Bir Vatan Hainini Tanıyalım

Bir Vatan Hainini Tanıyalım

Bir Vatan Hainini Tanıyalım

Said Molla.

Mustafa Kemal’den bir yıl önce 1880 yılında İstanbul’da dünyaya geldi.

Babası Anadolu Kazaskeri Neşet Molla… Anne adı kaynaklarda geçmiyor…

Şems-ül Maarif ve Numune-i Terakki okullarındaki eğitiminden sonra, daha 12 yaşındayken bilim adamlarına ve saray mensuplarına verilen maaştan yararlanmaya başladı…

1903 yılında Fatih Camisi müderrisi Şakir Efendi’den icazetname aldı…

1904 yılında Kadı Vekilliğine, 1908 yılında İstinaf mahkemesi üyeliğine, 1909 yılında Kadı müşavirliğine tayin oldu…

Yıl 1912. Mahkeme-i Evkaf Kadı Yardımcılığı… Yıl 1913. Anadolu Kazaskeri Danışmanlığı…

Yıl 1915. Osmanlı’nın tüm mahkemelerinde avukatlık yapma yetkisiyle donatıldı…

Ve nihayet yıl 1919…

Mayıs ayının 20’si. Atatürk’ün Samsuna çıkmasından sadece bir gün sonra İngiliz Muhipler Cemiyetini kurdu ve ilk başkanı oldu…

Peki, “muhip” ne demek?

“Kanarya Muhipler Derneği” desem yeteri kadar açık olur mu?

 *  *  *

Hainden söz etmeye kısa bir mola verip “İngiliz Muhipler Cemiyeti”nin eylemlerini kısaca anımsatmak isterim…

Üyeleri arasında padişah Vahdettin ile Damat Ferit’in de bulunduğu bu cemiyet, ateşli bir “İngiliz Himayesi” taraftarıdır.

Zaten kuruluş masrafları İngilizler tarafından karşılanmış, İstanbul’un işgal altında kaldığı süre boyunca İngilizlerce beslenmiş ve bu cemiyetin Anadolu’da çıkardığı isyanlara mali destek sağlamıştır.

Cemiyetin bir tek amacı vardır, o da Atatürk’ün emperyalistlere karşı başlattığı bağımsızlık savaşını sekteye uğratmak, Kurtuluş Savaşını engellemek için ne gerekiyorsa yapmak, Türklerin varlığını/kimliğini ayaklar altına almaktır…

Bu amaçla Anadolu’da çıkarılan birçok isyanın kışkırtılmasında/başlatılmasında başrolü oynamışlardır.

Konya’da başlayan Bozkır isyanı ile yine Konya’da başlayan Delibaş isyanının arkasında bu hainler cemiyeti vardır…

Bu isyanlar Kuvay-ı Milliye güçleri tarafından Kasım 1920’de tamamen bastırılmıştır…

*  *  *

Biz tekrar vatan hainine dönelim. Bir Vatan Hainini Tanıyalım

Mustafa Kemal’in önderliğinde onca hain ve emperyalist güçlere karşı verilen mücadele büyük bir zaferle sonuçlanınca, bu hain de diğer hainler gibi önce İngiliz elçiliğine sığınmış, daha sonra da İngilizlerin kendisine sağladığı pasaport ile ülkeden kaçmıştır…

*  *  *

Kansız, her yerde kansızdır. Yurt dışına kaçınca rahat durur mu?

Kısa bir süre Romanya’da ve Fransa’da kaldıktan sonra Mısır’a ve Kıbrıs’a gitmiştir.

Kıbrıs’ta Atatürk ilke ve devrimlerine karşı eylemlerde bulunmuş ama başarılı olamamış, taraftar bulamamıştır…

Yıllardan 1924. TBMM “Yüzellilikler” diye bir liste hazırlamıştır.

Listede yer alan işbirlikçiler “azılı hain” diye nitelendirebileceğimiz kişilerden oluşmaktadır.

Diğer bir deyişle, bu liste vatandaşlıktan çıkarılacak hainlerin yer aldığı bir listedir.

Said Molla denen hain bu listenin 98. sırasında yer almıştır.

Atatürk’ün Nutuk’unda da adı geçen ve İngiliz ajan Rahip Frew ile yaptığı yazışmalarda para karşılığı isyan çıkartma faaliyetleri kanıtlanan Said Molla’dan tarihçi Cemal Kutay’ın İngiliz ajanı diye söz etmesi tesadüf değil, son derece yerinde bir tespittir…

*  *  *

Evet, Mustafa Kemal’in bir yandan vatanseverleri kendi etrafında toplayıp emperyalistlerle savaşırken, bir yandan da Said Molla gibi vatan haini işbirlikçilerle savaştığı düşünüldüğünde, kazandığı zaferin sanılandan çok daha büyük olduğu anlaşılacaktır.

Ne var ki, hainler her dönemde ulusumuzun başına bela olmuştur.

2017’nin sonuna geldiğimiz şu günlerde, Mustafa Sabri gibi bir hainin adının Tokat’taki bir okula verme girişimi bunun en büyük kanıtıdır…

Bu ve bunun gibi ulusal mücadelemize karşı savaşmış hainlerin isimleri okullara, sokaklara, caddelere verilmesi düşünülemez.

Bunu savunan ister bir kamu görevlisi olsun, ister bir sendika başkanı olsun, geçmişteki hainlerin günümüzdeki temsilcileridir…

Bilinmelidir ki, bu aziz vatan toprağı çok hain görmüş ancak tümünü de tarihe gömmüştür…

Ertuğrul Filizay

4 YORUMLAR

Comments are closed.