O Diktatör Olsaydı Böyle Konuşamazdın

O Diktatör Olsaydı Böyle Konuşamazdın

O Diktatör Olsaydı Böyle Konuşamazdın

-O diktatör olsaydı, böyle konuşamazdın! Bu cümle size çok mu tanıdık geldi, o malum şahsın yandaşları mı söylüyor?

Ben su sözü bir yıl kadar önce bir televizyon programında Putin taraftarından ve sanırım 2010 gibi Ankara’da Kübalı bir genç kızdan duydum.

Bu sözleri duymuşsanız, ya yakında o lidere o sözleri de söyleyemeyeceksiniz demektir ya da ne diyeceğinize iktidar karar veriyor demektir.

İşin doğrusu yeni nesil diktatörlüklerde öyle ağzını açtırmama yok.

reklam

Bu konuda meşhur küfürbaz şairimiz Neyzen Tevfik, yüz yıl kadar önce değinmiş:

Eskiden Abdülhamid’in istibdadı vardı, Açamazdı kimse ağzını, Şimdi devri hürriyet var, Önce konuştururlar adamı, Sonra s… anasını

O Diktatör Olsaydı Böyle Konuşamazdın

                Yeni nesil diktatörlere, diktatör de demiyorlar, otokrat ya da otoriter diyorlar.

Eskisi gibi gururla ben diktatörüm demiyor ya da birileri bu ülkenin bir diktatöre ihtiyacı var diyemiyor.

Hitler daha birahane darbesi yüzünden hapis yattığına bazı Alman sanayiciler böyle diyordu.

Halide Edip Adıvar, İtalya gezisinden sonra faşizmin ülkeye getirdiği disiplini övüyordu.

2. Dünya savaşından hemen önce Fransız gazeteleri, ülkenin ihtiyacı olan diktatör kim olmalı diye anket yapıyordu.

Şimdilerde sanayicilerin, daha doğrusu burjuvazinin gene diktatörlere ihtiyacı var ama icabında mal satabilmesi için halkın kendini özgür hissedebilmesine de ihtiyacı var.

Ayrıca günümüzde demokrasi o kadar yücelmiş ki, dikta yanlıları bile kendilerini demokrat gibi hissetmek istiyor.

Günümüzde bu biraz da kendini dünyaya meşru gösterme ve meşru görme ihtiyacından çıkıyor.

Üretim için de insanları en azından günlük zevklerinde serbest bırakmalı ve yaşam tarzına karışmamalı.

Bunun sonucu ülkemizde görüyor. Beyaz yakalı pek çok kişi, özellikle yazılımcılar göç etmiş durumda.

Hem de sadece öyle Almanya, Norveç gibi Avrupa’nın refah ülkelerine değil, Litvanya, Romanya gibi ülkelere de göç ediyorlar.

Romanya’da sosyal refah, Türkiye’den çok daha düşük, komşuları Bulgaristan ve Moldavya ile beraber Avrupa’nın en fakir ülkelerinden.

Gene de Türkiye’den iyi çünkü hangi sosyal medya hesabınızdan dolayı tutuklanacağız endişesi yok.

Alkol aldığın ya da mini etek giydiğin için devlet baskısı da hissetmiyorsun, mahalle baskısı da.

                İnsanlar ciddi anlamda özel alanlarını istiyorlar.

İran’da ahlak polisi kadınlarla uğraşmama kararı aldı çünkü bu sebeple sık sık küçük çaplı şehir isyanları çıkmakta.

Bu isyanları asıl arttıran faktör tabi ki de yoksulluğun artması.

Buna karşın yoksulluk düşse de kadınlara daha fazla bulaşabileceklerini sanmıyorum.

Yeni nesil diktatörlere otokrat ya da otoriter falan diyorlar.

Onlar için çoğu kez önemli olan iktidarda kalmak ve bu sayede ülkenin servetini paylaşmak.

Bu yüzden pek çok otokrat rejimde zannettiğimizden daha fazla özgürlük olabiliyor.

Mesela internette en özgür siteler, Rus siteleri.

Putin, muhaliflerine nefes aldırmıyor olabilir ama Rus siteleri internetin en özgür alanları.

Bu yeni nesil otokratları, eski nesil diktatörlerle ortak özellikleri var.

Halen propagandanın etkisinde onlara histerik olarak bağlı fanatikleri var, eski nesil diktatörler gibi sonsuz iktidarı arzulayı, kendilerini yüceltiyorlar.

Bilmedikleri ortak noktaları ise, sonlarının onlar gibi olacağı.

Sinan Kemal

Araştırmacı; Yazar