Bebeğim

Bebeğim

Bebeğim – Hamile olduğumu öğrendiğimde çok mutlu olmuştum o mutluluğun tarifi yok, anlatılmaz yaşanır. Her şey çok güzeldi hamileliğim boyunca hiçbir sorun yoktu.

Hemde olması gerekenden daha güzel. Aylar yavaş yavaş geçmeye başladı karnımda minik minik kıpırdanmalar oldu ve ben artık içimde bir canlı olduğunu ve o canlının benim bebeğim olduğunu daha iyi anlamıştım.

Dediğim gibi aylar yavaş yavaş geçmeye devam etti sonra bir anda bir ağrı bir sancı hissettim artık gelmek istiyordu ama içimi bir korku sarmıştı ya başaramazsam ya yapamazsam korkusu.

Ve sonunda geldi beklenen misafir minnacık elleri yumuk yumuk gözleri kömür karası saçları mis gibi kokusuyla geldi.

Kucağıma ilk aldığımda incitirim diye korktum sonra o benim bebeğim. Bir anne bebeğini incitmezki diyerek kendime şunu söyledim. Al onu kucağına korkma o aylarca senin onu kucağına almanı bekledi.

reklam

Korkma hadi al. Sen artık bir annesin doya doya kokla bebeğini.

Ve kucağıma aldım önce ağladım gözümden istemsizce yaşlar döküldü sönra gülümsedim bebeğim annem deyip kokladım buraya kadar herşey çok güzeldi.

Hastaneden çıktık ve eve geldik sütümü içmemekte diretti mama aldım içmedi sadece bana bakıyordu yüzümü okşamaya çalışıyordu minik elleriyle.

Sanki bir şey biliyor ve benden bir şey gizliyordu bir türlü buna anlam veremedik vedalaşır gibi sürekli gözlerime bakıyor ve ağlıyordu.

Sadece su içiyordu ne mama yedi ne de anne sütü içti defalarca doktora götürdüm hiçbir sorunu çıkmadı.

Ta ki o gececeye kadar.

Bir anda ağlaması çoğaldı hiç susmadı ne yapacağımı iyice şaşırmıştım acile götürdüm hemen yatışını yapıyoruz dediler.

Korktum ne oldu neyi var bebeğimin diye bağırdım tetkikleri yapılacak dendi rengi sararmıştı.

Bembeyaz teni sapsarı olmuştu.

Tetkikler yapıldı ve sonuçlarda karaciğer yetmezliği olduğu anlaşıldı yıkıldım dünya o an durdu benim için dizlerimin bağı koptu sanki.

Hemen yoğun bakıma alındı çünkü aniden kötüye gitmeye başlamıştı.

Henüz 9 aylıktı benim bebeğim yoğun bakıma alındıktan ik gün sonra karaciğer lazım nakil yapılacak dendi.

Ben varım dedim evet benim karaciğerim uydu ama bebeğimin durumu yoğun bakımdan çıkmaya, hiç uygun değildi.

Şekeri aşırı yükseliyor tansiyonu düşmüyor ateşten sürekli havale geçiriyordu.

Ben her gün öldüm bebeğimi öyle gördükçe ama elimden hiç bir şey gelmiyordu.

Beklemekten başka hiç bir şey gelmiyordu.

Sigara içmek için hastanenin yangın merdivenine çıkmıştım.

Henüz sigaram yarı olmamıştı içimden bir ses bebeğinin yanına git dedi.

Gittim elini yüzünü öpüp kokladım sonra bir baktım ki ne göreyim elini hareket ettiriyor sanki bir şey arıyordu.

Elimi eline verdim burdayım annem burdayım prenesesim dedim gözlerini havale geçirdiği için kapatmışlardı gözünü açtım bana baktı gözleriyle gülümsedi yüzünde bir tebessüm oldu.

Tamam dedim kızım düzeliyor artık nakil olabilir.

Sonra bana uzun uzun baktı bir damla gözyaşı süzüldü gözünden dudaklarımla sildim gözyaşını bitti annem iyileşeceksin dedim.

Sonra bir anda nefesi durdu.

Bağırdım koşun dedim bebeğim nefes almıyor koşuuuuunnnnn bir şey yapın diye haykırdım beni dışarı çıkardılar.

Kapıda bekle dediler bekledim bekledim gözyaşları içinde bekledim.

Ve kapı açıldı doktor bana şunu söyledi elimden gelen her şeyi yaptım ama olmadı olmayan ne doktor dedim kurtaramadım dedi.

Ben o an öldüm kızımla birlikte benide gömdüler ama beni gömdüklerini asla bilmediler aslında ben yaşayan bir ölüyüm.

Yokum ben kızımla beraber gittim sen gittin ya bebeğim ben o an bittim.

Seni özlüyorum kendi kurduğum dünyamda seni öpüp kokluyorum oraya başkalarının girişi yasak.

Orası ikimizin sade senin ve benim dünyam.

Özlüyorum annem seni çok ama çok özlüyorum sen beni bırakıp gitmiş olsan bile ben hâlâ seni çok seviyorum.

Tılsımlı Kalem

 

Gitmek İstiyorum isimli yazım için TIKLAYIN

Hayat zaten bir şiir değilmidir Şimdi hayat denilen şiiri yazma zamanı Mısra mısra kıta kıta Seni yazacağım her anımda.