Orman Hiç Bu Kadar Sessiz Kalmadı

Orman Hiç Bu Kadar Sessiz Kalmadı

Orman Hiç Bu Kadar Sessiz Kalmadı – Yaklaşık yedi ay önceydi, Göcek’te Çıntar toplama yarışmasına katılmak için gitmiştik. Yağmurların arkasından, orman içlerinde özellikle çam ağaçlarının diplerinde bulur dediler. Nemli yerlerde çam iğnelerinin altına gizlenmiş durumda bulunan, çintarları toplamak hepimizi büyülemişti.

Kimsenin derdi birinci olmak değildi. O cennet doğanın içinde olmak, o heyecanı yaşamak zaten bir ödüldü. Göcek sırtlarında, muhteşem orman içlerinden ilerleyerek elimizde ki sopalarla çam ağaçlarının diplerini eşelerken, bir anda irili ufaklı kızıla yakın, parlak turuncu renkte çintarlar çıkıyordu karşımıza.

O gün yaşadıklarımızı anlatırken şöyle bitirmiştim. ”Doğaya teşekkür ederek alıyorsunuz her bir çıntarı, köküne zarar vermeden, başka canlıların hakkını yemeden.” İşte bu çıntarları toplamaya kıyamadığımız sayısız güzelliklere sahip olan Göcek alevlere teslim oldu.

Orman Hiç Bu Kadar Sessiz Kalmadı

Diplerini eşelediğimiz, çıntarları bizim için koruyan o ağaçlar artık yok.

Daha dün karşıdan karşıya aheste geçerken arabanızı durdurup, elinizle bir kenara koyduğunuz, kıyamadığınız o kaplumbağa artık yok.

reklam

Uzun uzun öten, dinlerken seni huzur vadisine götüren o kuşların sesi artık yok. Atılan çöplere ettiğin isyanları, savurduğun küfürleri hatırla, bir şişe, bir plastik görünce içinin acıdığı, vicdanının isyan ettiği o orman artık yok.

Hiç yorulmadan yollarında yürüdüğün, pürenler arasında kaybolduğun, güneş ışığını dallarının arasından süzerek yüzüne düşüren o kızıl çamlar artık yok. böğürtlenler dağ çilekleri yabani armutlar sedir ağaçları dağ lalaleri yok artık Hangi birini saysak ki ölen canların, duyabiliyormusun alevler arasında karıncaların çığlığını, Yavrusuna sarılarak ölen tavşanın gözünde ki yaşı hissedebiliyormusun ?

Hayvanlar konuşmaz, ağaçlar konuşmaz, senin zalimliğini söylemez diye mi, yok sayıyorsun onların canını…

Can kaybı yok derken, hangi cansızdan söz ediyorsun?

Sahibinin canı sıkılınca sokağa bırakılan, ormanları ev bilen köpeklerin sesini duyuyormusun. Her gece kulakları sağır eden cırcır böcekleri sustu onların sessiz çığlığını duyuyormusun.

Artık kokusunu duymayacaksın kızılçamların. Teşekkür ettigim orman, dokundugum çalı çırpı, yuvasında yavrularını besleyen kuşlar artık yok.

Can kaybı çok, can kaybı sonsuz, can kaybı isimsiz… Kimi ot, kimi sadece bir ağaç, kimi yine senin yüzünden nesli tükenen ceylan, kimi hamile kimi yeni doğan, kimi tosbağa,kimi çalı çırpı, kimi karınca kimi bir kaç köpek. Kimi adını hiç duymadığı bir kaç sürüngen..

Peki ya dağ keçileri kurtarabildiler mi canlarını.. Bunlar gibi binlerce çeşit can…. Bunların hangisi çakar kibriti acımasızca, Bunların hangisi yıkar bir yuvayı … Bunların hangisi söker bir ağacı kökünden..

Yerine koyamayacagımız kadar CAN kaybettik. Orman Hiç Bu Kadar Sessiz Kalmadı !!  Alevler içinde kalsın vicdanlarınız …

Ebru Oğuzhan Yeter

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.

2 YORUMLAR

  1. Harika bir yazi etkilenmemek mumkun degil Neden durduramıyoruz bu yanginları sadece ihnal mi kasit da var mı diye sormamak olmaz Hep en guzel yerler mi yaniyor yoksa her agacın olduğu yer mi güzel Çok uzgunuz ićimiz yaniyor Ama birsey degil cok ßey yapmalı

Comments are closed.