Chp ve Dörtlü ittifak

Chp ve Dörtlü ittifak

Chp ve Dörtlü ittifak

Değerli dostlarım, iki haftalık bir aranın ardından sizlerle yeniden buluşmamın keyif ve heyecanını yaşıyorum.

Ve siz dostlarımın da yeni yazımı merakla beklediğinizi az çok tahmin edebiliyorum.

Bundan önceki yazımda CHP’nin İyi Partiye verdiği anlamlı desteği ve böylelikle kurulan ilk ittifaktan söz etmiştim.

Yeni yazımda ise CHP-İyi Parti-SP-Demokrat Partiden oluşan ittifaktan elimden geldiğince bahsedeceğim.

Yeni yazımı yazmadığım süre zarfında CHP, İyi Parti’nin TBMM’ye girebilmesi ve grubunu oluşturabilmesi amacıyla 15 milletvekilini emaneten İyi Parti’ye geçmeleri için yönlendirdi.

Sonradan öğrenilen bilgilere göre Meral Akşener, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelerde Mecliste grubu oluşturabilmesi ve Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinin başlayabilmesi için CHP’den 15 milletvekili talep etmiş ve böylelikle ittifakın ilk adımları atılmış.

Bunun yanısıra Meral Akşener Cumhurbaşkanlığı adaylığı için istenilen 100 bin imzayı da çok kısa sürede toplayarak adaylığını garantilemiş oldu.

Akşener adaylığını kesinleştirdikten sonra İyi Parti’ye geçen 15 milletvekilimiz asıl yuvaları olan CHP’ye geri döndüler.

Dörtlü İttifak nasıl kuruldu ve amaçları ne ?

Birbirlerinden çok farklı ideolojilere sahip olan bu dört parti aralarındaki görüş ayrılıklarını bertaraf ederek demokrasi platformunda biraraya gelip ittifak kurabilmeyi başardılar.

Ortaya çıkan bu dörtlü ittifakın barajı aşma sorununun da önüne geçerek kuvvetler ayrılığı, güçlü bir Meclis, farklı yaşam tarzlarına saygı, kutuplaşmalara son vermek, çoğulcu demokrasi, normalleşme ve temsilde adalet gibi Türk toplumunun yararına olabileceği bu kavramlar, bu dört partinin imzaladıkları “Seçim İşbirliği Bildirisi” metninin içeriğini oluşturmuş oldular.

Seçim İşbirliği Bildirisi ya da diğer adıyla protokolüne son şekli verilerek dörtlü ittifakı oluşturan parti liderleri tarafından imzalandı ve bu ittifakın adı “MİLLET İTTİFAKI” olarak belirlendi.

24 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimde, bir tarafta AKP-MHP ve BBP partilerinin oluşturduğu “CUMHUR İTTİFAKI”.

Diğer tarafta ise CHP-İyi Parti-Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu “MİLLET İTTİFAKI” seçim pusulalarındaki yerlerini aldılar bile.

Umuyor ve diliyorum ki “MİLLET İTTİFAKI” bu seçimden kazançlı çıkan taraf olur ve Mecliste ki çoğunluğu büyük ölçüde ele geçirirler.

Evet Değerli Dostlarım, gerçekten geleceğimiz adına çok önemli ve kritik bir seçime doğru adım adım gidiyoruz.

Önümüzde iki önemli tarih var.

24 Haziran ve 8 Temmuz.

Ayrı ayrı öneme sahip bu iki gün nihayetlendiğinde Türkiye olarak ya biraz daha batacağız ya da yepyeni ve güzel bir yeniden doğuşa adım atacağız.

Bu süreçte, bizleri bekleyen çok önemli sorumluluklar var.

Hiçbir mazeret göstermeden oy vermeye gitmemiz, sandıklara sahip çıkmamız ve bu uğurda tüm mücadelemizi göstermemiz gerekiyor.

Hiçbir şekilde ayrım yapmadan birlik sağlayıp aramızda ki farklılıkları eriterek ortak hareket etmemiz gerekiyor.

Ben bunu başarabileceğimizi inanıyorum.

Buna inanmak zorundayız çünkü bu ülke bizim ve beğensek te, beğenmesek te gidecek başka yerimiz yok.

Ülkemize tek adam diktasına mı teslim etmeyi yoksa demokrasi platformunda biraraya gelmeyi mi istiyoruz, bence bu bilinçle hareket edersek gelecek bizimdir.

Yeter ki bu inançla birlikte hareket edelim.

Bir dahaki yazımda, Değerli Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce efsanesini ele alacağım.

Yazımı sonlandırırken, siz değerli dostlarıma herşey gönlünüzce olsun diyor, sevgiyle, saygıyla ve barışla kalmanızı temenni ediyorum…

Özge Akçakaya