Vicdanınızdan Mektup Var

Vicdanınızdan Mektup Var

Vicdanınızdan Mektup Var

Bu mektubu sana çok uzaklardan yazmıyorum, ben senin vicdanınım.

Hani şu sürekli susturduğun, nasılsa başkasının göreceğine senin bir şey yapmana gerek olmadığını düşünüp susturduğun vicdanınım ben.

Hiçbir şey olmamış gibi kapını, pencereni örtüp büyük bir iştahla yemeğini yedin, sonra sıcacık evinde mışıl mışıl uyudun..

Eskiden böyle değildin sen, çocukken oyun oynadığın arkadaşın düştüğünde koşup yerden kaldırdığın zamanları, yiyeceğini paylaştığını, topunuzu geri alabilmek için Ahmet amcayla ettiğin mücadeleyi bilirim.

reklam

Ne oldu da vazgeçtin benden?

Okullarda bağıra bağıra büyük bir gururla okunan Andımız yasaklandığında neden sustun?

Tepki veren insanların yanında niye durmadın?

Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık diyenlerle nasıl birlik oldun sen?

İstiklal Marşı okunduğunda nerede olursa olsun ayağa kalkar, saygıyla dinlerdin, şimdi niye duymazlıktan geliyorsun?

Korkma diye başlıyordu marşımız, ne çabuk unuttun? Sahi kimden korkuyorsun sen?

Ne mutlu Türk’üm diyene demenin ırkçılık olduğunu söyleyenlerin karşısına dikilip “milletimin bağımsızlık haykırışı” diyemeyip bu kadar mı korktun zaferlerimizden?

Oslo’da, Dolmabahçe’de teröristle masaya oturulurken, Habur’dan davul zurnayla terörist karşılanırken hiç mi utanmadın kanla yıkanmış vatan topraklarına basılırken.?

Tabutlarda sıra sıra gelen vatan evlatlarına kelle diyenlerle, ordumuzun içine vatan hainlerini yerleştirip, askerin itibarını yerle bir edenlere nasıl göz yumdun sen?

Hukuk Fakültesini okurken haksızlığın karşısında duracağına ant içmedin mi?

Şimdi neden önünü ilikledin, utanmadın mı cebini doldururken? Sahi kimin adamı oldun sen?

Tarafsız, ilkeli yayıncılık yaparken neden halktan gerçekleri gizleyip, yalanla, dolanla ülkemizin başına bela olanları allayıp pulladın.

Hiç mi utanmadın kendinden?

Vatandaş asgari ücretle yarı aç yatarken, benim sesim olmak için seçilen ama meclisin koltuğunda uyuklayanlara, ayık kaldığı zamanlarda da kavga edenlere karşı neden suskunsun?

Benim kürsümü çalan, aldığı maaşları hak etmeyenlere söyleyecek bir çift sözün yok mu?

Vergilerle vatandaşın beli bükülüp kredi borcu batağında çırpınırken, koca koca şirketlerin vergi borçlarını sıfırlayanlara arkanı mı döneceksin, görmezden mi geleceksin?

Vicdanınızdan Mektup Var

Polisi, askere; sivil halkı da her ikisine düşman edenlere, eti tırnaktan ayıranlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, Alevi deyip, Sünni deyip ayrıştıranlara, ötekileştirenlere sessiz mi kalacaksın? Nasıl bir insansın sen?

Her yerden vahşet fışkırıyor. Çocuklara, hayvanlara tecavüz ediliyor, bebekler öldürülüp sokaklara atılıyor.

Birileri ekranlara çıkıp din adı altında çürümüş zihniyetini insanlara empoze ediyor.

Ülke cinnet geçiriyor hâlâ mı körsün sağırsın sen?

Bu mektubu sana çok uzaklardan yazmıyorum, ben senin vicdanınım.

Hani şu sürekli susturduğun, nasılsa başkasının göreceğine senin bir şey yapmana gerek olmadığını düşünüp susturduğun vicdanınım ben.. Artık susturma, gör beni, duy beni…

bir önceki yazısı ”Hayvan Deneylerine Hayır”

Haber, Gündem, Siyaset, Tarih, Atatürk, Sağlık, Yaşam, Sanat, Teknoloji, Köşe Yazıları okumak için bizi seçmiş bulunuyorsunuz. O zaman tekrar hoşgeldiniz :)) Haber Galerisi Yönetimi

2 YORUMLAR

Comments are closed.