Milli İradenin Gerçekleşmesi

Milli İradenin Gerçekleşmesi

Milli İradenin Gerçekleşmesi

Millî irade bir milletin arzu ve beklentilerinin bileşkesidir. Ancak Atatürkçü düşünce sistemine göre: söz konusu isteklerin olduğu gibi kabullenilip yerine getirilmesi doğru mudur, neden? Yazımı bu sorunun cevabını arayarak sürdüreceğim. Kaynak kitabım her zaman olduğu gibi ‘’Birinci Görev Okulu’’ kitabımız.!

Millî İrade nedir ?

Bu sorunun cevabını büyük Atatürk veriyor: Kuvvetin kaynağı ve sahibi tektir, millettir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millî İrade, milletin ortak arzuları, eğilim ve tercihlerinin bileşkesidir. Millet, iradesini, sahip olduğu “Millî Egemenlik” adlı güçle gerçekleştirir. Egemenliğin milletin elinde kalabilmesi için, halkın kendi yazgısını bizzat idare etmesi esastır; aksi halde millet şunun bunun oyuncağı olur

Sözü geçen ‘’Ortak Arzular’’ nelerdir, diye düşünerek devam ediyorum; bireysel ve sosyal ihtiyaçların tümüdür; beslenme, barınma, iş sahibi olma, sağlık ve güvenlik gibi hizmetler… tüm insanlığın ortak ihtiyaçlarıdır çünkü insan gibi yaşamak buna bağlıdır.

Peki ya ‘’Bileşke’’; bir toplumun bir milletin belli bir anda hissettiği bir kaç ihtiyacın toplam şiddetine eşit olan ihtiyaç anlamına gelir. ‘’ Hangi ihtiyaç güçlü ise önclik ondadır. Örneğin: İşsizlik, eğitim vs…

*

Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin öz yapısında:

Bilimcilik ve Ahlak ilkelerinin gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.

*

Milli irade nasıl gerçekleşir; millet kendi egemenliğine dayanarak, devlet teşkilatı vasıtasıyla iradesini yani milli iradeyi yerine getirir. Böylece milli irade gerçekleşmiş olur. Örneğin; son İBB seçimleri

Halkın istekleri daima yerine getiriliyor mu, yoksa milli irade gerçekleşirken sosyal ahlak ve bilim kuralları dışında bazı olaylar mı gerçekleşiyor? Atatürk’ün Milli İrade hakkındaki sözlerine dikkat edelim…

Atatürk diyor ki; Ülke ve millet hizmetinde öncü olmak isteyenlerin esin kaynağı, ancak milletin gerçek duyguları ve emelleridir. Her türlü başarı sırrının, her türlü kuvvetin, kudretin gerçek kaynağının, milletin kendisi olduğuna kanaatimiz tamdır. Bu nedenledir ki, milleti yönetmede prensibimiz, milletin ortak ve genel fikir ve eğilimlerine tabi olmak olmuştur.

Bir milletin, egemenliğini idrak etmiş olabilmesi ve onu güvenle koruma altında tutabilmesi; birtakım özel niteliklere ve üstün terbiyeye sahip olmasıyla mümkündür. Bir milletin ki, siyasi terbiyesinde, toplumsal terbiyesinde, vatan sevgisinde noksanlık vardır; öyle bir millet egemenliğini gerektiği derecede kuvvetle elinde tutamaz.

Milli irade gerçekleşirken ihtiyaç duyduğumuz en büyük iki kavram;

her alanda olmazsa olmaz ilke ahlaklı olmaktır. Gelişen ve daima yeni veriler ortaya koyan bir dünyaya  sırtımızı çeviremeyiz. O yüzden akıl ve bilim bizim rehberimiz olmalıdır…

Ve Atatürk diyor ki; en iyi siyaset her anlamıyla en çok kuvvetli olmaktır. En çok kuvvetli olmak da yalnız silah kuvvetiyle olmaz. Benim demek istediğim, manevî, ahlakî, bilimsel ve teknik yönlerden kuvvetli olmaktır. Bu niteliklerden yoksun bir millet, bütün bireyleri en son silahlarla donatılmış olsa bile, kuvvetli değildir.

*

Bir toplumun milli iradeyi gerçekleştirebilmesi için öncelikle o ülkenin eğitim düzeyinin değişmesi gerekir. Eğitilmemiş bir toplum karnını doyurmak için tarlasını dahi süremez. Eğitilmemiş bir toplum barınma gibi temel ihtiyaçlarını da karşılayamaz. Çağdaş ve modern kentler kuramaz, çünkü bilimden fersah fersah uzaktır. Eğitilmemiş bir toplum kendi hakkını arayamaz ve milli iradenin gerçekleşmesine yardımcı olamaz çünkü o olgunluğa erişememiştir.

Günümüzde sosyal ahlaksızlık her kuruma sirayet etmiştir, akıl ve bilime artık ihtiyaç duyulmuyor çünkü herkes herşeyi biliyor.

*

Millî irade yurttaşların yaptıkları tercihlerin bileşkesidir. Bundan şu sonuç çıkar ki, milletin iradesini oluşturan bireysel tercihler ne kadar çağdaş eğitimle biçimlenmiş ise, bilimsel gerçeklerle ne kadar yoğrulmuşsa, millî iradenin yapısı da o kadar gerçekçi, verimli, o kadar mükemmel olur. Bu noktada, kamu boyutuna da geçerek diyebiliriz ki, beyan edilmiş millî irade ne kadar gerçekçi ve bilimsel olursa, onu esas alarak iş yapacak olan devlet yöneticilerinin hizmetleri de o kadar gerçekçi ve bilimsel olacaktır. Kamu hizmetleri ile halkın ihtiyaçları arasındaki uyum da o ölçüde tam, gerçekçi ve verimli olacaktır. (CD)

Meltem Karakoyun

11.07.2019