Yalancı Muhalefet İle Veryansın

Yalancı Muhalefet İle Veryansın

Yalancı Muhalefet İle Veryansın

Trump’ın seçimleri kazanması çok tartışıldı. Özellikle Facebook verilerini kullanması ve Facebook üyelerini yönlendirmesi çok konuşulmuştu. Pek konuşulmayan tarafını da geçenlerde fark ettim.

Facebook’da, sosyolojide etkili kişi denen ve sürekli siyasi olayları takip eden, paylaşım yapan kişiler hedef alınmış.

Bu kişiler sadece siyasette değil, diğer konularda da aktifidir. Mesela eşek-domuz eti kullanan, yasaklanan firmaları önce onlar basından bulur ve takip ederler. Ardın da arkadaşlarına anlatırlar.

Amerika’da reklamlarda bu kişiler birincil dereceden hedef alınırlar. Trump ekibi üç yüz milyon Ameikalıdan, yaklaşık on bin kadarını hedef almıştı.

reklam

Öte yandan politik reklamcılıkta başka bir tür strateji vardır.

Bir seçmeni size oy vermesi konusunda ikna edemiyorsanız,  rakibinize de oy vermemesini sağlayın.

Bu nasıl mı olacak? Rakibinizi oy vermeye değer olmadığını, ideolojiyi hakkıyla taşımadığını iddia edin. Bunu yaparken de rakip parti taraftarı veya cenahı gibi görünün.

Türkiye’de yıllardan beri yapılan bir şey.

Yetmişli yıllarda başlayan bir şeydir bu ve sloganı da kulağımıza tanıdık gelecek.

Cehepe aslında sol bir parti değil, cehepe devletin faşist partisidir. Bu tipler  yetmişlerden başlayarak önce CHP’yi, bir ara da DSP’yi sağcı ve burjuva partisi olarak gördü.

12 Eylül öncesinde özellikle radikal solcular, illegal sol oluşumlar, sağ partilerden evvel CHP ve Atatürkçülükle uğraştı. Doğu Perinçek önderliğinde Atatürk’e küçük burjuva devrimcisi dendi.

Perinçek ilginç bir figür.

Marksist, Maoist, Kürtçü, Türkçü oldu  ve bütün bunlar olurken tek sabit dostu Çin Halk Cumhuriyeti, tek sabit düşmanı da CHP oldu.

Bu çok solcu tipler, nedense birden bire hidayete eren, sağa geçenlerin bayrak başlığını  yaptılar.

Solu önemsemeyen sağcı yayınlar ise, bu tür yayınları havada kaptı ve sayfa sayfa döşedi yıllarca.

İki binli yıllarda ise bu tayfa birden bire kayboldu.

Sonra CHP’yi faşist bulmalar başladı, yetmez ama evet referandumu öncesi. O zamanlar CHMP birliği falan deniliyordu. O zamanlar sözde boykotla referandumu destekleyen HDP, yere göre sığmıyordu. Tabi o zamanlar çözüm süreci saçmalığı zamanıydı.

Bu zorlama ittifakın çok sürmeyeceği belliydi (en azından şahsım tarafından). Bu sefer de CHDP demeye başladılar.

Bu propagandada amaç, size oy vermeyecek kişilerin oyunun heba olmasını sağlamaktır.

Demokrasinin tarihi kadar da eski bir iştir.

İşin kötüsü en az bilinen ve seçmenin en savunmasız olduğu oyundur. Bu oyun için, evin adamları seçilir. Zira hırsız evin içindeyse, öküz bacadan bile çıkar.

İktidar ile mücadelenin en önemli yolu, doğru oy vermektir. Boş oy vermek ise, rakibe oy vermektir.

Sinan Kemal

Araştırmacı; Yazar