Bir Renge Sahip Olmalı İnsan

Bir Renge Sahip Olmalı İnsan

Bir Renge Sahip Olmalı İnsan

(Siyah veya Beyaz olduğunuzu iddia ediyorsanız bir renge sahip değilsiniz demektir.)

 

Birçok insan siyah ile beyazın bir renk olduğunu zanneder.

Bu yanlış bir bilgidir.

reklam

Herkesin anlayabileceği bir şekilde açıklamak gerekirse, canlı bir organizmanın oluşturduğu, ona özel bir renk veren kimyasal madde ışığı emiyorsa siyah, ışığı yansıtıyorsa beyaz görünüyor.

İşte bu yüzdende siyah ve beyaz renk olarak kabul edilmiyor.

Doğada 3 ana renk bulunmakta.

Bunlar kırmızı, sarı ve mavi renkler. Diğer renkler bu üç ana rengin farklı karışım ve tonları ile elde ediliyor.

 

Bu kısa dipnottan sonra yazacaklarımın birilerini çok rahatsız etmesi normaldir. Özellikle de hemcinslerim tarafından tepki ile karşılanabilir.

Ama olsun. Hiç önemli değil.

Ben okuyucularıma doğru bildiklerimi yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim.

 

Altını çizerek yazıyorum.

Tarafı, görüşü, fikri, işi ne olursa Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan kadınlar, erkeklerinden çok daha cesur, çok daha mert, çok daha karakterli ve çok daha net bir duruşa sahipler.

Erkeklerin sahip olmadığı bir sadakat sergiliyorlar. Siyah ile beyazın karışımı gri renge hiç itibar etmiyorlar.

İster doğru olsun ister yanlış, inandıkları ne ise onu kolay kolay değiştirmiyorlar. Bir renkleri var.

Diğer renklerle birleşerek yeni bir renge dönüşseler bile ana renk olma özelliklerini asla yitirmiyorlar.

Bukalemun gibi renkten renge girmiyorlar.

 

Bu makalemde sizlere biri kadın diğeri erkek olan iki insandan bahsedeceğim.

İkisi de akademisyen. İkisi de Cumhuriyetçi. İkisinin de unvanı profesör.

Alanları farklı olsa da ikisi de insanlık için hizmet ediyorlar. Biri tıp alanında hayatlar kurtarıyor.

Diğeri ise derin tarih bilgisi ile geçmişten dersler almamızı sağlıyor ve  yolumuzu aydınlatıyor.

 

Kadın olan;

İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi.

Deri ve zührevi hastalıkları alanında uzmanlık aldıktan sonra 1968 yılında da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlık yaptı.

İngiltere ve Fransa’da çalışmalarına devam etti.

1977 yılında profesör oldu. 17 yıl boyunca meme kanseri ile mücadele etti.

Her zaman Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kaldı. Eğitimin şart olduğunu, her çocuğun okuması ve aydınlanması gerektiğini savundu.

Kurduğu dernekle yüzbinlerce öğrenciye karşılıksız burs verdi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk düşmanlarına en küçük bir taviz dahi vermedi.

Onlardan gelecek yardım tekliflerini hiç düşünmeden elinin tersi ile geri çevirdi.

Duruşu vardı. Onuru vardı. Prensipleri vardı.  Bir rengi vardı…

 

Erkek olan;

1947 tarihinde doğdu.

1970’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi’nin tarih bölümünü bitirdi.

Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi’nde yaptı.

1979 senesinde de “Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu” çalışmasıyla doçent, 1989’da ise profesör oldu.

Çok derin bir tarih bilgisine sahip olan bu akademisyenimiz aynı zamanda Atatürk Cumhuriyetçisidir.

 

29 Ekim 2017 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve sanat büyük Ödülleri’nin kimlere verildiğini açıkladı. Tarih alanındaki ödülün sahibi ise sürpriz bir şekilde bu tarihçimiz olmuştu.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyetinin 94. Kuruluş yıldönümünde Atatürk cumhuriyetçisi tarihçimize verilen bu ödülün amacı ise 10 Kasım 2017 de gün gibi ortaya çıkacaktı.

Her fırsatta ulu önder Atatürk’e hakaret eden, ilke ve inkılaplarını yok sayan bu zihniyet zor durumdaydı ve her zaman yaptığını tekrarlayarak geçici bir süre için Atatürk’ün gölgesi altına girmeye çalışıyordu.

5 yaşındaki bir çocuğun bile görebileceği bu oyunu gururumuz olan tarihçimiz maalesef görmedi.

Belki de Görmek istemedi. Yorum yapmadı. Verilen ödülü reddetmedi. ’’

Ben bu ödülü alarak sizin tacirlik zihniyetinizi çeviren çarklara su taşımam’’ demedi.

 

Biri Kadın, diğeri erkek ikisi de Atatürk Cumhuriyetçisiydi.

Kadın ana renkti.

Erkek ise ister siyah olsun ister beyaz, bir renk değildi aslında.

Işıklar içinde uyu Türkan SAYLAN

Sana hiç yakışmadı İLBER Hocam

Temel Sağıroğlu

 

 

1961 yılında Erurumda doğdu. 30 yıl kamuda yöneticilik görevi yaptı. Hayvansever İnsanı hatalarıyla da kabul eden Yazar ve eleştirmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK sevdalısı ve 3 evlat sahibi bir baba Yobaz düzene karşı durmasından ötürü eşi tarafından valizi hazır tutulan sade bir vatandaş Herkesten biri