Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

Hayvanları koruma örgütleri yıllardır ‘’hayvanları Koruma Yasası’nın çıkmasını bekliyor.

Hergün hayvanlara yapılan eziyetleri, açlıktan ölen kedi, köpet, at haberlerini, barınaklarda ki sağlıksız koşulları, sokaktan toparlanıp satılan kedileri, köpekleri, zamansız avlanan hayvanların haberlerini üzülerek okuyoruz.

Ülkemizin her yerinde özellikle kedilerle, köpeklerle iç içe yaşıyoruz.

Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

reklam

Onların yaşam alanlarını, ağaçlarını, topraklarını, sularını yok ettiğimiz, yeşil alanları betonlaştırdığımız yetmiyormuş gibi bir de onlara, şiddet uyguluyoruz.

Bunlar da yetmiyormuş gibi, sokak hayvanlarına sahip çıkanlara ‘deli’ gözüyle bakıyoruz, onları şehir hayatının zor şartlarında yaz kış korumaya çalışan insanları dışlıyoruz, destek olmak bir yana koydukları mama ve su kaplarını tekmeliyoruz, kurdukları yuvaları yıkıyoruz.

Hayvanların da bir can taşıdığını hissetmiyoruz, vurduğumuzda canlarının yandığını, acıktıklarında söyleyecek dilleri olmadığını, haklarını savunacak akılları olmadığını, onların dört ayakları üzerinde yaşama tutunmak için, insan denen canlıyla nasıl mücadele ettiğini anlamaya çalışmıyoruz.

Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

Özellikle zengin semtlerde her köşe başında kurulan hayvan dükkanları, veterinerler, onlara canlı değil de bir eşya, ya da mal olarak bakmakta, ne aşıları için ne de sokakta bulunan yaralı hayvanlar için asla bir bedel almadan yardım etmiyorlar.

Üstelik bunların bir çoğunda sokak kedileri bile para ile satılmakta idi.

Cins Kedileri köpekleri eşine, sevgilisine çocuğuna hediye olarak alıp, hevesi geçince acımasızca sokağa atan, ya da başka hevesleri doyurmak için birilerine verip başından atan bir toplum olduk.

Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

Bugün, yasalarımız hayvana yönelik şiddeti suç olarak görmedikçe, hayvanlara yapılan her türlü şiddete ağır cezalar gelmedikçe bu şiddet her gün artarak devam edecektir.

Sadece derneklerin, örgütlerin sahip çıkmasıyla hayvanları ve hayvan haklarını koruyamayız.

Yerel yönetimlerin bu konuda yapacakları o kadar çok şey var ki.

Kedilere Köpeklere Dünyayı Dar Ediyoruz

Okullarda çocuklara hayvan sevgisi, hayvan hakları, hayvanları korumanın gerekliliği mutlaka öğretilmelidir.

Aileler, çocuklarına hayvanlardan korkmayı değil, korunmayı ve onları korumayı öğretmelidir.

Barınaklar, saglıklı ve güvenilir hale getirilmelidir.

Gönüllü olarak hayvanlara sahip çıkan, koruyan, barınma imkanı sağlayan insanlara destek verilmelidir.

Hayvanları sokakta toplu olarak zehirlemek, öldürmek cinayettir.

Kendini kendi ırkının karşısında dahi en üstün, en zeki, en akıllı gören tek canlı insandır.

Bu zeki ve üstün canlı, kendinden daha zayıf olan, muhtaç olan bu küçük canlılara nasıl bu kadar acımasız olabiliyor.

Kurdun, kuşun yaşam alanlarını zaptettiğimiz yetmezmiş gibi, şimdi de kedilere, köpeklere dar ediyoruz dünyayı.

Her türlü zülmü yapan mı insan, yoksa her türlü zulme sessiz kalan mı hayvan.

Hangisi daha üstün siz karar verin…

Ebru Oğuzhan Yeter

1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Fethiye Yerel Tohumlar Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır.