Sevgili

Sevgili

Sevgili

Japon yazar Masumi Toyoteme sevgiyi üç’e ayırır.
Belirli beklentileri karşılamaya dönük olan EĞER’e dayalı sevgiler, bir şey gerçekleştirdiği, yaptığı yada bir şey’e sahip olduğu takdirde oluşan yada var olan ÇÜNKÜ’ ye dayalı sevgiler, karşılık yada herhangi bir beklenti olmadan RAĞMEN’e dayalı sevgiler ki, her üçünü de görüyor, duyuyor ve hatta tanık  oluyoruz.
Bu üç olgu’nun anlayışı ile herkes;
Yaşam tarzına, kişiliğine, değer yargıları’na kısacası, “kendi ölçüsünü göre” sevgi verip, sevgi görüyor.

Kapitalizm de bu işin tüccarlığına soyununca;

Erkeklerin başarılı,  güçlü ve büyük ölçüde paraya sahip olması durumunda,  herşeyi elde edebileceği fikrini aşıladı.
Erkeklerin maddeye dayalı çabası kadınları mutlu ederken, kapitalizm kadınları karşı cins için,
Cazibeli olmaları adına daha güzel,  daha gösterişli, daha havalı, daha çarpıcı olma yoluna, itterek onları moda, estetik,  kozmetik dünyasına sürükledi.
Ve sonuç itibariyle kapitalizm karşı cinsi birbiriyle buluşturdu böylece 14 Subat,  sevgi’nin, sevgiliye gosterildigi tarih oldu cıktı.
Buna uygun bir tanımlama yapmam gerekirse şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
“Sevgi’nin maddi değerlerle sınırlanmış haline 14 Şubat Sevgililer günü denir.”

Oldu mu?

Neyse diyeceğim,
Bu öyle bir tüccarlık ki kimi’nin beynini bir virüs gibi kemiriyor.
Ne alayım, ne vereyim, nasıl göstereyim. Haftalar öncesinden yazılı ve görsel medya reklamlarından gına gelsede;
Geçtiğimiz yılın verilerini merak ettim ve araştırdım.
2018 yılı NRE verilerine göre (National Retail Federation /Uluslararası Parakende Federeasyonu) ki bu istatistik Dünya genelinde yaşları 25 ile 40 arasındaki değerlendirmeye göre yapılmış..
14 Subat tarihinde tuketiciler $19.6 Bilyon harcadı.
bunun $4.7 Bilyon’u mucevher ve değerli taş..
$3.7 Bilyon’u restaurant.
$2 Bilyon’u cicek
$1.8 bilyon’u sekerleme.
ve sadece Dünya genelinde, % 3.3’ü sevgililer günü için özel bir harcama yapmıyor.
Bense bütün bunlardan uzak…
Derin bir sohbetin içindeyim.
İÇTEN GELEN SOHBET
Umut örtüsünün serildiği;
bir güzel MASAN olsun!
İki kadeh, iki tabak..
İki dilim inceden ekmek..
İki demet de sümbül…
Her ikisinden bir’i senin,
Diğeri;
Gönlünden geçenin olsun!!
Bir çubuk tarçın..
Bir küçük karanfil..
Brendy tadında…
Sıcak Şarap sunulsun  kadehlerde..
ilk yudumuyla yüreğinden
MUTLULUK taşsın..
Bugün de eksik olsun,
mezeye karışan acımsı hikayeler..
Tuz serpilsin üzerine koyu düşüncelerin..
Limon dökülsün hatta..
sarmaların arasındaki,
Dertlerin üzerine, çatal/kaşık dokunmasın…
Servis başlasın tabaklara..
İki kaşık güzel SÖZ..
iki tutam NAME..
bolca SEVİNÇ…
Ardından…
Bir kepçe dolusu HUZUR..
Kaşık, kaşık kaselerde..
Sözler sohbetde..
Nameler;
Hatıralardaki şarkılarda çınlasın!
NEŞE sol yanında,
Ritimle atsın..
Her günün keyifli ve heyecanlı olsun…
Tatlı mi?
Yok unutmadım..
Bir Fincan kahve ile;
Şerbeti yerinde,
“BIR SICAK GÜLÜMSEME” de
Benden size, tatlı yerine olsun..!
Sevgililer gününüz kutlu olsun..
Her gününüze böylesi bir sofra açılsın.
içTen