Müfteridir Namerttir Alçaktır

Müfteridir Namerttir Alçaktır

Müfteridir Namerttir Alçaktır

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna adı karışan bakanlarımızdan Sn. Egemen Bağış, TBMM’de kendini şöyle savundu:

“… Topraklarımızın gönül diliyle konuşan Yunus Emre’nin dediği gibi ‘Edebim elvermez edepsizlik edene, susmak en güzel cevap edebi elden gidene’.

Şundan herkes emin olsun, alnımız AK, başımız DİK…”

Konuşmasını uzun uzun yazmayacağım. “Algı operasyonu, itibarımıza göz dikenler, kumpas kuranlar… vs…” diye devam ediyor…

reklam

Sonuç: “Bunlar müfteridir, namerttir, alçaktır”… Sihirli cümle işte bu:  “Müfteridir, namerttir alçaktır…”

*  *  *

Aynı gün TBMM’de Sn. Zafer Çağlayan’ın konuşmasından:

“17 Aralık’tan itibaren uygulanan sistematik bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya kaldık.

Her türlü iftira, yalan, illegal deliller… Bunları kamuoyu ibretle izledi…

Türkiye’de ihracata katkısı olan her iş adamının emrine amade oldum, olmaya da devam edeceğim…

Yargısız infazla karşı karşıyayız…”

Sonuç malum sihirli cümlemiz:  “İddia sahipleri Müfteridir Namerttir Alçaktır …”

*  *  *

Ve Sn. Muammer Güler kürsüde… “Bu operasyon hukuki değil siyasidir…

Önceden kurgulanan bir senaryonun sahneye konmasıdır… Algı operasyonu yaratmaya yöneliktir…

Görüntüler ve kelimeler kesilerek başka yerlere yapıştırılmıştır… Benim veremeyeceğim hiçbir hesap yoktur…”

Sonuçta yine sihirli cümle:  “İddia sahipleri müfteridir, namerttir, alçaktır…”

*  *  *

MAN adasıyla ilgili iddialar üzerine en yetkili ağızlardan gelen tepki: “İddia sahipleri müfteridir, namerttir, alçaktır…”

Belgeler kamuoyu ile paylaşılınca gelen tepki ise: “Sahte belgelerle algı operasyonu yapmaya çalışanlar müfteridir, namerttir, alçaktır…”

Belgelerin sahte olmadığı ortaya çıkınca “Ülkeden para çıkmamış para girmiştir. Konuyu saptıranlar “müfteridir, namerttir, alçaktır”

Hadi buyurun…

*  *  *

Rüşvet almadım demiyor, deliller yasal yollarla toplanmamıştır diyor, dinlemeler yasal değil diyor, ayakkabı kutusundaki paralara değinmek yok…

Evdeki para sayma makinaları falan geçiştiriliyor… Tek söylenen o sihirli cümle: “Müfteridir, namerttir, alçaktır”

Her neyse, benim burada hukuki açıdan yargıya bile intikal etmemiş  konularda bir fikir beyan etmem söz konusu olamaz…

Benim derdim o sihirli cümleyle… “Müfteridir, namerttir, alçaktır”.

Yani ilerde ispat etsen de etmesen de “Müfteri, namert, alçak…” damgalarını yedin artık…

*  *  *

Şu sihirli cümleye biraz daha yakından bakayım dedim. Üç sözcük var cümlede… Müfteri, namert ve alçak…

Bu cümledeki sözcüklerin yerini değiştirip denemeler yaptım…

Örneğin “Namerttir, alçaktır, müfteridir” denirse nasıl olur? Bence olmaz…

Güçlü bir karşı koyuş yok bu ifadede… Vurgu karmaşası var… Ayrıca kulağa da hoş gelmiyor… Dinleyeni kavramıyor, sarıp sarmalamıyor…

Diğer denemelerde de aynı sonuç… Hiç biri orijinal cümledeki anlamı, vurguyu vermiyor…

Vurgu ilk ve son sözcükte olmalı… Ortadaki sözcük geçiş sözcüğü olmalı…

Yani son darbeyi vuracak olan “alçaktır” sözcüğüne hazırlamalı insanları…

Ve gördüm ki yöneltilen her hangi bir suçlamayı en iyi savuşturacak cümle Sayın Bakanlarımızın kullandığı ve son 15 yıldır sürekli kulaklarımızı çınlatan o cümle…

“İddia sahipleri müfteridir, namerttir, alçaktır…”

Hele bir de söylerken elinizi kaldırıp parmağınızı sallarsanız olay bitmiştir… Bu kadar basit işte…

*  *  *

Siz siz olun, kendinizi bu cümle ile savunacak duruma düşürmeyin…

Bilin ki kendilerini böyle savunanların başka savunma araçları kalmamıştır…

Son çareleri bu sihirli cümledir: “Müfteridir, namerttir, alçaktır…”

 

Filizay

Twitter: @yaziIif_

Sanatın her dalıyla ilgilenen... İç ve Dış politika'yı yakından izlemeye çalışan... Atatürk'çü felsefeye gönülden bağlı... Demokrasi ve Özgürlük sevdalısı... ''Özgürlük ekmekten tatlı, Güneşten güzeldir''