilistler yapmakta. Modacılar, muhteşem eserlerle aklımızı baştan almak isteyen sanatçılar değil, ucuza mal ettikleri malları bize kakalamaya çalışan sahtekar tüccarlardır.

Sonra Greta, elektronik eşyalarını, özellikle cep telefonunu ne sıklıkla değiştiriyorsun? Ben dikiş tutmaz derecede eskiyene ya da çalınana kadar kullanıyorum. Akıllı telefonlar çoğunlukla 4 sene dolunca kullanılamaz oluyorlar.

O elektronik eşyalarda kullanılan değerli madenler yüzünden Sahra Altı Afrika’da özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyetinde şiddeti sık sık şiddeti değişen çatışmalar oluyor, Kongo Yağmur ormanları tahrip ediliyor.

Yağmur ormanları demişken, o bol bol yediğin çikolata ve hatta banyo yağlarında kullanılan palmiye yağları yüzünden Endonezya ormanları yağmalanıyor, orangutanlar evsiz kalıyor.

Evsiz kalanlar demişken, şiddeti hiç azalmayan Suriye ve Yemen iç savaşları için de bir şey demeyecek misin Greta? O savaşta doğa zarar görmüyor mu sanıyorsun?

Sonra her yaz güneşlendiğin, Araplar gibi bronzlaşıp,  karardığınız ve yüzdüğünüz o oteller uğruna nice orman yakılıyor biliyor musunuz?

Ayrıca yazları kararıp, yüzmekten ibaret tatil anlayışınız da saçma. Benim öyle her sene bir yerlere gitme imkanım olsa her sene başka bir ülkeye, şehre veya denize giderim. Yeni dünyalar keşfederim.

Gençken turizm sektörünün ülke ekonomisini kurtaracağını düşünürdüm.

Çünkü basın böyle propaganda yapıyordu. Bu gün ise görüyorum ki sahil boyunca o oteller yıkılsa, yerine zeytin, portakal, mandalina bahçeleri, susam, pamuk, kereviz tarlaları olsa, ekonomi için daha iyi olur. Ayrıca o koylardaki beton binaları yıkıp, tekrar ağaç dikmeli. Sizden de rica ediyorum, o İngiliz usulü kum-güneş-deniz üçgenli tatil anlayışınızı değiştirin. Öyle yapmayacaksınız biliyorum ama ben istemiş olayım.

Son olarak Greta, senden de, bu büyük şirketlerin çıkarına bir şeyler çıkacak diye düşünüyorum, tıpkı TEMA gibi.

Son olarak Greta, insan hangi sınıftan olursa olsun, Atatürk’ün dediği gibi, gerçekleri söylemekten korkmamalı.

Sinan Kemal
Araştırmacı; Yazar