Ord Prof Dr Aydın Sayılı

Ord Prof Dr Aydın Sayılı

Ord Prof Dr Aydın Sayılı – Atatürk hepimizin yaşamına yeni bir yön vermiş bir kişidir. Fakat benimki daha kişisel ve özel türden bir etki oldu.

Kim söylüyor bunu? 1933 yılında Ankara erkek lisesinde okuyan bir son sınıf öğrencisi olan Aydın Sayılı.

Ben bu ismi ilk kez  ‘’Tarihin Bilinmeyen Yüzü ‘’ adlı programı sunan Levent Yıldız’ın daimi konuğu olan çok değerli araştırmacı yazarımız olan Cengiz Özakıncı’dan duydum.

Kimdir Aydın Sayılı?

Atatürk bir öğrencinin geleceğine ve üstün başarılarına nasıl yön vermişti?

Vefa diyoruz ya, ülkemizin yitip giden değerlerini ne tanıyoruz ne çalışmalarından haberdarız, en kötüsü ise çoğumuz adlarını bile bilmiyoruz.

reklam

Türk Devrimleri bildiğimiz kadarıyla aynı zamanda bir Kültür Devrimi idi. Ne çabuk unuttuk, unutturuldu ve yarım bırakıldı çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmamızı sağlayacak devrimler.

Ankara Erkek Lisesi, Tarih ve Coğrafya sınavını Atatürk’ün de yer aldığı sınav heyeti yapmıştır.

Sınavda Gazi Mustafa Kemal, Aydın Sayılı’ya oldukça zor sorular sorar ve çok iyi yanıtlar alır.

Geleceğe yön verecek bir öğrenci keşfetmiştir Atatürk ve ona devlet elini uzatarak sarıp sarmalamıştır.

Günümüzde hangi lider bir lise öğrencisinin dersine girer onu sınava tabi tutar ve öğrencideki cevheri keşfeder ve geleceğine şekil verecek eylemlerde bulunur?

Kısaca hiçbiri çünkü vasıfsız ve eğitimsizler. Bilgisiz ve bilinçsizler bizlerin hayatına dokunmaları bir kenara 80 milyon insanın hayatını kabusa çeviriyorlar.

Okulunu pekiyi dereceyle ve birincilikle bitirir, Aydın sayılı 1933 yılında mezun olur.

Atatürk’ün tavsiyesi ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın açmış olduğu yurtdışı eğitim sınavlarını kazanarak Amerika Harvard Üniversitesi ‘’Bilim Tarihi’’ bölümüne girmeye hak kazanır.

1942 yılında Harvard Üniversite’sinden doktora derecesini alır.

Tez konusu “İslam Dünyasında Bilim Kurumları”dır. Harvard Üniversitesi’nde ve dünyada bilim tarihi dalında verilen ilk doktora derecesidir!

Daha sonra yurda dönerek Dr. Aydın Sayılı, 1943 yılında, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Kürsü’ne “İlmi yardımcı” olarak tayin edilir. Ve 1946 yılı sonunda aynı fakültenin Felsefe Kürsüsü’ne “Bilim Tarihi Doçenti” olarak atanır.

1952 yılında “Bilim Tarihi Profesörlüğü”ne yükselir ve aynı yıl Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde kurulan Bilim Tarihi Kürsüsü’ne başkan olur.

1958 yılında Ordinaryüs Profesörlüğe yükselir. 1974 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanlığına seçilen Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, 1983 yılında emekli olana kadar görevini sürdürür.

1984 yılında kurulan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi’ne başkanlık yapmıştır.

Türk Tarih tezine çok önemli katkılar sağlayan pek çok çalışma yaparak bilim dünyasını altüst etmiştir. Herşeyi bulan ve icat eden Yunan’ı ve Yunan Mucizesinin asılsız olduğunu bilimsel verilerle ispatlamıştır.

Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, Atatürk’ün manevi mirasçılarından biri olarak bir yaşam sürdü. Sayısız yapıt ve ödülleride bulunan değerli bilim adamımızı  13 Ekim 1993 yılında kaybettik.

Ülkemize sayısız hizmetleri bulunan Türk olmakla gurur duyan ve Türkiye Cumhuriyet’inin temellerine taş ve tuğla koyan büyüklerimizi daha çok tanıyarak ve tanıtarak vefa borcumuzu yerine getirelim.

Hani bizden adam olmazdı, hani bir baltaya sap olamazdık? Bilinçli ve sistemli bir şekilde yapılan toplumu aşağılama propagandasına lütfen alet olmayalım.

Dr. Aydın Sayılı gibi niceleri var bu ülkenin bağrından çıkan, yeterki eğitimimiz tam bağımsız ve milli olsun.

Başkalarının bize dayattığı eğitim programları ile okuduğunu bile anlamayan insan yığınları haline gelmeyelim.

Bizler için hayati değeri olan Atatürk ilke ve devrimlerini özümsemeden bir yol alamayız.

Tam Bağımsızlığımızı sonuna kadar destekleyen Cumhuriyetçilik ilkemize sahip çıkalım.

Ulu önderimiz Atatürk diyor ki, ‘’ Cumhuriyet halk idaresidir. Demokrasi idaresine dayanan devlet şeklidir. Cumhuriyet demokrasiyle özdeştir. Milli Egemenlik en iyi Cumhuriyet’le gerçekleşir.’’

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri devrimler ve ulusal kültür ile sosyal ahlaktır.  Sosyal ahlak başta siyasetçiler olmak üzere tüm halka sirayet ederek yok edilmiştir. Ahlakın olmadığı toplumlar  çürür ve yok olurlar.

Atatürk’ün sosyal ahlak üzerine söylediği sözleri mutlaka paylaşmalıyım: ‘’ Cumhuriyet’in sultanlıktan temel bir farkı şudur; Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet erdemdir. Cumhuriyet idaresi erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık ise; korku ve tehtide dayalı olduğu için korkak, alçak,sefil, rezil, insanlar yetiştirir.’’

Değerli Prof. Dr. Cihan Dura hocama bize bu bilgileri verdiği ve öğrettiği için sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

Meltem Karakoyun

6 Şubat 2019

Atatürk ilke ve inkılaplarına daima bağlı kalan, Türk olmakla her daim övünen, ülkesine ve milletine büyük bir sevgi ile bağlı. Hukuk ve Adalete güvenen, 6 Ok' a inanan ve Y-CHP ye asla inanmayan. Aydınlık, güzel günlerin geri geleceğine inanan biri.

2 YORUMLAR

  1. Sevgili Meltem..Yillar sonra seninle bu sekilde karsilasmak ne guzel…Zuhalin paylasimiyla haberim oldu..Guzel yazilar..tebrik ederim..Sevgiyle kucakliyorum…Ebru (Israil gunlerinden)?

    • Ne güzel sürpriz Ebrucum ?çok teşekkür ediyorum. Sevgiler ve daha çok haberleşmek üzere. Öpüyorum ?

Comments are closed.