Kemalizm Bağımsızlıktır

Kemalizm Bağımsızlıktır

Kemalizm Bağımsızlıktır

Atatürk, Türk Devrimi’nin önderidir.

Türk Devrimi’nin yarattığı kurumları ele geçirenler, bu kurumları birer birer ortadan kaldırıyorlar.

Bugün Kemalizm kendi ülkesinde yok ediliyor.

Oysa Kemalizm, yaratmış olduğu eylem ve düşünceyle anti-emperyalist mücadele içinde hala yerini koruyor.

reklam

Bu mücadele dünyanın birçok ülkesini etkiledi, etkilemeyi de sürdürüyor.

Emperyalist boyunduruktan kurtulmak ve kalkınmak isteyen her görüşüm ister istemez, adını bilse de bilmese de Kemalist ilkelerle karşılaşıyor.

Türk devrimi, çok geniş kapsamlı bir devrimdir ve 20. Yüzyıla damgasını vurmuştur.

Yerel olduğu kadar da evrenseldir ! Kemalizm Bağımsızlıktır

Ülkemizde ki, Kemaliz’me bakış ve yaklaşımlar Kemalizm’in gerçek politik boyutunu yansıtmaktan uzaktır.

Kimi solcular abartılmış sevgi sözcüleriyle, yazılarla, kitaplarla Kemaliz’mi, gelişen ve değişen yaşam koşullarından, tarihsel gerçeklerden ve geleceğe yönelik toplumsal amaçlarından uzaklaştırılmasına neden olmuşlardır.

Bu durum genç kuşakların güvenlerini yitirmesine yol açmıştır.

Çok az sayıda, Türk araştırmacı ile yabancıların bir bölümü, Türk Devrimi’nin kuramsal yapısını doğru belirlemelerle saptayarak bugüne taşınmasında yararlı olmuşlardır.

11 Kasım 1938 den sonra, Kemalizm ile ilgili sevgi söylemleri adım adım devlet söylemine dönüşmüştür.

Hükümetlerın birbirini izleyen aykırı uygulamalarıyla Kemalist politika yürürlükten kaldırılmış ve Kemalist düzen, Atatürk’ün adı kullanılarak Kemalizm karşıtlığına dönüşmüştür.

İngiltere sömürge İmparatorluğu, 1920’lerden sonra hızla dağıldı.

Kemaliz’min bu dağılmaya etkisi belirleyici boyutta olmuştur.

Avrupa’da beklenmeyen Türk başarısı, önceden saptanmış dengeleri bozdu ve gelişmiş ülkeleri yeni politika arayışlarına yönelmek zorunda bıraktı.

Askeri işgal ağırlıklı egemenlik, artık yürümüyordu.

İngilizler, Türk Devrimi’nin kendilerine yaptığı olumsuz etkiyi unutmadılar ve devrimin önderi Mustafa Kemal’i hiç bir zaman affetmediler.

Öyle ki, 2012 yılında, İngiltere Ulusal Ordu Müzesi’nin internet üzerinden düzenlediği, ‘’İngiltere’nin En Büyük Düşmanları Kimdir’’ anketinde Atatürk açık ara birinci çıkmıştır.

Türk Devrimi’nin Avrupa’da ki etkisi o kadar büyük olmuştu ki, Türkiye’nin mücadelesi Batı Avrupa’nın dengesini baştan aşağıya sarsmıştır.

Türk Ordusu’nun başarıları İngiltere’nin sömürgeler üzerindeki egemenliğini sarstı ve Doğu halklarının özgürlük mücadelesini canlandıran itici bir güç oldu.

Kemalizm, büyük bir değişim sürecinin başlangıcı olurken ülkemizde 15 yıl yönetimde kaldı.

Siyasal ve ekonomik bağımsızlık sağlanırken, uygulanan kalkınma yöntemi ve gerçekleştirilen devrimler, bu kısa süre içinde ne yazık ki, kendisini koruyacak ideolojik ve örgütsel kadroları yeterince kuramadı.

1938’den sonra başlayan anti-kemalist süreçle, Dünya’nın ilk ulusal kurtuluş savaşını veren Türkiye’yi kurtuluştan 16 yıl sonra emperyalizmin etki alanına sokmaya başladılar.

Bu etki Kemalizm’in, kendi ülkesinde baskı altına alınmasına yol açtı.

Ancak Türk Devrimi’nin etkileri özellikle ulusal bağımsızlık savaşına girmek zorunda kalan az gelişmiş ülkelerde sürmeye devam etti.

Kemalist kalkınma, yöntemini bizden daha iyi başarıyla uygulayan ülkeler oldu.

21.yüzyıla girilirken azgelişmiş ülkeler açısından geçerliliğini sürdüren Kemalist yöntem, 20.yüzyıl başındaki toplumsal koşullara geri dönen Türkiye’de yeniden ‘’keşfedilmeye’’ başlandı.

Türk Devrimini okudukça, görüyoruz ki Kemalizm Çağdaşlaşma yolunda, devrimciliktir, halkçılıktır, ümmetçilikten, Ulus olma onuruna erişmektir.

Kemalizm toplumun aydınlanması demektir.

Atatürk’ün istediği tam bağımsız Türkiye ancak onun ilke ve devrimlerine sahip çıkmakla, korumakla, yaşatmakla gerçekleşebilir.

Atatürk ilkelerinin amacı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni çağdaş bir devlet olarak sonsuza kadar bağımsız olarak yaşatmaktır.

Bu ilkeler, hem Devletin hem de toplumun düşüncelerini, hedeflerini önemli bir denge de tutan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de tüzüğünde yer alan altı ok ilkelerini oluşturmuştur.

Değişen zamana göre, geliştirilen bu ilkeler Cumhuriyetimizin ilk anayasasında da yer almıştır.

Kemalizm’in altı ilkesinin her biri Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerini oluşturmaktadır.

Kemalizm anti-emperyalist bir niteliğe sahiptir. Kemalizm, güzel ahlaktır.

Kemalizm, Vatana olan bağlılıktır. Kemalizm, bağımsızlığı benimsemektir.

Her dönem olduğu gibi bugün de tartışılmaya devam eden Kemalizm bizim vaz geçilmezimizdir.

Atatürkçü, Kemalist, Laik ve anti-emperyalist tutmumuz sadece sözde kalmamalı, güç birliği içinde, ve ilkelerimiz ışığında mücadele etmeliyiz.

Ebru Oğuzhan Yeter

Kaynak// Metin Aydoğan// YENİ DÜNYA DÜZENİ KEMALİZM VE TÜRKİYE

”Cumhuriyetimizin Zübeyde Anası” isimli yazım için tıklayın…

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.