Bu işte Bir Griplik Var

Bu işte Bir Griplik Var

Bu işte Bir Griplik Var

Üzerinize afiyet, 4-5 gündür ağır bir grip geçiriyorum.

Sırtımdan geçen kamyon hırsını alamamış olacak ki, geri vitese takıp bir de boynumdan geçti… Vücut kütük gibi…

Öğrenciliğimden kalma bir alışkanlığım var… Geceleri mutlaka radyoda klasik müzik açar, öyle ders çalışırdım…

Sabah müzikle uyanayım diye de yatarken radyoyu kapatmazdım… Bu alışkanlığım hala sürüyor…

reklam

4-5 gündür klasik müzik eşliğinde öksürük, ya da öksürük eşliğinde klasik müzik…

Gece yarısı ter içinde uyandığımda öksürük ve klasik müzik… Alın size “Hırıltı Senfonisi”…

*  *  *

Bu hastalık döneminde güncel olayları gerek medyadan gerek sosyal medyadan izlemeye çalıştım.

MAN adasında yaşayan insanların birer sihirbaz olduğunu, 5 TL’yi 20 gün içinde 12 milyon dolara çevirebildiklerini öğrendim…

Bunu ortaya çıkaran partiye mensup bir belediye başkanının, akıllara ziyan gerekçelerle görevden alındığına tanık oldum…

Yani şöyle… Siz kendiniz hakkında suç duyurusunda bulunuyorsunuz… Temiz çıkıyorsunuz…

Vay, sen misin temiz çıkan? Hemen alın görevden…

*  *  *

Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması gündeme lök gibi oturdu bu arada…

Vay, sen misin haberimiz olmadan orta doğuda kıpırdayan yaprak…

Tepki olarak derhal Şişli’deki Trump tabelalarını sökmeye başladık…

Nasıl ki zamanında portakal bıçaklayarak, koka-kola dökerek ilgili ülkelere gerekli dersi verdiysek, Trump’a da gereken dersi vermiş olduk…

Öyle… Hak edene hak ettiği dersi vereceksin arkadaş… Bu işte Bir Griplik Var

*  *  *

Birkaç gün ortadan kaybolunca, hayırsever bir vatandaşımız için üst üste 2 nota verdik…

Daha sonra ABD’de Rezza davası başladı…

Şuna bu kadar, şuna şu kadar rüşvet verdim diye konuşmaya başlayınca, hayırsever Rezza hemen ajan ilan edildi ve bakanları defalarca umreye götürdüğü jet uçak dahil tüm mal varlıklarına el konuldu…

Ama rüşvet alanlara dokunulmadı. Onlara sadece yurt dışına çıkma yasağı kondu…

Bakanlarımızı iyi koruduk yani… Naçizane beklentim, aldıkları rüşvetlerden vergi alınması idi ama olmadı…

Bir bildikleri vardır diye düşündüm…

*  *  *

Öksür öksür, nereye kadar…

Hemen içimizde kalan sevgi kırıntılarını çoğaltmak için film bankamdan “Sevmek” (Loving) diye bir film seçtim…

Film gerçek bir hayat öyküsünden uyarlanmış…

1958 yılında ABD’nin Virginia eyalet yasalarına göre yasak olduğu halde beyaz bir erkek ile siyah bir kadının evlenmesini konu alıyor…

Filmin detaylarına girmeden, sadece izlenmeye değer bir film demekle yetineceğim…

Ancak filmi izlerken şunu düşündüm…

1960’lı yıllarda ABD hala siyah beyaz ayırımını tartışırken, bindikleri otobüsler bile ayrı iken; 1920’li yıllarda Mustafa Kemal Atatürk’ün, ülkedeki o kadar farklı etnik kimliğe sahip insanları nasıl kardeşçe bir sevgiyle birbirine bağlaması, birleştirmesi Atatürk’e hayranlığımı daha da pekiştirdi…

Demem o ki bir lideri dünya lideri yapan şey söylemleri değil eylemleridir…

*  *  *

Bu işte bir griplik var dedim… İşte aynen böyle geçti…

Tüm insanlığa sağlıklı, mutlu, adaletli bir dünya diliyorum…

Sevgiyle kalın…

Filizay

Twitter: @yaziIif_

Sanatın her dalıyla ilgilenen... İç ve Dış politika'yı yakından izlemeye çalışan... Atatürk'çü felsefeye gönülden bağlı... Demokrasi ve Özgürlük sevdalısı... ''Özgürlük ekmekten tatlı, Güneşten güzeldir''