Ah Şu Diyanet

Ah Şu Diyanet

Ah Şu Diyanet

Diyanet İşleri Başkanlığı son günlerde verdiği fetvalar ile gündemde.

Verdiği fetvaları ve içeriğine hiç girmeyeceğim.

Çünkü gerek basın gerek sosyal medya aracılığı ile zaten uzun uzadıya konuşuluyor, eleştiriliyor.

Bu fetvaları insan olanın vicdanı kabul etmiyor!

O yüzden sadece Diyanet İşleri Başkanlığının yeniden yapılandırılması gerektiğine ve bu konudaki önerilerimi sıralayacağım.

Ütopik görmeden, lütfen kızmadan, sinirlenmeden ön yargılarınızdan sıyrılarak sonuna kadar okuyun.

Ah Şu Diyanet

1-Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilip kaldırılmalı, yerine Yüksek İnanç Kurulu (YİK) kurulmalı.

2-Özerk, apolitik, tarafsız ve Laik bir kurum olmalıdır. Başkanı, meclisin 5/3 ü tarafından seçilmelidir.

3-YİK te her inanç grubu, Ateist ve Deistler dâhil temsil edilmelidir.

4-YİK personelinin yarısı kadın olmalıdır.

5-Tüm inanç gruplarının katıldığı danışma heyeti olmalı. Danışma ve fetva heyetinde Sosyolog, Psikolog, Astrolog, Felsefe, Tarih, Biyoloji, Fizikçi, Kimyager, Matematik bilim adamları bulunmalıdır. Bu personel YÖK tarafından atanmalıdır.

6-Mezhep olgusunun, dinlerde yeri olmadığı, inananları böldüğü tüm inananlara anlatılmalıdır.

7-Tarikatlar, cemaatler kapatılmalı, tarikat ve cemaat lideri, şeyhi, şıhı gibi kavram ve unvanlar kaldırılmalıdır.

8-Türbe, yatır ve tarikat evleri kaldırılmalıdır.

9-Evin dışında takke, sarık, cübbe, şalvar, uzun sakal, burka, peçe, kara çarşaf, haç işareti gibi tüm dini giyim, takı ve semboller yasaklanmalıdır.

10-İmamlara, papazlara, hahamlara, dedelere vs herhangi bir din temsilcisine maaş verilmemelidir.

11-Her mahalle, mahallenin ibadethanesi ve o ibadethanenin cemaati, ibadethanenin ve din görevlisinin masraflarını karşılamalıdır. Gerekirse ibadethanelere giriş ücretli olmalıdır. İsteyen cami, kilise, havra, cem evi vs açsın. Ama herkes kendi masrafını kendisi karşılamalıdır.

12-Hiçbir din eğitimi Laiklik, Demokrasi, Cumhuriyet, Bilim, Akıl karşıtı olmamalıdır.

13-YİK Başkanlığının, tüm inanç grup ve faaliyetlerini denetleme ve durdurma yetkisi olmalı.

14-İmamlık, papazlık, hahamlık, dedelik (din adamlığı) meslek olmaktan çıkarılmalıdır.

15-Dini vakıf ve dernek kurulması yasaklanmalı ve devlet tarafından hiçbir dini cemaat ve gruba maddi kaynak aktarılmamalıdır.

16-Her ölüm, Şehit kavramı ve payesi adı altında koruma altına alınmamalıdır. Şehit kavramı ve payesi ile verilecek haklar sadece devletlerarası savaşta verilmelidir.

17-Tüm din kitapları, din kitaplarının tercümesi, meal ve tefsiri sadece YİK tarafından ve Türkçe basılmalıdır. (İnan Bilimleri Fakültesi dışında) YİK dışında hiçbir kurum, kuruluş, dernek, şahıs din kitabı basmamalı. Piyasadaki Türkçe dışındaki tüm yabancı dille basılı kitaplar toplatılmalıdır. Din eğitim ve öğretimi sadece Türkçe olarak yapılmalıdır.

