Sanat Tarihi Üzerine 2

Sanat Tarihi Üzerine 2

Sanat Tarihi Üzerine 2 – Değerli dostlar, vermiş olduğum uzunca bir aranın ardından MERHABALAR…

Bundan önce ki yazımda,”Sanat Tarihi” konusunda giriş yapmış, sizleri kısa da olsa bilgilendirmeye çalışmıştım.

Yeni yazımda ise artık biraz daha ayrıntıya inip Sanat Tarihi’nin diğer bilim dalları ile olan yakınlığını sizlere aktarmaya çalışacağım.

1- SANAT TARİHİ VE TARİH;

Bu iki bilim dalı, asla birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gibi aslında iç içe geçmiş kavramlardır diyebiliriz.

TARİH; İnsan topluluklarında ve toplumlar arasında ortaya çıkan olayları ve gelişmeleri, belirli bir yer ve zaman göstererek neden-sonuç ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır.

Sanat Tarihi’ni ise sanatın içinde yaşadığı tarihsel ortamın, ayrıntılarıyla bilinmesi ve sanatçının duygu ve düşüncelerinin eserine ya da eserlerine aktardığı bir bilim dalı olarak tanımlanabilir.

TÜRKLER’DE SANAT; Göktürkler’de en önemli sanatsal eser, Orhun vadisinde bulunan dikili taşlar yani kitabelerdir.

Bunlarda kullanılmış olan yazı ise en eski Türk alfabesidir. Bu kitabeler, II.Göktürk Kağanlığı’na ait olup, milattan sonra 8. yüzyılın başlarına kadar dayanmaktadır.

GÖKTÜRK KİTABELERİ;

1- Kültigin 732 yılında, Bilge Kağan ise 735 yılında yazılmışlardır.

2- Bu kitabelerde, metinler yukarıdan aşağıya doğru yazılmış ve satırlar sağdan sola doğru dizilmişlerdir.

3- Kitabeler, Türk kültür tarihinin bugün için bilinen ilk yazılı belgeleridir.

4- Moğolistan sınırları içinde yer alan Orhun nehri yatağına dikilmişlerdir.

5- Göktürkler’in kendi alfabesi olan “Köktürk Alfabesi” ile yazılmışlardır.

Selçuklu’da Sanat; Türk halı sanatının gelişmesinde en önemli yeri, Anadolu Selçuklular’ın merkezi olan Konya’da bulunan Selçuklu halıları almaktadır.

Bu halılarda, geometrik motifler ve bunlara uygun bitki desenli motifler Selçuklu halılarının en karakteristik özelliğidir.

Anadolu Selçukluları’nda taş, çini ve mermer üzerine işlenmiş birbirini kesen sekizgenler ve altıgenlerden doğan çeşitli geometrik motifler, rozetler, gamalı haçlar ve madalyonlar yaygın olarak kullanılmıştır.

Osmanlı’da Sanat; Osmanlılar’da sanatsal anlamda, ilk olarak “Mimarlık” gelişme göstermiştir.

Osmanlı mimarisi, ilk kez İznik’te doğmuş, Bursa ve Edirne’de gelişmiş, İstanbul’da ise olgunlaşma çağına erişmiştir.

Osmanlı sanatının başlıca mimarlık eserleri, camiler, çeşmeler ve tabiki saraylardır.

Osmanlılar döneminde, öne çıkan diğer sanat dalları ise; Minyatür, Hat, Cilt, Çinicilik, Tezhip, Cam, Kalemişi ve Müzik.

Size az önce yazmış olduğum, sanat dalları İslam dininde resim ve heykel yapımı yasaklandığı için öne çıkarılmış ve geliştirilmişlerdir.

İkinci Bayezid’in yaptırdığı Bayezid Camii klasik Osmanlı mimarisinin ilk önemli örneğidir.

Bunun yanısıra, Topkapı Sarayı da Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmış ilk klasik yapılardan biridir.

17. yüzyılda Osmanlı mimarisi büyük gelişme göstermeye başlamış 18. yüzyılda ise Avrupa Barok tarzının etkisinde kalmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti’nde, yaşayan farklı milletlerden insanlar kendi dillerini konuşmakta serbest bırakılmışlardır ama resmi yazışmalarda Osmanlı Türkçesi zorunlu tutulmuştur.

Farsça ise edebiyat dili olarak kullanılmıştır.

Değerli dostlarım, bu yazımda, bazı konularda özellikle çok fazla derinliğe ve ayrıntıya girmeden elimden geldiğince sanatın tarihine yönelik bazı bilgileri sizlerle paylaşmaya çalıştım.

Sizlerden gelebilecek istekler doğrultusunda, bir daha ki yazımda biraz daha ayrıntıya inebilir, sizleri çok fazla sıkmadan bilgilendirmeye devam edebilirim.

Yazılarıma dair, sizlerin olumlu ve olumsuz eleştirilerinizin bana artı değer kattığından emin olabilirsiniz.

Artık bu yazımı da sonlandırırken, her şey gönlünüzce olsun diyor, sevgi, barış ve huzur dolu kalmanızı içtenlikle diliyorum. Şimdilik HOŞÇAKALIN…

Özge Akçakaya

1 Yorum

  1. Asla söz konusu olmayan bu yazınızı hayranlıkla okudum. Lakin yeni gençlere bunu aktarmak lazım. Kaleminizin mürekkebi kurumasın.

Comments are closed.