Ah Ulan Reza

Ah Ulan Reza

Ah Ulan Reza

Hayırsever iş adamı, yerli ve milli, mücevher sektöründe ihracat şampiyonu, cari açığın %15’ni kapatan, 700 milyarlık saat alan saat veren, 500 bin dolarlık ayakkabı kutusu, 500 bin dolarlık çikolata kutusu, gümüş tabak, takım elbiseler alan, vakıflara bağış yapan gönlümüzün efendisi Reza Zarrab duyduk ki ABD’de tutuklanmış.

 

İlk tepkimiz ‘bu olaylarla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın ya da AK Parti’nin herhangi bir şekilde yan yana anılması dahi söz konusu olamaz, bu zaten ülkemizle alakalı bir konuda değildir’ olmuştu. Ta ki Reza’dan 5-6 gün haber alamayana kadar!

 

reklam

Ah Ulan Reza Ne olduysa o zaman oldu.

Sağlığından, hayatından, gül yüzünden endişe edip Cumhuriyet tarihinde ilk defa ülkemizi ilgilendirmeyen bir konuda ABD’ye 2 defa ‘nota’ verdik. Müzik notası falan da değil ha…

 

147 farklı ülkede, 5531 Türk vatandaşı tutukluyken, askerimizin başına çuval geçirilmişken, Yunanlılar adalarımıza çöreklenmişken, IŞİD sınırlarımızı delik deşik ederken, FETÖ’yü Amerika bize iade etmezken vermediğimiz notaları biriktirip, kupon arazi misali Reza’ya verdik.

 

Ebru Gündeş bile çocuğunun babasına sahip çıkmazken, sağlığı nedir, yaşıyor mudur diye merak etmezken biz yatıp kalkıp (Reza’nın önüne yatan Bakan da dahil) Reza’yı merak ettik. Bi üzüldük, bi üzüldük ki sormayın. Gece uyku uyuyamaz olduk, sabah kederden kalkamaz olduk, öğlen yemekten aştan kesildik, akşam efkârdan… (ağlamaktan yazamıyorum gerisini siz tamamlayın)

 

Sonuç; Reza ve avukatları mahkemeye çıkmadı. Bunca dert, bunca telaş, bunca keder yanımıza kâr kaldı. Şimdi ne olacak?

 

Ya Reza öttüyse pardon öksürük krizine girdiyse… Ya Reza tanık koruma programına alınıp, o nur yüzünü değiştirdiyse… Ya Reza’nın yüzünü bir daha göremeyeceksek. Kimin ne derdi olabilir bu hayırsever iş adamıyla?

 

‘Orospu ile memurun bahşişini başından veren’ bu güzel insana dokunan eller kırılsın. ABD sana sesleniyorum; yatacak yerin yok! İranlı hayırsever iş adamımızı; ticari işleri yüzünden, ambargoyu delip kara para akladı diye, FETÖ’nün koyduğu paraları faiziyle geri aldı diye, cariyeyle cari açık kapadı diye tutuklayamazsın. Sen kimsin ya?!.

 

Ah ulan Reza; 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir yana sen bir yana… Gönlümüzün efendisi, canımızın canı olur ya konuşursan sana; hain, FETÖ’cü, yalancı, öttü, itirafçı oldu gibi laflar edenin dili lal olsun..!

Sen ki Dünyaya gelmiş geçmiş en değerli bir kişisin…

Sen ki hayırseverlerin en hayırseverisin, sen ki Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’dan daha değerlisin…

Türkiye Cumhuriyeti batsın, yeter ki sana bir şey olmasın(!)

 

Ey ABD; bunca belge bilgiyi neden görmezden gelirsin, bunca kanıta niye yüz çevirirsin, bu olaylarla Türkiye Cumhuriyeti’nin ne alakası var? Alakası olan ‘kim veya kimlerse’ git onlarla uğraş!

 

Zafer Çağlayan’ın mal beyanına giren, bedeli tarafınca ödenen, işte efsane mal beyanı..! Kim aksini iddia ediyorsa Zafer Çağlayan’ın dediği gibi ‘saat aldığımı, saat verdiğimi, kim söylüyorsa namerttir, edepsizdir, ahlaksızdır’ Bakaracı makaracı Egemen Bağış’ın dediği gibi ‘alınları ak başları dik’ İşte kanıtı..!

Ah Ulan Reza

Bilgin Apaydın

İnsan kendini nasıl anlatır bilemedim. Bir kadın, bir anne, bir eş, bir vatandaş ez cümle bir insanım. Bana sevgi ile bakan bir çift göz yani sevgili eşim ve anne diyen bir güzellikle hayatı paylaşıyorum. İyi insan olmak, güzel ahlak en büyük emelim. Yazı, görüş, bilgi, sevgi, duygu ve düşüncelerde buluşmak dileğiyle… Bilgin Apaydın

1 Yorum

  1. Ne kadar doğru bilmiyorum yanlız reza anlaşmalı gitmiş eğer gitmeseymiş uzun onu öldürtecekmiş Can güvenliği FBI sağlamış gitmeden burda dosyaları FBI teslim etmiş diyorlar ben demiyorum:)

Comments are closed.