18-İlahiyat fakültelerinin ismi, İnanç Bilimleri Üniversitesi olarak değiştirilmelidir. Mezunları, Dr,  Yrd Doçent,  Doçent ve Profesör unvanlarını alabilmesi için Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik, Astroloji, Sosyoloji, Felsefe dallarından her bir unvan için bir dalda yüksek lisans zorunlu olmalıdır. Arapça dışında en az bir yabancı dili çok iyi seviyede konuşuyor olmalıdır.

19-Din, aşiret, töre, namus cinayeti ve suçlarının cezası iki kat artırılmalı ve affı olmamalıdır.

20-Ülkedeki ibadethane sayısı sınırlanmalıdır. (Sağlık ve ya Eğitim kurumlarının %10 nu geçmemeli. 10 binin altına çekilmelidir.)

21-Kullanım dışı ve fazlalık gereği kapatılan ibadethaneler yerine, Aşevleri, Yetimhaneler, Yaşlılar ve Kimsesizler barınağı, Gençlik Eğitim Merkezleri, Kütüphaneler, Bilimsel Araştırma Merkezleri, Okullar, Eğitim Kreşleri, Halk Eğitim Merkezleri gibi kurumlar açılmalıdır. Buralara halktan gönüllüler alınmalı. Masrafların bir kısmı halk tarafından karşılanmalıdır.

22-Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında dini ritüeller, sembol ve işaret yasaklanmalıdır.

23-Siyasetçilerin miting, tartışma ve medyada, dini argümanları, sembolleri ve söylemleri siyasi propaganda amaçlı kullanması yasaklanmalıdır.

24-Laikliğin dinsizlik olmadığı ve Laikliğin gerçek anlamı tüm platformlarda özellikle dindar ve muhafazakâr kesime anlatılmalıdır.

25-Hadis kaynakları YİK istişare heyeti tarafından tek kaynakta ve sahih hadisler olarak toplanmalı, (Kur’an’ın ruhuna uygun olanlar) diğer kaynakların tamamı toplatılıp imha edilmelidir. Hadis kitapları da YİK tarafından basılmalıdır.

26-Hacca gitmeye yaş sınırı getirilmeli ve sınırlandırılmalıdır. İkinci hacca müsaade edilmemelidir. Resmi Umre kayıt ve turları yasaklanmalıdır.

27-YİK yönetiminde, bünyesindeki tüm inanç sistemlerinin kullanımına açık Televizyon kanalları (YİK TV) olmalı. Tüm tarikat ve cemaatlere ait TV kanalları kapatılmalıdır.

28-AR-GE (Araştırma-Geliştirme) birimi olmalıdır.

29-Siyasetten ve ırkçılıktan arındırılmalı, LAİK bir kurum olmalıdır.

30-Başkan ve üyeleri laikliği benimsemiş olmalıdır.

 

İnanıyorum ki daha yazının birkaç satırını okumadan amma da uçmuşsun, hayal kuruyorsun deyip yazdıklarımı inanç ve din özgürlüğünün engellenmesi olarak görenler olacaktır.

Beni kafir, Ateist olarak damgalayanlar olacaktır.

Yaratıcının varlığına inanan, inançlı bir insanım.

İnanın ASLA ama ASLA İnanca ve Dine karşı olmadığım gibi kısıtlanması gibi bir düşünceye sahip değilim.

Sadece, İnançların ve Dinlerin kendi sınırlarına çekilmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Bu sınır nedir derseniz eğer, İnanç ve din bireyseldir, yaşanması da bireyseldir.

Bu nedenle yaşanması gereken yer toplum değil bireylerin vicdanıdır.

Eğer önerilerimin ve fikrimin çok ağır ve kabul edilemez olduğunu düşünüyorsanız, inanın bana son günlerde Diyanetin verdiği fetvalarda toplum vicdanında KABUL EDİLEMEZ olarak görülüyor.

Türk toplumunun Bilim, Din, Ahlak, Kültür alanında kendi 1789 Fransız devrimini yaşama zamanı gelmedi mi?

Talha Kumcu

Bir önceki yazım İnanç Mı Din Mi