Olan Olmuş

Olan Olmuş

Olan Olmuş

Devlet bizi ikna etmeye çalışırdı, şimdi biz Devleti ikna eder olduk.
Biz Televizyon seyrederdik. Şimdi Televizyon bizi seyrediyor.
İlk haberi Gazete aktarırdı, simdi ilk haberi biz aktarır olduk.
Önceden umumi yerderde “çiçekleri koparmayın!” yazısı olurdu. Çiceklere dokunmazdık.
Simdi göze gelen ağaçları balta vurur oldu.
Merdaneli Çamaşır Makinalarında tek bir deterjan ile, bir saat içinde, beş kova suyla, sakız gibi çamasir yıkardık.
Şimdi yüz çeşit deterjan, bir bardak su ile beş saat dönen makinalarda, alaca-bulaca çamaşır yıkar olduk.

Ekonomik krize rağmen;

Cumhuriyet’in kuruluşundan 1950 yılına kadar, 4000 km uzunluğunda inşa edilen Demiryolu’nun  ucuna,  bugüne kadar, ancak 8485 km daha demiryolu ekleyebildik.
En büyük kazalar yeni eklenen demiryollarında gerçekleşti. Keşke eklemeseydik.
“Yerli Mali” diye bir hafta vardı, sahi ne oldu?
Önceden çocuklar dışardan eve girmezdi. Şimdi içerden dışarı çıkmaz oldu.
Önceden öğretmen öğrenciyi azarlardı.
Şimdi öğrenci öğretmeni tehdit eder oldu.
Önceden soğansız yemek olmazdı, Şimdi yemek var da…  soğan yok oldu.
“Deniz, Deniz” diye ölürdük, sahiller imara açıldı. Havuzdan cıkamaz olduk.
Önceden Dünya yuvarlaktı. Ya sacmalamayin! tabiki yuvarlak.
Önceden Terörist teröristdi, şimdi maksat kişilik kazansın!  aynı terörist “SAYIN” oldu.
 Önceden YSK vardı, şimdi rüzgar gülü oldu.
Önceden bir tek RTUK vardı. Şimdi üstüne  RTE,  yetmez OHAL var.

Türk kahvesi yeterdi, Starbucks da nerden cıktı?

Önceden gaz lambası vardi bu kadar arazi, orman yangını cıkmadı!
Önceden de Kedi vardı ama Trafoya hayranlığı yoktu.
İnsan köpeğe değil, Köpek insana dalardı.
 Ya memlekette bu kadar sarışın da yoktu.  Kimya endüstrisi ırkımıza, renk kattı.
Sütçüden  süt alır, kaynata, kaynata içerdik, yoğurtçudan yoğurt alır çanak çanak yerdik. Arkadaş zehirlenen duymadik.
Dayanikli süt’e talim çoluk çocuk aksırık, öksürük.
Önceden de sinir sahibiydik, bağırır çağırır kavga eder söylenirdik ama çayını içince de barışırdık. Ne sinir gevşetici içtik ne B12.
Uyku tutmayınca sayardık koyun kuzu..
Önceden Kemik suyu kolojendi.. Kasaptan alınır suda haşlanır suyuna çorba, pilav yapılırdı. Şimdi Eczanelerde binbir çesit dozlarda, saçından, tırnağına gençleştirici güzellik malzemesi oldu..
 Olan olmuş..
Gittikçe erimişiz..
Üretmeden yemişiz.
Hiç bir seyimiz yokken neler yapmışız.
Her şeyimiz varken neler yapamamışız..
 içTen
Anılar, Yıllar, Resimler isimli yazımı okumak için TIKLAYIN