Türk Milleti

Türk Milleti

Türk Milleti – Evrensel bir canlı olan insan antik çağlardan günümüze bireyden aileye, aileden topluma evrilir. Toplumların binlerce yıllık özyapısı, geçmişle şimdi arasında bağ kurarak sürekli değişir ve gelişir.

Bu süreç içinde ortak bir tarih, ortak bir dil ve ulusal bir bilinç oluşur. Bu bilince ulaşan toplumlar birlik ve beraberliklerini gönençli ve varsıl bir şekilde sürdürebilmek için varlık savaşı verirler.

Belli bir düzene kavuşarak varliklarını sürdüren halklar birer devlet yapısı oluşturmaya başlar. Gelişen ve dönüşen bir devlete sahip olan toplum artık millet olmuş demektir.

Aynı ülkü etrafında toplanan millet, kalıcı olabilmek için tüm kaynaklarına sahip çıkar, haklarını savunur, milli egemenliklerini ve tam bağımsızlıklarını korurlar. Artık ulus devlet olma süreci başlamıştır.

Emperyalizme karşı ilk bağımsızlık mücadelesi veren ve bu mücadeleyi kazanarak, mazlum devletlere örnek olan uluslaşan Türkiye Cumhuriyeti devletidir.

reklam

***

Aynı kaderi, aynı ülküyü, aynı tarihi bir arada yaşayan halka karşı Atatürk diyor ki; ‘’1923’ün ilk ayları…

Büyük zaferin coşkusu içindeyiz.

Ancak biliyordum ki bu bir son değildi, her şey yeni başlıyordu. Yapılacak çok işimiz vardı çünkü. Bunları halkıma anlatmalı, halkımı aydınlatmalıydım. Açıklanacak konulardan biri de milliyetçilikti; yurttaşlarıma milliyetçiliğin ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini de anlattım. Kültür sorunu, millî karakter, millî birlik, milliyet duygusu, Türk benliği, milliyetimize düşman olanlarla mücadele gibi konuları açtım, izah etmeye çalıştım.’’

Ve devam ediyor Atatürk; Benim ulusçuluğumun amacı, bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasında bir dayanışma duygusu yaratmaktır, bir “biz” duygusu yaratmaktır. Yirmiyi aşkın etnik kökenden gelen insanlardan çağdaş bir toplum yaratmaktır; ırkına, diline, inancına bakılmaksızın… Yurdunu ve üzerinde yaşayanları sevmeye dayalı, bin yıllık beraberliğin yarattığı ortak değerlere dayalı bir ulus yaratmaktır. Milliyetçilik aynı topraklar üzerinde benzer koşulları paylaşan insanların, dışa karşı korunma ve dayanışma gereksinmelerini karşılayan bir ideolojidir. Buna kısaca uluslaşma denir. Aşiret düzenini aşmak; etnik, yöresel, inançsal ayrımların ötesine geçmek demektir. Aynı topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasında bir paylaşma duygusunun, bir “biz” duygusunun doğması demektir.

***

Yazgısı duygu ve din bakımından da birbirine bağlı olan Türk halkı Laiklik ilan edildikten sonra din ve vicdan hürriyetine serbestlik hakkını da kazanmış oldu.

Milli benliğimizi ve milli tarihimizi kısaca Türk kültürünü çok iyi öğrenebilmemiz için Atatürk Türk Dil Kurumunu ve Türk Tarih Kurumunu kurdu. Ayrıca halk evleri, halk odaları ve Türk ocakları açıldı.

Atatürk’ün Milliyetçilik anlayışının bir kültür milliyetçiliği olduğunu biliyoruz. Farklı etnik kökenden gelen insanları bir arada toplayabilmek ve biz duygusu altında yurttaşlık bilinci ile çağdaş bir toplum yaratmak istemiş ve başarmıştır.

Irkçılıktan uzak ve birleştiricidir. Bilimsel ve çağdaştır, insancıl ve barışcıdır ve asla taklitçi değildir.

Atatürk ulusculuğu ‘’Türk ‘’ sözcüğüne iki anlam yükler. Her hangi  bir soy ya da etnik anlam yüklemez! Atatürk milliyetçiliği her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını Türk kabul eder.

Meltem Karakoyun

8 Nisan 2019

Atatürk ilke ve inkılaplarına daima bağlı kalan, Türk olmakla her daim övünen, ülkesine ve milletine büyük bir sevgi ile bağlı. Hukuk ve Adalete güvenen, 6 Ok' a inanan ve Y-CHP ye asla inanmayan. Aydınlık, güzel günlerin geri geleceğine inanan biri.