Yüzde Doksan Dokuz Uyanırsa

Yüzde Doksan Dokuz Uyanırsa

Yüzde Doksan Dokuz Uyanırsa

Ülke olarak sayısız ‘’kalıcı’’ sorunlarımız arasında, hergün değişen yeni bir gündemle uyanıyoruz.

Ne politikanın dili, ne politikacıların üslubu değişmiyor değişmeyecek.

Ekonomik olarak dibe vurmaktan öte, bataklığa doğru çekiliyoruz.

Tarımda, hayvancılıkta iyice üretimden uzaklaşıp, topraklarımızı, meralarımızı acımasızca terketmiş durumdayız.

reklam

İthal ettiğimiz gıda ürünlerine hergün yenileri ekleniyor. Biz yazmaktan bıktık, onlar anlaşma yapmaktan bıkmadı.

Köyünde, toprağında direnmeye çalışan az sayıda köylü ise, ne kadar, nereye kadar dayanabileceğini bilmiyor.

Yolunu bulan yurt dışına kapağı atarken, kalanların artık ne o partiye, ne bu partiye güveni kalmamıştır.

Millet; ekmek, bir tas çorba, kuru ekmek arası huzur derdin de.

Hayatta kalmak için insanca yaşama derdine, siyasetçi oy derdinde, sanayici ve müteahhit rant derdinde.

Çareyi siyasilerde arayanlar, umudunu dışarıya bağlayanlar ne yazık ki halkın gücünü, birliğini ön görmekten çok ama çok uzaktalar.

Gerek, 17/25 bir hırsızlık ve yolsuzluk operasyonu, gerekse 15 Temmuz darbe girişimi 16 yıldır ülkeyi yönetenler araştırma önergelerine gerekli onayı vermedikleri için hala çözülmüş değildir.

Bizler ne mi yapıyoruz; Ülkenin yarısı, bu gerçekleri bildiği halde hala yöneticileri ayakta alkışlıyorsa, diğer yarısının ne yaptığını sorguluyoruz.

Ülkenin yarısını yok sayıp, yapılan her türlü yolsuzluğu, aldanmayı, kendi lehine ustaca çevirebilen bir iktidarı bu koltuklara taşıyan yüzde elliyi sorguluyoruz.

Meclise sunulan, yolsuzlukla mücadele önergelerini, terörle mücadele önergelerini, eğitimde, sağlıkta, güvenlikte verilen çeşitli önergeleri red oylarıyla destekleyen ‘’halkın vekilleri’’ni sorguluyoruz.

Dün fetö için destan yazıp, bugün bir anda Atatürk’çü, Milliyetçi kesilen arsızları sorguluyoruz.

‘’Ülke 15 yılda nasıl hızla bu duruma getirildi, kaynakları hızla sömürüldü, yatırımlar satıldı, üretimden uzaklaştırıldı’’ diye sormayanları, sorguluyoruz.

Ülke bir anda bu çöküntüyü yaşamadı, Orta Doğu’da ki eş başkanlık duyurularıyla, AB-D ye her türlü tavizi veren zihniyeti sorguluyoruz.

Yüzde Doksan Dokuz Uyanırsa

Ses kayıtlarını yok sayan, kutularda ki paraları yasal kabul eden, yurtdışı para transferi makbuzlarını sahte kabul eden, bunların araştırılması için adım atmayan, iktidara hesap sormayan yargıyı sorguluyoruz.

Tüm bu yaşanan gerçeklere, belgelere, ifadelere, söylemlere rağmen hala pişkince milletin karşısına çıkıp, suçlarını bastırma psikolojisiyle bas bas bağıran yöneticileri sorguluyoruz.

‘’Asıl mücadele dış güçlere karşı olmalı’’ derken, içeride ki yolsuzluğu,hukusuzluğu, adaletsizliği çözmek için yine dışarıda çözüm arayanları sorguluyoruz.

Bir gecede KHK’larla dayatılan kararları sorgulamıza ise imkan yok.

Biz susuyoruz ezen çok, biz konuşuyoruz susturan çok, biz sorguluyoruz yargılayan çok, bizim sesimizi duyan yok, hakkımızı arayan yok, hukukumuzu koruyan yok.

Ülkenin başına bela olan/oldurulan bu sistem, bu yönetim, terör, cemaatler, işsizlik, yolsuzluk içinden çıkılmayacak bir duruma geldiğinde ne onların yüzde ellisi, ne de bizim yüzde ellimiz ayrı ayrı zarar görmeyecek.

Ülkenin yüzde doksan dokuzu birlikte zarar görecektir.

Yüzde bir mi ?? Doksan dokuz uyandığında, onlar çoktan gitmiş olacaklardır.

Ebru Oğuzhan Yeter

”Sarıkamış Donarken” adlı yazımı okumak için tıklayın..

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.