Atatürk ve Karabük

Atatürk ve Karabük

Atatürk ve Karabük

Bir ülkenin gelişmişlik göstergelerinden biri de demir-çelik üretimidir…

                                       ***

İşgalci emperyalist güçler askeri anlamda dize getirilmiş, Lozan Antlaşması imzalanmıştı… Ama elde Osmanlı’dan kalan bir yığın dış borç, okuma yazma oranı çok düşük bir halk ve sanayi üretimi neredeyse hiç olmayan bir ülke vardı…

Atatürk sadece askeri bir deha değildi… 1923 yılında topladığı İzmir İktisat Kongresi, milli ve üreten bir ekonomik yapı yaratmayı amaçlıyordu…

reklam

Diriliş için bu şarttı…

Bu Kongrenin ilk oturumunda alınan kararlardan bir kaçı ibretlikti…

  • Madde-1: Türkiye, milli hudutları dâhilinde, lekesiz bir istiklal ile dünyanın sulh ve terakki (gelişme) unsurlarından biridir.
  • Madde-3: Türkiye halkı, tahribat yapmaz; imar eder. Bütün mesai iktisaden memleketi yükseltmek gayesine matuftur (yöneliktir).
  • Madde-4: Türkiye halkı, sarf ettiği eşyayı mümkün mertebe kendi yetiştirir. Çok çalışır, vakitte, servette ve ithalatta israftan kaçar. Milli istihsali (üretimi) temin için icabında geceli gündüzlü çalışmak şiardır.

                                       ***

Karabük deyince ilk aklınıza gelen nedir diye sorsam, büyük çoğunluk “Demir Çelik” diyecektir…

Demir Çelik sanayiinin kurulmasına dair ilk girişimler 1925 yılında başladı… Avrupa’dan uzmanlar getirtildi… 1926’da demir sanayiine ilişkin ilk kanun resmi gazetede yayımlandı… Ancak, 1932 yılına kadar aralıklarla süren çalışmalardan bir sonuç alınamadı… 1932 yılında yabancı uzmanlara yeniden yaptırılan incelemeler sonucu Demir Çelik sanayiinin; sahile yakınlığı, demiryolu güzergâhında olması gibi nedenlerle Karabük Köyü’nde kurulmasına karar verildi… Karabük köyünde o tarihte sadece 13 hane vardı…

Tesisin ilk harcı 1937’de kondu ve bir yıl sonra makine montajlarına başlandı…

Türk mühendis, teknisyen ve işçilerinin üstün gayretleriyle 2 yıl gibi kısa bir sürede, 6 Haziran 1939’da kademeli olarak işletmeye alındı…

                                       ***

Demir-çelik, sanayinin hemen her dalında gereksinim duyulan bir ara mamul olması nedeniyle ihtiyacı karşılayamaz hale geldi… Bu ihtiyacın sonucu olarak Karabük Demir Çelik Fabrikasını, 1960 yılında kurulan Ereğli Demir Çelik Fabrikası ve 1970 yılında kurulan İskenderun Demir Çelik fabrikası izledi…

Gelelim bugüne… Ülkemizde 2017 yılında 37,5 milyon ton ham çelik üretildi… 18,3 milyon ton ihracat gerçekleştirildi… İç tüketim 34,6 milyon ton oldu… Kişi başına 428 kg çelik mamulü tüketimimiz ile dünyada çelik tüketiminde 8’inci sıraya çıktık… İhracat gelirimiz 2016 yılında 6 milyar dolar, 2017 yılında 8 milyar dolar oldu…

                                       ***

 

 

Peki, bu denli hızlı sanayileşen bir ekonominin ortaya çıkaracağı elektrik ihtiyacı nasıl karşılanacaktı?

Fırat nehrinin incelenmesi için rasat istasyonları kurulması ve 1938 yılında Keban boğazında jeolojik ve topografik etütlerin başlatılması fikri kime aitti dersiniz?

                                       ***

Çocuklarımıza anlatmamız gereken gerçek şudur… Atatürk, kurduğu cumhuriyet ile sadece 15 yıl birlikte yaşayabilmiştir… Ama batılı ülkelerin 200 yıl içinde yaptığını Atatürk bu 15 yıl içinde gerçekleştirmiştir… Karabük Demir-Çelik fabrikası o dönemde kurulan fabrikalardan sadece bir tanesidir…

Tarih, Mart ayı verilerine bakarak Nisan ayı verilerini tahmin ederken bile yanılan kişilere değil; bugünden bakıp tam yüz yıl sonrasını görebilen vizyona sahip kişilere “dünya lideri” demiştir…

Bu anlamda tarihe geçen tek lider de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür…

Ertuğrul Filizay

Twitter @ErtugrulFilizay

Körleşme isimli yazım için TIKLAYIN

Sanatın her dalıyla ilgilenen... İç ve Dış politika'yı yakından izlemeye çalışan... Atatürk'çü felsefeye gönülden bağlı... Demokrasi ve Özgürlük sevdalısı... ''Özgürlük ekmekten tatlı, Güneşten güzeldir''

2 YORUMLAR

  1. Bu Ülke din de özelleştirme yapmadığı sürece, Cumhuriyet adına yapılacak fazla bir şey kalmıyor. Kör kuyuya taş atıp duruyoruz. Bugünün müsebbipleri, her fırsatta biz Atatürk’çüyüz, CHP Atatürk’ün partisidir diyen kendilerine muhafazakar demokrat & sosyal demokrat diyen Cumhuriyet Eğitimi almış insanlarıdır. Çok güzel bir yazı kaleminize sağlık.

  2. Bu gerçekleri gençlere aktarabilmek bile büyüklük tür. Çok teşekkürler. Elinize yüreğinize sağlık..!!

Comments are closed.