Sağlıklı Ürünler Çok Uzak Değil

Sağlıklı Ürünler Çok Uzak Değil

Sağlıklı Ürünler Çok Uzak Değil

Çiftçiler ürünlerini hasat etmeye başladılar. Bir yandan da yeni tohumlar toprakla buluşuyor. Çarşı pazarda ise fiyatlar el yakıyor.
Tüketicinin alım gücü düşerken, üretici de ürettiği ürünü masraflarını kurtaracak şekilde satabilme derdinde. Yanlış tarım politikaları ile bu günlere geldik. Etkili ve kalıcı çözümler üretmeden aynı düzeni devam ettiriyoruz.
Toplumun hemen her kesimi sağlıklı ürün arayışı içerisinde.. Ne yazık ki sağlığımızı kaybedince ya da sevdiklerimiz hasta olunca, bebekler için, hamileler için bu arayışa giriyoruz.

Bilinçli üretici/çiftçi ancak doğru tarım politikasıyla doğru üretim yapabilirler.

Tarım ülkesi olmaktan çıktık, hızla tüketim bağımlısı olduk. Gümrükten dönen ürünler, hal’de satılamayan çöpe dökülen ürünler, tarlada çürüyen ürünler, ithal ürünler, genetigi değiştirilmiş ürünler, süresi geçen ürünler, sayısız katkı maddesi içeren ürünler her gün çeşitli haberlerle gündemde yer almaya devam ediyor. Bu haberleri okudukça yediğimiz her şeyden korkar duruma geldik.
Yapılacak en doğru şey yaşadığımız bölgenin Atalık tohumlarına, aile çiftçilerine, yerel pazarlarda satış yapan küçük üreticilere ulaşmak olmalıdır. Bu üreticiler ile kurulan iletişim hem onlara güven verecek hem de sağlıklı ürünlerin talep edilmesi onları daha çok üretime teşvik edecektir.
Bölgemizde yaş sebze ve meyveler tarladan pazara çoğunlukla aracısız ya da Kooperatifler aracılığı ile ulaşıyor. Küçük üretici ürettiklerini az da olsa satmak için her imkanı değerlendiriyor. Bu durumda bilinçli tüketici sağlıklı ve marketlere göre daha ucuz ürünlere nasıl ulaşacağını küçük yerlerde daha kolay bulabiliyor.
Büyük şehirlerde yaşayanlar ise pazarda ve marketlerde satılan ürünlerin hem güvenilir olup olmadığı endişesini taşıyor hem de aşırı fiyatlardan şikayet ediyor.. Üreticiden tüketiciye satış imkani yerel yönetimlerce ve kooperatiflerce mutlaka sağlanmalıdır.
Sağlıklı beslenmek, ülke tarımına destek vermek ve Atalık tohumlarla üretimin artarak devam etmesine katkı sunmak isteyen tüketicilerin sayısı her geçen gün artıyor. Hem sağlıklı üretim yapan, hem atalık tohumları yaşatmak için emek veren küçük üreticilerin ve Kooperatifllerin mutlaka desteklenmesi gerekiyor.
Tarlada ürettiği ürünü yerel pazarlara getirip satma imkanı olmayan küçük üreticilerin sayısı çok fazla bunlara da pazar sağlanmalıdır. Sağlıklı ürünler çok uzak değil, farklı günlerde bir çok yerde kurulan semt pazarlarında küçük üreticilerle iletişim kurmak yeterli.

Tüketiciler de özellikle büyük şehirlerde küçük gruplar halinde toplu alımlar yaparak Kooperatifleri desteklemelidir.

Bu alım-satımlarda oluşacak karşılıklı güvenle, zaman zaman üreticilerin tarlaları ve üretim alanları tüketicilerce gezilebilmelidir. Atalık tohumlardan üretim yapan çiftçiler ancak geçimlerini sağlayacak para kazandıklarında, ektikleri Atalık tohum ürünleri talep gördükçe büyüyebilirler.
Bu üreticilerin çocukları da, bu refahı yakalayıp, topraktan para kazanacağına inanırsa tohumuna, toprağıına sahip çıkar ve aile çiftçiliğini devam ettirir.
Üretici ve tüketici olarak gücümüzü birleştirirsek tıpkı bir tohum gibi kök salarız, bir oluruz, iri oluruz, diri oluruz. Yoksa hem küresel şirketlerin esiri, hem de kendi topraklarımızda onların hizmetçisi oluruz.
Ebru Oğuzhan Yeter
1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.